Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Policejní vyšetřování bylo kvůli rozporuplným důkazům uzavřeno.
Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Poliisin tutkinta lopetettiin "ristiriitaisen todistusaineiston" vuoksi.
Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Śledztwo policyjne zostało umorzone z powodu poszlakowych dowodów.
Prenses, şahsi işleri sebebiyle... ...burada bulunamayacak.A hercegnő, személyes okok miatt, nem tud ma jelen lenni. - Igazán? - Tényleg ez a helyzet?
Prenses, şahsi işleri sebebiyle... ...burada bulunamayacak.Λόγω κάποιων προσωπικών προβλημάτων της Πριγκίπισσας, δεν θα παραστεί.
Prenses, şahsi işleri sebebiyle... ...burada bulunamayacak.راجعة الى الى مشاكل الاميرة الشخصية لن يمكنها الحضور
Şu sarı açımız var ve bu açı sebebiyle burdaki üçgen büyük üçgenle benzer .Den her trekant var også ligedannet med den store trekant.
Şu sarı açımız var ve bu açı sebebiyle burdaki üçgen büyük üçgenle benzer .저기 있는 노란색 각 여기에 있는 이 삼각형도 큰 삼각형과 비슷하고
Şu sarı açımız var ve bu açı sebebiyle burdaki üçgen büyük üçgenle benzer .Така че, имаме този жълт ъгъл ето тук. И този триъгълник ето тук, беше също подобен на по-големия триъгълник.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazA stílus nem örökölhető ebből: '% 1', mert rekurzív hivatkozásokat tartalmaz.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazDer Stil kann nicht von‚ %1‘ abgeleitet werden wegen rekursiven Verweisen.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazDe stijl kan niet worden afgeleid van '%1' vanwege recursieve referenties.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazEl estilo no puede heredar de « %1 » debido a referencias recursivas.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazLe style ne peut hériter de « & #160; %1 & #160; » du fait de références récursives.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazLo stile non può ereditare da "%1" a causa di riferimenti ricorsivi.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazO estilo não pode herdar de '% 1', por causa das referências recursivas.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazSlog ne more podedovati od »% 1 « zaradi navzkrižja.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazStilen kan ikke arve fra '% 1' på grund af rekursive referencer.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazStilen kan inte ärva från '% 1' på grund av rekursiva referenser.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazStyl nelze zdědit z '% 1' kvůli rekurzivním odkazům.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazŠtýl nemôže dediť z '% 1', pretože je to cyklická závislosť.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazStyl nie może dziedziczyć ze stylu '% 1' ze względu na utworzenie cyklicznych odwołań.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazTyylin perustana ei voi käyttää tyyliä '% 1', koska jonkin tyylin perusta olisi tyyli itse.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazΤο στυλ δεν μπορεί να κληρονομήσει από το '% 1' εξαιτίας αναδρομικών αναφορών.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazСтилът не може да наследи от% 1 поради рекурсивно обръщение.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazСтиль не може бути успадковано від '% 1', оскільки виявлено циклічне посилання.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazСтиль не может быть унаследован от '% 1', поскольку обнаружена циклическая ссылка.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazהסגנון לא יכול לרשת מ ־ "% 1" עקב התייחסויות רקורסיביות.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamazلا يمكن توريث الأسلوب من '% 1' بسبب مراجع حلقية.
Tarz, özyineli referanslar sebebiyle '% 1' den kalıtım alamaz再帰的参照のためスタイルを '%1' から継承できません。
Traktarian haraketi sebebiyle Oxford tarafına geçti, ya da başka bir deyişle Cizvit bir rahip oldu.Hij werd geraakt door de Tractarian-beweging, ook bekend als de Oxford-beweging en werd jezuïetenpater.
Traktarian haraketi sebebiyle Oxford tarafına geçti, ya da başka bir deyişle Cizvit bir rahip oldu.Oslovilo ho traktariánske hnutie, inak známe aj ako oxfordské a stal sa jezuitských kňazom.
Traktarian haraketi sebebiyle Oxford tarafına geçti, ya da başka bir deyişle Cizvit bir rahip oldu.Он был захвачен Трактарианским движением, оно также известно как Оксфордское движение, и стал иезуитом.
Traktarian haraketi sebebiyle그는 '트랙트 운동(Tractarian movement)' 혹은
Traktarian haraketi sebebiyleעל ידי התנועה הטרקטארית
Traktarian haraketi sebebiyleوقد تأثر بحركة تراكتارين،
Traktarian haraketi sebebiyleオックスフォード運動に 心を動かされ
Ve bu, bizim asla ve asla kurtulamayacak olmamızın sebebiyle aynı.C'est la même raison pour laquelle elle ne sera jamais améliorée.
Ve bu, bizim asla ve asla kurtulamayacak olmamızın sebebiyle aynı. Durumumuz asla iyileşmeyecek.Penyebabnya adalah sama..... dan sebab ini tidak akan.. akan pernah dirapihkan selamanya
Ve bu, bizim asla ve asla kurtulamayacak olmamızın sebebiyle aynı.教育は今より良くはならない。そのつもりもない。「現状で満足しなさい」と
Ve bunu insanlarda göreceksiniz, prefrontal korteksin gelişimi sebebiyle, diye adlandırılır.Ihmisillä on samanlainen, koska heille on kehittynyt etuotsalohkon aivokuori.
Ve bunu insanlarda göreceksiniz, prefrontal korteksin gelişimi sebebiyle, diye adlandırılır.인간이 진화로 인해서 이런 특징을 가졌다는것이 보입니다 앞 이마쪽의 피질이라고 불립니다
Ve bunu insanlarda göreceksiniz, prefrontal korteksin gelişimi sebebiyle, diye adlandırılır.Og man ser det hos mennesker, på grund af udviklingen i den præ-frontale cortex, som den hedder.
Ve bunu insanlarda göreceksiniz, prefrontal korteksin gelişimi sebebiyle, diye adlandırılır.Und das kennt man von Menschen, wegen der Entwicklung des so genannten präfrontalen Kortex.
Ve bunu insanlarda göreceksiniz, prefrontal korteksin gelişimi sebebiyle, diye adlandırılır.И вы видите это вследствие развития у людей префронтальной коры.
Ve bunu insanlarda göreceksiniz, prefrontal korteksin gelişimi sebebiyle, diye adlandırılır.Ми бачимо це в людей завдяки розвитку так званої префрональної кори.
Ve bunu insanlarda göreceksiniz, prefrontal korteksin gelişimi sebebiyle, diye adlandırılır.וזה מה שמוצאים אצל בני-אדם עקב ההתפתחות של קליפת המוח הקדמית, כך זה קרוי.
Ve bunu insanlarda göreceksiniz, prefrontal korteksin gelişimi sebebiyle, diye adlandırılır.تقوم بتحليل تفصيلي ونعرف الآن أنها تنتمي إلى نوع لوسي،
Ve bunu insanlarda göreceksiniz, prefrontal korteksin gelişimi sebebiyle, diye adlandırılır.脳があるためです チンパンジーにはありません
Ve şimdi, kısmi türevleri buluyoruz ve yerlerine koyuyoruz. - e sebebiyle kısmi türev almaktan yılmayın. -ועכשיו, פשוט מחשבים אז הגראדינט של הטמפרטורה שווה ל...
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.선거일에 비가와서 오후 4시까지 아무도 투표소로 오지 않았습니다.
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.A cause de la pluie, qui est tombée jusqu'à 16 heures, personne ne s'est rendu aux bureaux de vote.
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.Az eső miatt egészen délután négyig senki sem ment a szavazóhelyekre.
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.Din cauza ploii până la 4 după-amiaza nimeni nu s-a dus la vot.
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.Doordat het bleef regenen tot vier uur in de middag, kwam er niemand opdagen bij de stembureaus.
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.E per colpa della pioggia fino alle 4 del pomeriggio, nessuno è andato ai seggi.
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.E porque choveu até às 4h da tarde, ninguém foi até às urnas.
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.Ponieważ padało aż do 16:00, nikt nie poszedł do lokali wyborczych.
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.Vì trời mưa đến tận 4 giờ chiều, nên chẳng ai tới trạm bỏ phiếu cả.
Yağmur sebebiyle öğleden sonra saat 4 e kadar hiç kimse sandıklara gitmedi.Wegen des Regens ist bis vier Uhr nachmittags niemand in den Wahllokalen aufgetaucht.