Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.Ale to je tiez samotny začiatok skutočneho chaosu Veľkej francúzskej revolúcie.
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.Dar a fost și începutul conflictului propriu-zis în Revoluția Franceză.
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.그렇지만 이 일은 또한 프랑스 혁명의 진짜 혼란의 바로 그 시작이었습니다
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.Maar dit is ook het begin van de echte chaos van de Franse revolutie.
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.Mais c'est aussi, en quelque sorte, le début du véritable chaos de la Révolution française.
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.Ma questo costituisce anche l' inizio della vera e propria
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.Mas isso foi também o princípio do verdadeiro caos da Revolução Francesa.
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.Zároveň je to ale i začátek toho opravdového chaosu francouzské revoluce.
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.Όμως, είναι επίσης και η αρχή του πραγματικού χάους της Γαλλικής Επανάστασης.
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.Це був також початок хаосу Французької революції.
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.אבל זו רק ההתחלה של הבלגאן האמיתי של המהפכה הצרפתית
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.ولكن هذه البداية الفعلية للفوضى الثورة الفرنسية.
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl kaosun başlangıcına sebebiyet verdi.まさに本当の始まりに過ぎません。 ここから数年で、この混乱は どんどん悪化する一方です。
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.군인들 중 30%가 만성적인 허리 부상을 가지고 있습니다.
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.lesiones en la espalda, en el 30% de los soldados - con daños crónicos de espalda.
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.Rückenverletzungen, 30 Prozent davon -- chronische Rückenverletzungen.
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.פציעות גב, שלושים אחוז מהם, פגיעות גב כרוניות.
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.مما يصيب ظهورهم بالآلام .. ف30% منهم يعانون من مشاكل في الظهر
-- ki bunların yüzde 30'u kroniktir-- bir takım önemli komplikasyonlara sebebiyet veriyor.慢性的な腰痛を患っています 私達はこの問題について取り組み
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Den begränsas inte av att leva inom den kropp som skapade den.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Er ist nicht auf das Leben innerhalb des Körpers beschränkt, der ihn erschaffen hat.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Hij is niet beperkt om te leven in het lichaam waarin hij ontstond.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Il n'est contraint de vivre à l'intérieur du corps où il a surgit.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.이 암은 자신을 발생시킨 그 신체 내에서만 사는 것에 제한되어 있지 않습니다
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Não está constrangido a viver dentro do corpo que o originou.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Nem korlátozódik arra, hogy abban a testben éljen, amely létrehozta.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Není nucená žít uvnitř těla, z kterého vznikla.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Nie jest ograniczony przez ciało, w którym wyrósł.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.No está restringido a vivir dentro del cuerpo que lo generó.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Nó không buộc phải sống bên trong cơ thể, nơi làm cho nó lớn lên.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Non è limitato da una vita all'interno del corpo che l'ha generato.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Nu este constrâns să trăiască în corpul care i-a dat viață.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Δεν περιορίζεται στο να ζει εντός του οργανισμού, που τον ανέδειξε.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Его не сдерживает среда нашего тела, которая его подпитывает.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.Той не е ограничен да живее в рамките на тялото, което го поражда.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.הוא אינו מוגבל לחיים בתוך הגוף ממנו הוא התפתח.
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.أنه ليس ملتزما بالعيش داخل الجسم الذي نشأ منه
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.免疫システムを侵略し
Varolan şey hastalığa sebebiyet verebilir.""ami még nem okoz betegséget."
Varolan şey hastalığa sebebiyet verebilir."병을 일으키기 직전까지만 몸의 손상정도를 유지시켜도 가능하다"라고 할 수 있다.
Varolan şey hastalığa sebebiyet verebilir.""que deve existir, para além do qual causam a patogenia."
Varolan şey hastalığa sebebiyet verebilir."שחייב להתקיים, שגורם לזה להיות פתוגני."
Varolan şey hastalığa sebebiyet verebilir."هذه النّسبة الّتي تجعل "التّلف" يتحوّل إلى مرض
Varolan şey hastalığa sebebiyet verebilir."我々はその限界水準について理解してます
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.저희는 AMP 키나아제라고 하는 단백질과 무슨 연관이 있을거라고, 생각했는데요, 이는 에너지 단백질입니다.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.A mysleli jsme si, že to má něco společného s bílkovinou AMPK - bílkovinou energie.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.Et nous avons pensé que ça avait à voir avec cette protéine appelée AMP kinase une protéine énergétique.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.Pensámos que isso teria algo a ver com uma proteína chamada AMP-Cinase, uma proteína de energia.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.Pensavamo che in qualche modo fosse legato alla proteina AMP chinasi, una proteina regolatrice di energia.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.Sądziliśmy, że ma to coś wspólnego z białkiem zwanym kinazą AMP, białkiem energetycznym.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.Şi ne-am gândit că are de-a face cu aceasta proteina numita AMP kinaza, o proteină energetică.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.Und wir dachten, es hat etwas mit einem Protein namens AMP-Kinase zu tun, einem Energieprotein.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.Và chúng tôi nghĩ rằng phải có liên quan tới loại protein được gọi là AMP kinase, một protein năng lượng.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.We dachten dat het iets te maken had met het eiwit AMP-kinase, een energie-eiwit.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.Y nos pareció que tenía algo que ver con una proteína llamada quinasa AMP, una proteína de la energía.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.И си мислехме, че е свързано с един протеин, наречен аденозинмонофосфат (AMP) киназа, енергиен протеин.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.Мы думали, что это связано с белком, который называется АМФ-киназа и отвечает за энергетический обмен клетки.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.וחשבנו שיש לזה קשר כלשהו לחלבון שנקרא AMP קינאז, חלבון אנרגיה.
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.و اعتقدنا أن الأمر له علاقة بالبروتين الذي يُدعى بـ أي إم بي كاينيز .و هو بروتين الطاقة
Ve buna sebebiyet veren unsurun AMP kinaz adı verilen bir enerji proteini olabileceğini düşündük.関係がありそうだと考えました そこで このタンパク質を阻害する実験をしてみたところ