Ana içeriğe geç
Sözlük

sebebin ile cümle

sebebin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.(Hudba)
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.(Música) (Video)
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.(Musik)
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.(Muzică)
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.(Muzyka)
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.(Video) Robert Lepage:
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.(Zene)
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.(Μουσική)
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.(מוסיקה)
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.(موسيقى)
(Müzik) (Video) Robert Lepage: [Her zamanki gibi, Arthur'un çizimi teknik sorunlarının sebebini açıklamadı.ロベール・ルパージュ: いつものごとく アルチュールの設計図には
"Niçin" ile benim demek istediğim: senin amacın nedir? Senin sebebin nedir?Ao dizer "porquê" quero dizer: qual é o objetivo?
Onu yargılarken niçin kendimi haklı görüyordum? Bunun sebebini bilmediğimi söylemek isterdim.¿Por qué creía que estaba bien si la juzgaba?
Örnek olarak birkaç sebebini anlatayım. Birinci olarak, düşünün.Je pár důvodů, proč se nad tím zamyslet.
Örnek olarak birkaç sebebini anlatayım.Có một số nguyên nhân mà ta cần suy xét
Örnek olarak birkaç sebebini anlatayım.E há uma série de razões para pensar sobre isso.
Örnek olarak birkaç sebebini anlatayım.Jest parę powodów dlaczego tak sądzimy.
Örnek olarak birkaç sebebini anlatayım.Und es gibt mehrere Gründe warum man sich darüber Gedanken machen sollte.
Örnek olarak birkaç sebebini anlatayım.Y hay un par de razones para pensarlo.
Örnek olarak birkaç sebebini anlatayım.Και υπάρχουν δυο λόγοι γισ να το σκεφτείς.
Örnek olarak birkaç sebebini anlatayım.Є кілька причин замислитися над цим.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Aztán, a másik kifogásod: "Igen, vannak különleges emberek, akik követik a szenvedélyüket, de ők zsenik.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Ďalšia vývhorka znie: "Áno, existujú výnimoční ľudia, ktorí nasledujú svoju vášeň, ale tí sú geniálni.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Een ander excuus: "Er zijn mensen die hun passies volgen, maar zij zijn genieën.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Entonces, la otra excusa es: "sí, hay gente especial que persigue sus pasiones, pero son genios,
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.그럼 또다른 변명거리를 대겠죠. "아, 자신의 열정을 좇는 특별한 사람들이 있긴 하지. 천재들.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Kolejna wymówka: "Niektórzy podążają za pasją, ale to geniusze, jak Steven J. Ja nie jestem geniuszem.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.L'altra scusa è: "Ci sono persone speciali che inseguono le loro passioni, ma sono geni.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Lalu alasan Anda yang lain adalah, "Ada orang-orang tertentu yang mengejar gairah mereka, namun mereka genius.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Så, ens anden undskyldning er, "Ja, der er specielle mennesker, der følger deres passion, men de er genier.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Toinen tekosyynne on: "Kyllä, on erityisiä ihmisiä, jotka tavoittelevat intohimojaan, mutta he ovat neroja.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Другое оправдание: "Да, есть особенные люди, преследующие свои стремления, но это гении.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Наступна відмовка - "Так, існують люди, які слідують за своїм захопленням, але вони генії.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.Тогава, следващото ти извинение е: "Да, има специални хора, които следват страстите си, но те са гении.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.התירוץ הנוסף שלכם הוא, "נכון, יש אנשים מיוחדים שמגשימים את עצמם, אבל מדובר בגאונים.
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.ثم، أحد الأعذار الأخرى: "نعم، هناك أناس مميزون يقومون بتتبع شغفهم، لكنهم عباقرة
O zaman, diğer sebebiniz, "Evet, tutkularını takip eden özel insanlar var, ama onlar dâhiler.情熱を追い求める特別な人間がいる やつらは天才だ スティーブ・ジョブズみたいな 俺は天才じゃない
Peki, belki sebebinin aptal birinin New York şehrinin göbeğinde ... ...terörizmi denemesi olduğunu düşündüm.OK, mă gândeam că poate a fost pentru că cineva a avut tâmpita idee să trimită teroriști în New York City.
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz, Bütün bu durumların sebebi, NDD:Dar mă bucur să pot spune că am impresia că ştiu cauza tuturor acestor anomalii şi această cauză este MDN:
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz, Bütün bu durumların sebebi, NDD:De örömmel jelentem ki, hogy tudjuk az összes ilyen állapot okát, ez az THR:
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz, Bütün bu durumların sebebi, NDD:Maar ik ben blij dat ik denk te weten wat de oorzaak van al deze ziektes is, en dat is NTA:
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz, Bütün bu durumların sebebi, NDD:Men jeg er glad for at sige, at jeg tror vi kender årsagen til alle disse lidelser, og den årsag er NDD:
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz, Bütün bu durumların sebebi, NDD:Na szczęście chyba znamy przyczynę wszystkich tych zjawisk:
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz, Bütün bu durumların sebebi, NDD:Но се радвам да кажа, че мисля, че знаем причината за всички тези състояния, и причината е РЛП
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz, Bütün bu durumların sebebi, NDD:Но я рад сообщить, что я думаю, мы знаем причину всех этих состояний, и что причина эта — РНП:
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz,하지만 반가운 것은 우리가 이 모든 것들의
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz,Voin iloksenne sanoa, että tunnemme kaikkien näiden sairauksien aiheuttajan:
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz,אבל אני שמח לומר שאני חושב שאני יודע מהי הסיבה
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz,ولكن يسعدني أن أقول إنني أعتقد أننا نعرف السبب
Rahatlıkla diyebilirim ki, bu tip durumların sebebini biliyoruz,自然欠陥障害 (NDD) です
Sadece bu durumda kullanabilirim. Ve sebebini göstermiştim.Jindy to nebude fungovat, to už jsme si ukázali.
Sanırım bu, yazarın kitaplarında seçtiği konuların sebebini açıklıyor.To vám trochu napoví, proč psal ten druh knih, které psal.
Sebebini bilemediğim bir şekilde bizim üçümüzle de çok gurur duyuyorlar.E per ragioni ugualmente a me sconosciute, sembrano essere smodatamente fieri di noi tre.
Sebebini bilemediğim bir şekilde bizim üçümüzle de çok gurur duyuyorlar.És számomra hasonlóan megfejthetetlen okokból úgy tűnik, mindhármunkra feltétel nélkül büszkék.
Sebebini bilemediğim bir şekilde bizim üçümüzle de çok gurur duyuyorlar.Et pour des raisons tout aussi obscures pour moi ils semblent être excessivement fières de nous trois.
Sebebini bilemediğim bir şekilde bizim üçümüzle de çok gurur duyuyorlar.I z powodów równie niejasnych dla mnie wydają się być niezwykle dumni z nas trzech.
Sebebini bilemediğim bir şekilde bizim üçümüzle de çok gurur duyuyorlar.그리고 저에게도 분명치 않은 이유로 저희 셋을 과도하게 자랑스러워 하시는 것 같아요
Sebebini bilemediğim bir şekilde bizim üçümüzle de çok gurur duyuyorlar.Om redenen die ook mij onduidelijk zijn, lijken ze buitengewoon trots op ons alle drie.
Sebebini bilemediğim bir şekilde bizim üçümüzle de çok gurur duyuyorlar.Şi pentru motive la fel de neclare pentru mine, par a fi neobişnuit de mândri de noi trei.
Sebebini bilemediğim bir şekilde bizim üçümüzle de çok gurur duyuyorlar.Und aus mir schleierhaften Gründen, überaus stolz auf uns drei zu sein scheinen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod