se ile cümle

se kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sevmek ve sevilmek en büyük mutluluk.To love and to be loved is the greatest happiness.
Hayattaki en büyük mutluluk sevmek ve sevilmek.It is the greatest happiness in life to love and to be loved.
Sevdiğin birinin kaybına çok uzun süre ağlama.Don't mourn over the loss of your loved one too long.
Sevmekte sevilmekten daha fazla zevk vardır.There is more pleasure in loving than in being loved.
Sevilmemek üzücüdür fakat sevememek çok daha üzücüdür.It is sad not to be loved, but it is much sadder not to be able to love.
Birbirimizi sevdiğimiz sürece, biz iyi olacağız.As long as we love each other, we'll be all right.
Hepimiz, seni ve aileni görmeye can atıyoruz.We are all looking forward to seeing you and your family.
Biz Jane'i başkan seçtik.We elected Jane chairperson.
Bizim kaçışımız bir mucizeden başka bir şey değildi.Our escape was nothing short of a miracle.
Bizim kaçışımız mucizeden başka bir şey değildi.Our escape was nothing short of a miracle.
İlerlememize engel olan şeyler eninde sonunda kaldırıldı.The obstacles to our progress have been removed at last.
Bize iyi ders vermesinin dışında Dünyada bir şey yok.There is nothing in the world but teaches us some good lesson.
Hiç kimse bizim köpekleri niçin sevdiğimizin gerçek nedenini bilmiyor.No one knows the real reason why we love dogs.
Bağırmayı kes, senden rica ediyorum.Stop yelling, I beg you.
Trenle seyahat etmeyi uçmaya tercih ederim.I prefer traveling by train to flying.
Onu, hataları yüzünden daha az sevmiyorum.I do not love him the less for his faults.
Hem köpekleri hem de kedileri severim.I like both dogs and cats.
Şehir hayatı için biçilmiş kaftan olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm cut out for city life.
Senin için çok üzülüyorum.I feel for you deeply.
Hakkında gururlanacağım hiçbir şeyim yok.I have nothing to boast about.
Seninle beraber gitmek istiyorum.I want to go with you.
Ben seninle gitmek istiyorum.I want to go with you.
Seninle gitmekten çok memnun olurum.I would be very pleased to go with you.
Ben pizzayı çok severim.I like pizza very much.
Onun aleyhinde söyleyecek bir şeyim yok.I have nothing to say against it.
Seni gördüğümde bana her zaman erkek kardeşimi hatırlatıyorsun.When I see you, you always remind me of my brother.
Onun teklifini reddetmekten başka elimden bir şey gelmedi.I couldn't help but turn down his offer.
İstasyona giderken ben seni geçtim.I can beat you to the station.
Seninle seyahat etmek istiyorum.I want to travel with you.
Seninle yolculuk etmek istiyorum.I want to travel with you.
En çok sevdiğim bölüm bu.That's the part I liked best.
Ben senden daha güzelim.I am more beautiful than you.
Bana öyle görünüyor ki sen hatalısın.It seems to me that you are wrong.
İş bana göre her şeydir.Work is all in all to me.
Biz komşularımızı sevmeliyiz.We should love our neighbors.
Biz Jeffrey'yi takımımızın kaptanı seçtik.We elected Jeffrey captain of our team.
Senin yardımından endişeliyiz.We are anxious for your help.
Bu noktada seninle aynı düşüncede olamam.I cannot agree with you on this point.
İstediğimiz şey bir arabaya sahip olmaktı.It is the car that we have wanted.
Bir şemsiye alma zahmetine katlanmak zorunda değilsiniz.You don't have to go to the trouble of getting an umbrella.
Kendi çocuğunu sevmeyen anne yoktur.There is no mother who doesn't love her own child.
Şehirlerimiz ciddi kirlenme sorunları yaratıyor.Our cities create serious pollution problems.
Suç, büyük şehirlerimizin çoğunda kesinlikle artmaktadır.Crime is certainly on the increase in many of our big cities.
Kelime işlemci seni birçok dertten kurtaracak.The word processor will save you a lot of trouble.
Londraya giderken Bay Higgins Tom ve Susie'ye bir sürü ilginç şeyler söyledi.On the way to London Mr Higgins told Tom and Susie many interesting things.
Londra dünyandaki en büyük şehirlerden biridir.London is one of the largest cities in the world.
Londra artık bir sis şehri değil.London is no longer a city of fog.
Londra seyahatinde iyi eğlendin mi?Did you have a good time on your trip to London?
Londra'nın nüfusu, diğer tüm İngiliz şehirlerinden çok daha büyüktür.The population of London is much greater than that of any other British city.
Londra Senfoni Orkestrası'nın konser programını biliyor musun?Do you know the concert schedule of London Symphony Orchestra?
Robin uyurken çok sevimli görünüyor.Robin looks very cute when he's sleeping.
Hangisini daha çok seviyorsun, rock ya da klasik müzik?Which do you like better, rock music or classical music?
Los Angeles, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ikinci en büyük şehirdir.Los Angeles is the second largest city in the United States.
Roma ziyaret etmeye değer bir şehirdir.Rome is a city worth visiting.
Roma eski bir şehirdir.Rome is an old city.
İpi tut ve seni yukarı çekeceğim.Take hold of the rope, and I'll pull you up.
İpe sıkıca tutunarak karaya güvenli bir şekilde geldim.Holding on to the rope firmly, I came safely to land.
Fırında kızartılmış tavuk, benim en sevdiğim yemeklerden biridir.Roast chicken is one of my favorite dishes.
Kraliyet Tiyatrosu'nda akşam performansı sona ermişti, ve seyirci eve gitmişti.The evening performance at the Royal Theater had ended, and the audience had gone home.
Röntgene göre her şey iyi.According to the X-ray, everything is all right.

İlgili Sayfalar