se ile cümle

se kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Seninle geliyorum.I'm coming with you.
Seninle birlikte gidebilir miyim?Shall I go together with you?
Bir saatten fazla bir süredir seni bekliyorum.I've been waiting for you for over an hour.
Her şey hakkında söyleyecek bir şeyin var, değil mi?You have something to say about everything, don't you?
Dış görünüşe bakılırsa, hiçbir şey daha makul olamazdı.Nothing could be more reasonable, on the face of it.
Tom hariç, bütün aile sessizce TV izliyordu.Except for Tom, the family was all watching TV in silence.
Tek bir hata, ve sen bir fiyaskosun.A single mistake, and you are a failure.
Bir şey üzerine konsantre olmalısın ve onu iyi yapmayı öğrenmelisin?You should concentrate on one thing and learn to do it well.
Bir şey için onu yapmayı öze alamadım.For one thing, I couldn't afford to do that.
Senden bir ricam olacak.I have a favor to ask of you.
Inoue bilgisayarlar sevmez.Inoue doesn't like computers.
Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek için bir şeyler söylerler.Some doctors say something to please their patients.
Doktorların yapması gereken şey hayatları kurtarmak ve ölüme karşı mücadele etmek.What doctors should do is to save lives and fight against death.
Fark bu: o senden daha çok çalışıyor.The difference is this: he works harder than you.
Her şey yolunda mı?Is everything all right?
Kitap sade bir İngilizce ile yazıldığında senin tarafından bile okunabilir.Written in plain English, the book can be read even by you.
İletişim birçok şekiller alır.Communication takes many forms.
Hiç kimse seni iradene karşı bir şey yapman için zorlayamaz.No one can force you to do anything against your will.
Bir şey biliyor musun?You know something?
Dün hava durumu beklenmedik bir şekilde gerçekleşti.Unexpectedly the weather forecast came true yesterday.
Hadi canım sen de.You don't say.
Komite sergi için yer seçti.The committee picked the site for the exhibition.
Komite onu başkan seçti.The committee elected him chairperson.
Komitelerden biri sekiz üyeden oluşur.One of the committees is composed of eight members.
Seni görmek isteyen bir Bay Ito var.There is a Mr Ito who wants to see you.
Şimdi bereketli bir ovanın olduğu yerde çölden başka bir şey yok.Now there is nothing but desert, where there used to be a fertile plain.
"O beni severdi," diye cevapladı üzgün bir şekilde ."He used to love me," she answered sadly.
İnsanlar yürüyerek seyahat ederlerdi.People used to travel on foot.
Seninle her zaman tanışmak istedim.I've always wanted to meet you.
Aşağıda açıklanacak veri şu şekilde toplanmıştır.The data to be discussed below was collected in the following way.
"Karanlığın prensi" Şeytan anlamına gelir.The "prince of darkness" means Satan.
Karanlıkta bir şekil belirdi.A form appeared in the darkness.
Karanlıkta bir şey kıpırdıyordu.Something was stirring in the dark.
Karanlıkta biri adımı seslendi.Somebody called my name in the dark.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyorum.I don't like to go out after dark.
Organik sebzeler güvenli ve lezzetli oldukları için popülerdir.Organic vegetables are popular because they're safe and tasty.
Güvenlik en önemli şeydir.Safety is what matters most.
Sessiz kalın ve dinlenin.Stay quiet and rest.
Ucuz bir otelde kalarak seyahat giderlerini tasarruf etti.I saved on travelling expenses by staying at a cheap hotel.
Sezarın hakkını Sezara verin.Give the devil his due.
Kötü havadan dolayı şehrin görülmeye değer yerlerini görme fikrinden vazgeçtim.I gave up the idea of seeing the sights of the city because of the bad weather.
Sezar'ın hakkı Sezar'a.Give credit where credit is due.
Kötü çocukları sevmem.I don't like bad boys.
Suçlanacak olan sensin.It is you who is to blame.
Onun kötü bir şey olduğunu düşünüyor musun?Do you think it a bad thing?
Onun kötü bir şey olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it a bad thing?
Üzgünüm seninle aynı düşüncede değilim.Sorry, but I can't go along with you.
Selamlar, görgü kurallarının temelidir.Greetings are the basis of good manners.
Sevgi paranın üstündedir. Sonraki önceki kadar çok mutluluk veremez.Love is above money. The latter can't give as much happiness as the former.
Sevgi ile tek başına yaşayamazsın.You cannot live by love alone.
Sevgi dolu yaşlı bir çifti izlemek keyifli.It is pleasant to watch a loving old couple.
Nihayet, Mario prensesin sevgisini kazanmayı başardı.At last, Mario managed to win the princess's love.
Bir bireyin sevgisini kabul et.Accept a person's love.
Hiçbir şey sevgi kadar değerli değildir.Nothing is as precious as love.
Beni az ama uzun süre sev.Love me little, love me long.
Sevginin ışıltısı olmadan hayatın anlamı nedir?What is life without the radiance of love?
Sevgi ve Barış.Love and Peace.
Yuvamızı sevgi ve mutluluk dolu yapacağımızı umuyoruz.We hope we will make our home full of love and happiness.
Onu sevdiğim için onunla evlenmedim.I didn't marry her because I loved her.
Sevmek kolay fakat sevilmek zordur.It is easy to love, but hard to be loved.

İlgili Sayfalar