Ana içeriğe geç
Sözlük

seçki ile cümle

seçki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Et ise sebze ve tahıllardan daha pahalı ve seçkin bir yiyecekti.A carne era mais prestigiosa e mais cara que os grãos e que os vegetais.
Seçkin, temiz halidir.Águas claras e esverdeadas.
Libya Silahlı Kuvvetleri'nin seçkin birlikleridir.As Forças Armadas Líbias são a principal força de defesa da Líbia.
Hayatta kalanlar, çoğunlukla parti seçkinleri ve yakınları, trenin ön tarafındaki daha güvenli vagondaydılar.Os guardas dessa composição, por alguma razão, estavam todos no último vagão.
Bir tanede seçkin bir okul vardır.O professor deve construir uma aula significativa.
Birçok seçkin uluslararası festivale katıldı.Participou de vários festivais internacionais.
Bizler belirsiz onlar seçkinken nasıl antlaşmaları olabilir?Como comandar homens sem estar junto deles?
Popülizmin karşıtı seçkinciliktir.Populismo seletivo.
Seçkin bir azınlık, klasik edebiyat dili Farsçayı da öğreniyordu.Acreditava que uma língua bonita devia ter também um alfabeto elegante.
Bununla birlikte, Damyanah'ın kendisini en seçkin bir amiraldi.Mesmo assim, foi como um almirante que Damião se distinguiu.
Ayrıca seçkin bir belediyeci ve cömert bir hayırseverdi.Diz-se que era um homem virtuoso e um governante generoso.
Julia Domna ile yaptığı evlilikle Suriyeli seçkin bir aile ile ittifak kurmuştu.Contraiu matrimônio com Júlia Domna, uma mulher árabe da Síria.
Gelişme ekonomisi konusundaki seçkin katkıları ünlüdür.A sua ação renovadora a nível da publicidade é determinante.
Birçok filmde, değişik rollerde yer aldı; seçkin ve önemli oyuncularla çalıştı.Organizou e tocou em vários shows beneficentes e se reuniu com políticos influentes.
Bunlar Romalı seçkinlerden değildi.Não eram portugueses quaisquer.
Seçkin Kamu Ivy League üniversitelrinden biridir.É um membro da Ivy League.
Seçkin kullarının dostudur.Haar huisgenoten zijn Jólaköttur (de kerstkat).
En seçkin albümleri Immediate idi.Zijn bekendste albums zijn:
Et ise sebze ve tahıllardan daha pahalı ve seçkin bir yiyecekti.Vlees was prestigieuzer en duurder dan graan of groente.
MH, ülkenin en seçkin liselerinden biridir.Het is een van de bekendste universiteiten van het land.
Doğrusu onlar bizim yanımızda seçkin iyi kimselerdir."En het is zeker goed voor kinderen."
Yalnızca soyluların katılabildiği seçkin bir yemekti, ve önemli kararların alındığı toplantılardı.Slechts een select publiek, de patriciërs, kon genieten van de uitgebreide maaltijden.
Atın iç kısmında seçkin askerler bulunacaktır.Daarbinnen in de grote hal worden paarden gedresseerd.
Seçkin bir askeri birlik olarak görülür.Vergelijkbaar met een unitary authority.
Havatzalot Programı – seçkin Askeri İstihbarat Direktörlüğü eğitim programı ^ Amir Kidon (1 Eylül 2008).Scheepsradio voor kinderen (educatief pakket, 2009) Kapitein Winokio PROEFT.
Ana madde: Şarap Şarap yaygın olarak tüketilir ve en seçkin, en sağlıklı içecek olarak kabul edilirdi.Wino pijano często i uważano za najbardziej prestiżowy i zdrowy napitek.
Azerbaycan hükûmeti, seçkin turizm için öncelikli olarak Azerbaycan'ın geliştirilmesi gerektiğini belirledi.Rząd Azerbejdżanu wyznaczył rozwój Azerbejdżanu jako elitarnego celu turystycznego jako najwyższy priorytet.
Marvin ayrıca Johnstown Sel, seçkin Güney Fork Balıkçılık ve Av Kulübü üyesiydi.Był również członkiem South Fork Fishing and Hunting Club.
Savaştan sonra Reichswehr'de kalarak Berlin'deki seçkin 68. piyade alayına kumandanlık etti.Po jej zakończeniu pozostał w armii i został dowódcą elitarnego 68 Pułku Piechoty w Berlinie.
(Mektup Seçkisi.Wybór Pism.
Ece Seçkin".To właśnie Emily!"
Saha birliklerinin askerleri iyi eğitimli ve üstün silahlara sahip seçkin askerlerdi.Do kompanii woltyżerskich wybierano żołnierzy posiadających duże umiejętności strzeleckie.
Bunlar Romalı seçkinlerden değildi.Nie były one jednak jeszcze właściwymi drogami rzymskimi.
Seçkin bir okul olan Jean-de-Brébeuf'te ve Montreal Üniversitesi'nde öğrenim gördü.Uczęszczał do Collège Jean-de-Brébeuf, prestiżowego francuskojęzycznego college'u w Montrealu.
Ankara: Seçkin Yayıncılık. s. 69.Kraków: Wydawnictwo GREG, s. 69.
Yalnızca çok seçkin konuklara evden bıçak çıkartılırdı.Swoje wojaże Wielkim Gościńcem opisywało wielu podróżników.
Doğrusu onlar bizim yanımızda seçkin iyi kimselerdir."Sådana vackra drag finns det bland deras sedvänjor".
Aydınlar Ocağı, daha çok seçkin insanlara yönelik olarak etkinlikler düzenleyen sağ görüşlü dernek.En större virkad kippa bärs av män med mer högerinriktade åsikter.
Seçkin Kamu Ivy League üniversitelrinden biridir.Det är det minsta av de universitet som ingår i Ivy League.
En seçkin hasekiye kadınefendi denmekteydi.Hon har kallats den enda säkert kända kvinnliga runmästaren.
(Mektup Seçkisi.Brev: ett urval.
Yayına geçtiği dönemde, seçkin filmleri üyeleri ile buluşturmuştur.De två lärde känna varandra under kortfilmen Prinsen.
Ölümü üzerine, The New York Times tarafından "ülkenin seçkin politik bilimcilerinden biri" olarak tanımlandı.Після смерті професора Нью-Йорк Таймс назвала його «одним з видатних політологів у США».
Azerbaycan hükûmeti, seçkin turizm için öncelikli olarak Azerbaycan'ın geliştirilmesi gerektiğini belirledi.Проте, було зрозуміло, що для того, щоб бути успішним, громадянам потрібно володіти азербайджанською мовою.
Seçkin bir askeri birlik olarak görülür.Виняток становлять спеціальні війська.
Yalnızca çok seçkin konuklara evden bıçak çıkartılırdı.На відкриття Народного дому у Стрию прибуло багато вельмиповажних гостей.
Popülizmin karşıtı seçkinciliktir.Протидія популізму.
Seçkin Bilimsel Katılımlar Ödülü, Amerikan Psikoloji Derneği, 1980.Доктор технічних наук, професор, лауреат Державної премії СРСР 1980 року.
Birçok seçkin uluslararası festivale katıldı.Була почесним гостем багатьох міжнародних фестивалів.
Seçkinlerin yaşamı oldukça zordu.Життя жінки було вкрай нелегким.
Doğal olarak, seçkinlerin sayısı pek azdı.Особливо небезпечним було становище зовсім малих дівчат.
Ece Seçkin) "Yaşamak Ne Güzel Şey" (Ft.«Життя прекрасне» (італ.
Köşe yazılarından seçkileri dönemsel olarak kitaplaştırmıştır.Критики одностайно визнали письменницю голосом покоління.
En seçkin öğrencilerinden biri İsviçre doğumlu Amerikalı ressam Adolfo Müller-Ury'dir.Jedním z jeho nejvýznamnějších žáků byl americký malíř Adolfo Müller-Ury.
Un Certain Regard - Farklı kültürlerden gelen, farklı ve orijinal yirmi filmlik bir seçkidir.Un certain regard – dvacet filmů vybraných z různých zemí, originálních a odlišných prací.
Resmi Seçki - festivalin ana etkinliği Yarışma - Altın Palmiye için yarışan yirmi filmden oluşur.Hlavní soutěž – dvacet filmů bojuje o cenu Zlaté palmy.
Popülizmin karşıtı seçkinciliktir.Nepopulární řešení.
Üniversite birçok seçkin siyasetçi, bilim adamı, profesörler, işadamları yetiştirmiştir.Mnoho z nich se stalo úspěšnými politiky, vědci nebo podnikateli.
Aynı zamanda Kore Modern araştırmalar enstitüsünde seçkin bir profesör.Je také profesorem na Korea Institute for Advanced Study.
Yalnızca çok seçkin konuklara evden bıçak çıkartılırdı.Na tvrzi se vystřídala řada šlechtických rodů.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
seçki ile cümle - Sayfa 7 - seçki kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App