seçki ile cümle

seçki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sözde politik seçkinler?-η αποκαλούμενη πολιτική ελίτ;
Sözde politik seçkinler?מה שנקרא האליטה הפוליטית?
Sözde politik seçkinler?ما يسمونھا النخبةَ السياسية.
Sözde politik seçkinler?フェイスブックを相手に
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Acum , practic, elitele au fost eliberate.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Agora as elites foram como que liberadas.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Ahora, básicamente, las élites han sido liberadas.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Giờ tầng lớp ưu tú được giải phóng.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Jetzt sind die Eliten im Wesentlichen befreit.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.엘리트들은 기본적으로 해방되었습니다.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Maintenant, les élites sont libérées.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Most a vezető elit alapvetően fel lett szabadítva.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Nu er eliter mere eller mindre sat fri.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Nu hebben elites in principe vrij spel.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Ora le élite sono state liberate.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Teraz elity zostały wyzwolone.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Τώρα οι ελίτ βασικά έχουν απελευθερωθεί.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Зараз еліти в принципі вільні.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Сега елитът е освободен.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Сейчас элита в принципе свободна.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.כעת האליטות בעצם שוחררו.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.أما الآن فقد تحررت النخبة في الواقع.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.移動は自由になり 税金を課すことはできません
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Er zijn niet zoveel prominente vrouwen in de technologie.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Es gibt nicht so viele prominente Frauen in der Technologie.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Il n'y a pas tant de femmes importantes dans le monde de la technologie.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.IT 분야에서 유명세를 떨친 여성이 많지는 않습니다.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Không có nhiều phụ nữ tài giỏi trong ngành công nghệ.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Naozaj nie je veľa žien, ktoré vynikajú v oblasti technológie.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Nie ma wielu znanych inżynierek.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.No hay muchas mujeres importantes en la tecnología.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Non ci sono così tante donne importanti nel settore tecnologico.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Vaikutusvaltaisia naisia ei ole paljon teknisillä aloilla.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Δεν είναι πολλές οι διακεκριμένες γυναίκες στον τομέα της τεχνολογίας.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.У сфері технологій не так багато відомих жінок.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.נשים בולטות בטכנולוגיה.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.النساء البارزات في التكنولوجيا.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.しかしここがこの話の問題点です
"Teknolojiyi satabilecek, teknolojiye kapak olabilecek yeterli sayıda seçkin kadın yok.""Er zijn niet genoeg prominente vrouwen in de technologie om een cover te verkopen, een nummer.
"Teknolojiyi satabilecek, teknolojiye kapak olabilecek yeterli sayıda seçkin kadın yok."잡지 표지에 내세우기에 충분한 유명한 여성이 없다는 것을 이유로 들었습니다.
"Teknolojiyi satabilecek, teknolojiye kapak olabilecek yeterli sayıda seçkin kadın yok."באומרו שאין מספיק נשים בולטות בטכנולוגיה כדי למכור עמוד שער, כדי למכור גליון.
"Teknolojiyi satabilecek, teknolojiye kapak olabilecek yeterli sayıda seçkin kadın yok."قائلاً ، لا يوجد عدد كاف من النساء ، النساء البارزات في التكنولوجيا لبيع الغلاف و لبيع عدد المجلة.
"Teknolojiyi satabilecek, teknolojiye kapak olabilecek yeterli sayıda seçkin kadın yok."著名な女性は少ない」のだと これは一部真実です 科学技術分野で
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.-- Aaron.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim è certamente uno dei geni più prominenti dell'Internet originaria, e non ne ha ricavato alcun guadagno.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim er helt sikkert et meget prominent tidlig internet geni der på ingen måde sælger ud.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim es seguramente uno de los genios más prominentes de internet que no lucró con eso.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim est un génie éminent d'Internet complètement insensible au gain.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim ist echt ein sehr prominentes Genie des frühen Internets, das sich in keiner Weise verkauft.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim je velmi významným géniem rané internetové scény, který se z toho nesnaží zbohatnout.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Ο Tim είναι μια πρώιμη πολύ σημαντική ιδιοφυΐα του Διαδικτύου, ο οποίος με καμία έννοια δεν εξαργύρωσε.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Тим, безусловно, является очень заметным рано Интернет гений, который ни в коем смысле наличными вне.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Тим със сигурност е много обещаващ ранен Интернет гений, който по никакъв начин не е осребрен.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.تيم بالتأكيد من أوائل عباقرة الإنترنت البارزين، الذين وتحت أي ظرف، لم يجعل ذلك مقابل المال
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.彼は大金を得られる方法を見つけることには まったく関心がなかった。
Üye olmak bile çok zor buraya. Seçkin insanlarý alýyorlar.Θα είμαστε εκεί μέχρι το πρωί.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Ai de vós, fariseus! porque gostais dos primeiros assentos nas sinagogas, e das saudações nas praças.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Beda vám, farizeovia, že milujete prvé stolice v synagógach a pozdravovania na trhoch.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Běda vám farizeům, nebo milujete první místa v školách a pozdravování na trzích.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Biada wam Faryzeuszowie! że miłujecie pierwsze miejsca w bóżnicach i pozdrawiania na rynkach.

İlgili Sayfalar