seçki ile cümle

seçki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Wy, obecni tutaj, należycie do elity. Widzicie problem.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Вие сте елитна публика. Схващате го.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Вы — элитная аудитория. Вы понимаете, что происходит.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.אתם קהל עילית, אתם מבינים את זה.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.أنتم النخبة المستمعة . توصلتم الى هذا .
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.幸運にも、世界の主要な諸国の政治指導者の多くは
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Bagian dari kesehatan itu termasuk pendidikan yang luar biasa.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Částí této jejich prosperity je i vynikající vzdělání.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Cette santé repose en partie sur une éducation exceptionnelle.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Częścią tego zdrowia jest znakomite wykształcenie.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Deel van die kracht is een uitstekende opleiding.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.En del av den styrkan är en fantastisk utbildning.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Ez az egészség részben a kiváló oktatásból áll.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.훌륭한 교육은 개인의 건강을 형성하는 핵심요소 입니다.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Một phần của sức mạnh ấy chính là một nền tảng giáo dục xuất sắc.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.O parte din acea sanatate include o educatie exceptionala.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Parte di quella salute include un'istruzione eccezionale.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Siihen terveyteen sisältyy korkea koulutus.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Súčasťou tohto zdravia je vynikajúce vzdelanie.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Uma parte dessa saúde inclui uma educação fora de série.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Una parte de esa salud incluye una educación sobresaliente.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Zu diesem Wohl gehört auch eine hervorragende Bildung.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Μέρος αυτής της υγείας περιλαμβάνει μια εξαιρετική παιδεία.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Понятие здоровья включает в себя и хорошее образование.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Частина цього здоров'я включає і чудову освіту.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.Част от това здраве включва много добро образование.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.חלק מהבריאות הזאת היא חינוך מצויין.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.جزء من تلك الصحة تشمل التعليم الجيد.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.苦悶する家族と健全な家族の違いは
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.Aman los primeros asientos en los banquetes y las primeras sillas en las sinagogas
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.amano posti d'onore nei conviti, i primi seggi nelle sinagogh
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.A milují přední místa na večeřích, a první stolice v školách,
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.De vilja gärna hava de främsta platserna vid gästabuden och sitta främst i synagogorna
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.És szeretik a lakomákon a fõhelyet, és a gyülekezetekben az elölûlést.
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.gostam do primeiro lugar nos banquetes, das primeiras cadeiras nas sinagogas,
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ils aiment la première place dans les festins, et les premiers sièges dans les synagogues;
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.in ljubijo prve prostore pri gostijah in prve stole v shodnicah
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ja rakastavat ensimmäistä sijaa pidoissa ja etumaisia istuimia synagoogissa,
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.잔치의 상석과 회당의 상좌와
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.majú radi prvé miesta na ležanie pri večeriach a prvé stolice v synagógach
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.Mereka suka tempat yang terbaik pada pesta-pesta, dan kursi istimewa di rumah-rumah ibadat
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.Nadto miłują pierwsze miejsca na wieczerzach, i pierwsze stołki w bóżnicach.
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.og de vil gjerne sitte øverst ved gjestebudene og ha de øverste seter i synagogene
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.Og de ville gerne sidde øverst til Bords ved Måltiderne og på de fornemste Pladser i Synagogerne
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.Sie sitzen gern obenan über Tisch und in den Schulen
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ưa ngồi đầu trong đám tiệc , thích ngôi cao nhất trong nhà hội ;
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ưa ngồi đầu trong đám tiệc, thích ngôi cao nhất trong nhà hội;
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.umblă după locurile dintîi la ospeţe, şi după scaunele dintîi în sinagogi;
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.και αγαπωσι τον πρωτον τοπον εν τοις δειπνοις και τας πρωτοκαθεδριας εν ταις συναγωγαις
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.и обичат първото място при угощенията, и първите столове в синагогите,
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.і люблять перші місця на бенкетах, і перші сідання по школах,
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.также любят предвозлежания на пиршествах и председания в синагогах
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ואהבים את הסבת הראש בסעודות ואת מושבי הראש בבתי הכנסיות׃
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ويحبون المتكأ الاول في الولائم والمجالس الاولى في المجامع.
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.喜 愛 筵 席 上 的 首 座 、 會 堂 裡 的 高 位
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.喜愛 筵席 上 的 首座 、 會堂裡 的 高位
Sözde politik seçkinler?그것을 어떻게 다룰까요?
Sözde politik seçkinler?la cosiddetta élite politica?
Sözde politik seçkinler?la denominada élite política?
Sözde politik seçkinler?la soit-disante élite politique ?

İlgili Sayfalar