Ana içeriğe geç
Sözlük

seçki ile cümle

seçki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.חלק מהבריאות הזאת היא חינוך מצויין.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.جزء من تلك الصحة تشمل التعليم الجيد.
Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.苦悶する家族と健全な家族の違いは
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.Aman los primeros asientos en los banquetes y las primeras sillas en las sinagogas
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.amano posti d'onore nei conviti, i primi seggi nelle sinagogh
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.A milují přední místa na večeřích, a první stolice v školách,
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.De vilja gärna hava de främsta platserna vid gästabuden och sitta främst i synagogorna
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.És szeretik a lakomákon a fõhelyet, és a gyülekezetekben az elölûlést.
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.gostam do primeiro lugar nos banquetes, das primeiras cadeiras nas sinagogas,
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ils aiment la première place dans les festins, et les premiers sièges dans les synagogues;
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.in ljubijo prve prostore pri gostijah in prve stole v shodnicah
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ja rakastavat ensimmäistä sijaa pidoissa ja etumaisia istuimia synagoogissa,
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.잔치의 상석과 회당의 상좌와
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.majú radi prvé miesta na ležanie pri večeriach a prvé stolice v synagógach
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.Mereka suka tempat yang terbaik pada pesta-pesta, dan kursi istimewa di rumah-rumah ibadat
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.Nadto miłują pierwsze miejsca na wieczerzach, i pierwsze stołki w bóżnicach.
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.og de vil gjerne sitte øverst ved gjestebudene og ha de øverste seter i synagogene
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.Og de ville gerne sidde øverst til Bords ved Måltiderne og på de fornemste Pladser i Synagogerne
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.Sie sitzen gern obenan über Tisch und in den Schulen
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ưa ngồi đầu trong đám tiệc , thích ngôi cao nhất trong nhà hội ;
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ưa ngồi đầu trong đám tiệc, thích ngôi cao nhất trong nhà hội;
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.umblă după locurile dintîi la ospeţe, şi după scaunele dintîi în sinagogi;
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.και αγαπωσι τον πρωτον τοπον εν τοις δειπνοις και τας πρωτοκαθεδριας εν ταις συναγωγαις
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.и обичат първото място при угощенията, и първите столове в синагогите,
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.і люблять перші місця на бенкетах, і перші сідання по школах,
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.также любят предвозлежания на пиршествах и председания в синагогах
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ואהבים את הסבת הראש בסעודות ואת מושבי הראש בבתי הכנסיות׃
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.ويحبون المتكأ الاول في الولائم والمجالس الاولى في المجامع.
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.喜 愛 筵 席 上 的 首 座 、 會 堂 裡 的 高 位
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.喜愛 筵席 上 的 首座 、 會堂裡 的 高位
Sözde politik seçkinler?그것을 어떻게 다룰까요?
Sözde politik seçkinler?la cosiddetta élite politica?
Sözde politik seçkinler?la denominada élite política?
Sözde politik seçkinler?la soit-disante élite politique ?
Sözde politik seçkinler?-η αποκαλούμενη πολιτική ελίτ;
Sözde politik seçkinler?מה שנקרא האליטה הפוליטית?
Sözde politik seçkinler?ما يسمونھا النخبةَ السياسية.
Sözde politik seçkinler?フェイスブックを相手に
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Jetzt sind die Eliten im Wesentlichen befreit.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Acum , practic, elitele au fost eliberate.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Agora as elites foram como que liberadas.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Ahora, básicamente, las élites han sido liberadas.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Giờ tầng lớp ưu tú được giải phóng.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.엘리트들은 기본적으로 해방되었습니다.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Maintenant, les élites sont libérées.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Most a vezető elit alapvetően fel lett szabadítva.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Nu er eliter mere eller mindre sat fri.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Nu hebben elites in principe vrij spel.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Ora le élite sono state liberate.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Teraz elity zostały wyzwolone.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Τώρα οι ελίτ βασικά έχουν απελευθερωθεί.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Зараз еліти в принципі вільні.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Сега елитът е освободен.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.Сейчас элита в принципе свободна.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.כעת האליטות בעצם שוחררו.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.أما الآن فقد تحررت النخبة في الواقع.
Şu anda seçkin kimseler özgürleştirildi.移動は自由になり 税金を課すことはできません
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Er zijn niet zoveel prominente vrouwen in de technologie.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Es gibt nicht so viele prominente Frauen in der Technologie.
Teknolojide yeterli sayıda seçkin kadın yok.Il n'y a pas tant de femmes importantes dans le monde de la technologie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod