seçki ile cümle

seçki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Küldtem egy-egy kiváló természettudós, és érdekli őt nagyon.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Lähetin yksi ansioituneelle luonnontieteilijä ja se kiinnosti häntä paljon.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Poslala jsem jeden význačný přírodovědec, a to ho zajímala hodně.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Poslala som jeden význačný prírodovedec, a to ho zaujímala veľa.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Sem poslal enega do ugleden naravoslovec, in ga zanima ga veliko.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Tôi đã gửi một đến một nhà tự nhiên phân biệt, và nó quan tâm đến anh nhiều.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Wysłałem jednego do dobrej przyrodnik, a interesuje go wiele.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Έστειλα ένα προς ένα διακεκριμένο φυσιοδίφης, και αυτό ενδιαφέρει τον πολύ.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Изпратих един изтъкнат естественик, и тя го интересува много.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Я послав одного до відрізняється натураліст, і це його цікавило багато що.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.Я послал одного до отличается натуралист, и это его интересовало многое.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.שלחתי אחד טבע מכובד, וזה עניין אותו הרבה.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.بعثت واحد إلى الطبيعة المتميزة ، وأنها مهتمة به كثيرا.
Seçkin bir doğabilimci gönderdi ve onu çok ilgi.私が構築したときに、これらの一つは、家の下に巣があったが、私がいた前に
Seçkin insanlarý alýyorlar.Ще сме тук до сутринта.
Seçkin karmaşık sistem bilim insanları ile alan hakkındaki görüşleri konusunda röportaj yapacağım저명한 복잡계 과학자 분들을 인터뷰하는 시간을 가질 준비가 되어있을 거에요
Seçkin karmaşık sistem bilim insanları ile alan hakkındaki görüşleri konusunda röportaj yapacağımاقابل علماء الانظمة المعقدة البارزين حول رؤاهم في هذا الحقل
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.Auf die Eliten ist kein Verlass - sie gehen in die USA, Deutschland, Großbritannien zur Behandlung.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler. İnanılmaz.Incredibile.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler. İnanılmaz.그들은 죄다 치료를 받기 위해 미국, 독일, 영국으로 가버립니다. 실망스럽지요.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler. İnanılmaz.הם נוסעים לארצות הברית, לגרמניה, לבריטניה לצורך טיפול. לא ייאמן.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler. İnanılmaz.يذهبون إلى الولايات المتحدة، ألمانيا، وبريطانيا للعلاج. أمر لا يصدق
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler. İnanılmaz.海外からの支援だけでも間に合いません
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.Nie możemy liczyć na elity. Oni leczą się w USA, Niemczech i Wielkiej Brytanii.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.No podemos depender de las élites -- que se van a EE.UU., Alemania o al Reino Unido para tratarse.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.Nu putem depinde de elitele - care au plecat in State, Germania, Marea Britanie pentru a fi tratati.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.Нельзя рассчитывать на элиту — её представители едут лечиться в США, Германию, Великобританию.
Seçkinlere güvenemeyiz, onlar tedavi için ABD'ye, Almanya'ya, Birleşik Krallık'a giderler.Не можем да зависим от елита... те отиват в САЩ, Германия, Обединеното кралство за лечение.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.De bedste af eders Marker, Vingårde og Oliventræer skal han tage og give sine Folk.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Eders beste jorder og vingårder og oljehaver vil han ta og gi sine tjenere.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Edra bästa åkrar, vingårdar och olivplanteringar skall han taga och skall giva dem åt sina tjänare;
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Elveszi legjobb szántóföldeiteket, szõlõhegyeiteket és olajfás kerteiteket, és szolgáinak adja.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Eure besten Äcker und Weinberge und Ölgärten wird er nehmen und seinen Knechten geben.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Hän ottaa teidän parhaat peltonne, viinitarhanne ja öljypuunne ja antaa ne palvelijoillensa;
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Hij zal u uw beste stukken land, wijngaarden en olijfgaarden afnemen en die aan zijn personeel geven.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.그가 또 너희 밭과 포도원과 감람원의 제일 좋은 것을 취하여 자기 신하들에게 줄 것이며
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Nadto pole vaše a vinice vaše, i olivoví vaše nejvýbornější pobéře a rozdá služebníkům svým.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Người sẽ thâu vật tốt nhất của ruộng, vườn nho, và cây ô-li-ve của các ngươi, đặng phát cho tôi tớ người.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Poberie i vaše najlepšie polia, vaše najlepšie vinice a vaše najlepšie olivnice a dá ich svojim sluhom.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Pola też wasze, i winnice wasze, i oliwnice wasze co najlepsze pobierze, a rozda sługom swoim.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Tomará o melhor das vossas terras, das vossas vinhas e dos vossos elivais, e o dará aos seus servos.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Tudi bo jemal vaše najboljše njive, vinograde in oljske vrtove ter jih dajal svojim hlapcem.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.и поля ваши и виноградные и масличные сады ваши лучшие возьмет, и отдаст слугам своим;
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.И ще взема по-добрите от нивите ви, лозята ви и маслините ви и ще ги дава на слугите си.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.ואת שדותיכם ואת כרמיכם וזיתיכם הטובים יקח ונתן לעבדיו׃
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.ويأخذ حقولكم وكرومكم وزيتونكم اجودها ويعطيها لعبيده.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.也 必 取 你 們 最 好 的 田 地 、 葡 萄 園 、 橄 欖 園 、 賜 給 他 的 臣 僕
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.也必取 你 們 最 好 的 田地 、 葡萄園 、 橄欖園 、 賜給 他 的 臣僕
Seçkin uzmanlardan oluþan kurul üyeleri, dekan tarafýndan göreve atanýr ve görevden alýnýr.Este consejo está presidido por el decano.
Seçkin uzmanlardan oluþan kurul üyeleri, dekan tarafýndan göreve atanýr ve görevden alýnýr.Ses membres, qui sont des spécialistes éminents, sont nommés et révoqués par le doyen.
Seçkin uzmanlardan oluþan kurul üyeleri, dekan tarafýndan göreve atanýr ve görevden alýnýr.Ses membres, qui sont des spécialistes éminents, sont nommés et révoqués par le recteur.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Jullie zijn een elitepubliek. Je snapt het.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.여러분은 엘리트들이고, 이걸 아시죠.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Önök az elitből kerültek ki. Önök megértik.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Sie sind ein auserlesenes Publikum.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Ustedes son una audiencia de élite. Se dan cuenta.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Voi siete un'élite. Voi vi rendete conto.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Voi sunteți un public de elită. Voi pricepeți.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Vous êtes des spectateurs avertis. Vous comprenez.
Siz, seçkin dinleyicilersiniz ve bunu görebiliyorsunuz.Vy jste elitní posluchačstvo, vy to chápete.

İlgili Sayfalar