seçenek ile cümle

seçenek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnternete erişmek için İnternet erişim sağlayıcıları, çeşitli seçenekleri kullanıcılara sunmaktadır.Hoje, os grandes sítios da Internet criaram uma série de facilidades para o usuário.
Osmanlının, “savunulabilir hatlara çekilmeleri” gibi bir seçenekleri yoktur.Vocês não terão uma revolução "ofereça-a-outra-face".
Çikolata, havuç, italyan romu ve italyan kreması da popüler seçeneklerdendir.Chocolate, ameixa, rum, abacaxi, doce de leite e creme italiano são escolhas populares.
Bu yüzden sertifika doğrulamasını es geçmek için -k ya da --insecure seçenekleri kullanılabilir.De optie -k of --insecure kan worden gebruikt om certificaatverificatie over te slaan.
Diğer ilaçları kullanamayan kişilerin %3'ü için bir seçenektir.Volgens de FDA is dit een optie voor de 3% van de patiënten die andere medicijnen niet verdragen.
Başka bir seçenek mümkün değildir .Er zijn geen andere mogelijkheden.
Bunun yerine dört seçenek üzeride duruldu.Er kon gekozen worden uit vier mogelijkheden.
Kalibre olarak da geniş seçenekleri bulunmaktadır.Uiteraard is het ook mogelijk om grotere kalibers te gebruiken.
Fakat, bu seçeneklerden hiçbiri geçerli değildir.Geen van deze oplossingen worden werkelijk uitgevoerd.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.Genetisch onderzoek is daarom een onbetrouwbare optie om de diagnose van de ziekte te stellen.
O zamanlar animasyon tarzı için az seçenek mevcuttu.Dit heeft te maken met de beperkte animatiemogelijkheden in die tijd.
Geçim kaynakları bu hayvanlar olan insanlar için bu durum iyi bir seçenek değildir.Voor dieren die buiten lopen is dit een onmogelijke taak.
Bu görevlerde her seçenek aynı anda değerlendirilir.Alle vrouwtjes zijn in dezelfde periode ontvankelijk.
Geriye tek seçenekleri kalmıştır.Zo blijft er uiteindelijk één mogelijkheid over.
Yunanlar için geri çekilmek haricinde başka bir seçenek kalmadı.Er zijn geen zone beperkingen, behalve voor de RER.
"Biz her zaman kendimize çok güveniyorduk ve başka da bir seçenek yoktu.We groeiden steeds meer uit elkaar en we hebben het nooit meer bijgelegd.
Yeni iPhone’un depolama seçenekleri 32, 128 ve 256 GB ' dır.De opslagcapaciteit van de iPhone SE is mogelijk in 16, 32, 64 en 128GB.
O zaman bana bir seçenek sunuyor musun?Bied je me dan een keuze aan?
Başka bir seçenek daha var.Er is nog een ander alternatief.
Başka bir seçenek mümkün değildir .Innego wyboru nie mam.
"Biz her zaman kendimize çok güveniyorduk ve başka da bir seçenek yoktu.Nigdy nie było umowy, nigdy nie było żadnej innej opcji”.
Diğer ilaçları kullanamayan kişilerin %3'ü için bir seçenektir.Jest alternatywą dla tych 3% osób, u których występuje nietolerancja innych leków.
Ancak günümüzde dünya çapında yaygınlaşmasıyla birçok değişik seçenek sunulmaktadır.Do wyboru mamy parę możliwości przemieszczania się po świecie.
Oyuncunun isteğine göre, barışçı, savaşçı veya ikisin arasında oyun seçenekleri seçilebilir.Przebieg gry zależy od tego, czy gracz wybierze przemoc, czy pokojowe rozwiązania.
Belli bir miktar karşılığında 1000 kredi alıp bunu sunulan seçenekler arasında harcama imkanı mevcut.Dopiero gdy uzbiera się tysiąc szylingów, można wystąpić o pożyczkę.
2004 yılının önemli bir kısmı teknik seçeneklerin değerlendirilmesi ile geçti.Inni jednak poparli ogólną próbę oszacowania ryzyka ekonomicznego.
GitHub özel depolar için ücretli üyelik seçenekleri sunarken, açık kaynaklı projeler için ücretsizdir.GitHub udostępnia darmowy hosting programów open source oraz płatne prywatne repozytoria.
İleri düzey kullanıcılar için gelişmiş seçenekler.Posiada także inne opcje przeznaczone dla zaawansowanych użytkowników.
Genelde iki seçenek vardır.Najczęściej argumentują na dwa sposoby.
Bir seçenek Bulucu tercihlerine eklendi, kullanıcıya arama davranışını değiştirmek için izin verir.Zamiast tego, reklamowane są unikalne funkcje, które mogą przekonać użytkownika do zmiany wyszukiwarki.
Size önerdikleri oyun, seçeneklerden birinin kesinlikle daha parlak göründüğü bir seçimdir.Na urodzinach jednego z nich postanawiają dowieść, który z nich jest lepszy.
Yeni yamalar bizlere daha çok seçenek sunar.Kolejne dodatki wprowadzają dodatkowe możliwości wyboru.
Canlı CD'ler içinde üç temel seçenek bulunmaktadır.Na CD znalazły się trzy dodatkowe utwory.
Kalibre olarak da geniş seçenekleri bulunmaktadır.Do wyboru jest również szeroki zestaw broni.
Fakat, bu seçeneklerden hiçbiri geçerli değildir.Żadne z tych rozwiązań nie byłoby dobre.
Başlangıçta bunları ücretsiz indirmek mevcuttu, fakat daha sonra bu seçenek kaldırıldı.Niektóre z nich wydawały się z początku wiarygodne, ale później je odrzucono.
İmparator telaşlandı, zira önünde iki seçenek vardı.Król Jagiełło do wyboru miał dwie trasy.
O zamanlar animasyon tarzı için az seçenek mevcuttu.Do naszych czasów zachowało się słabej jakości facsimile.
Son seçenek ise Deniz Taksilerinin kullanılmasıdır.Innym sposobem jest skorzystanie z łodzi rybackich.
Bu motor, Airbus A380'e güç sağlamak için kullanılabilen iki seçenekten biridir.Lotnisko będzie zatem posiadać dwie bramki, mogące obsłużyć A380.
6 ya da 8 ileri vites üzerinden küçültme yapılarak 24 vitese kadar seçenek elde edilebilir.Warunkiem uzyskania wyniku pozytywnego jest uzyskanie, co najmniej 68 pkt. z 74 możliwych.
Birinci seçenek daha iyidir ve daha çok tercih edilir.Pierwsza możliwość wydaje się bardziej prawdopodobna.
Kanada'da, alfa blokerler hariç diğer ilaç tedavileri olası ilk seçenekler olarak önerilir.I Kanada rekommenderas alla dessa läkemedel, förutom alfa-blockerare, som möjliga förstahandsval.
İntravenöz metoklopramid ya da intranazal lidokain diğer potansiyel seçeneklerdir.Intravenös metoklopramid eller intranasalt lidokain är andra möjliga behandlingsalternativ.
Sorular çoktan seçmeli ve 4 seçeneklidir.Det finns 4 yrken att välja mellan och valet är bindande.
Seçenek olarak morfolojik özellikleri de kullanabilir.Den kan även vid behov ge en morfindos.
Ayrıca ticari olmayan seçenekler de bulunmaktadır.Det finns även miljövänliga alternativ .
Bu tür platformlar alternatif yatırım seçenekleri sunmaktadır.Avkastningen på alternativa investeringar.
2005'ten itibaren bu model'de yangın önleme sistemi bir seçenek olarak sunulmuştur.Ett annat dokument från 2015 stödde denna hypotes.
İşte burada kehriz düzenleri en doğru seçenektir.Dess viktigaste bestämmelser är följande.
Bursaspor benim için en iyi seçenekti.Frazer var den lyxigare varianten.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.Genetisk testning utgör därför ett opålitligt alternativ för diagnostisering av sjukdomen.
Birinci seçenek daha iyidir ve daha çok tercih edilir.Det första alternativet är att föredra.
Bu seçenek birçok Linux dağıtımında varsayılan olarak gelmektedir.Den fanns även med i många Linux-distributioner.
Başka bir seçenek mümkün değildir .Andra skäl är inte omöjliga.
Ancak ceketli adam ona bir seçenek sunar.Jaken frågar om han vill något med den här människan.
Sonraki yorumlamalar ise eğer seçenek sezgisel değilse geçerlidir.Felklassificering - När urvalet inte är det avsedda.
Bu seçenek performansın yükselmesine katkıda bulunur ve işletim sistemi desteğini daha kolay hale getirir.Därigenom skulle man uppnå ett större engagemang och använda sina medarbetares resurser mer effektivt.
Oyun, bunun yanında yeni bina seçenekleri ve yeni birimler sunmaktadır.Dessa ger spelet nya enheter och byggnader.
"Biz her zaman kendimize çok güveniyorduk ve başka da bir seçenek yoktu.Man litade oförbehållsamt på honom, men själv ansåg han sig aldrig ha gjort nog.

İlgili Sayfalar