saygın ile cümle
saygın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2011'de Kyoto Animasyon Ödülü yarışmasında saygın bir anma kazandı.Karya ini memperoleh sebutan kehormatan dalam kompetisi Kyoto Animation Award pada tahun 2011.
Ve İngiliz biliminin en saygın onur ödüllerine lâyık görülmüştür.Penghargaan tersebut disebut sebagai "penghargaan fiksi ilmiah paling prestisius di Britania Raya".
Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti.Dua kekaisaran itu sangatlah kuat.
Hem amacına erişmiş, hem de toplumun gözünde tekrar saygınlığını kazanmıştır.Maka pergilah orang itu, ia membasuh dirinya lalu kembali dengan matanya sudah melek.
Bu sınıftan kişiler çok saygındılar ve Etrusca disciplina uzmanlarıydılar.Tenung sangat umum di Etruria sehingga praktik ini kemudian dikenal sebagai disciplina Etrusca, sains Etruria.
2018 yılında Satranç'ın Sanatsal Değerlerinin Saygın Elçisi olarak ödül aldı.Năm 2018, ông nhận được giải thưởng Đại sứ Thiện chí về các Giá trị Nghệ thuật của Cờ vua.
Ana madde: Senato (Roma) Senato'nun yüksek yetkisi; değeri ve saygınlığından gelmekteydi.Bài chi tiết: SPQR Nền tảng quyền lực của viện nguyên lão xuất phát từ sự quý trọng và uy tín.
Halk kahramanı olarak saygınlık kazandı.Bà được vinh danh là nữ anh hùng dân tộc.
Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti.Do đó cả ba vị vua này đã cai trị khá gần nhau.
Özellikle eleştirel eserleriyle popüler olmuş ve saygınlık kazanmıştır.保全、敬哉とは特に親しくなった。
Özelikle Çukurovalı âşıklar arasında büyük saygınlığı bulunmaktadır.愛好家の間では高く評価されている。
Dünyanın en saygın şirket grupları arasında yer almaktadır.世界で最も尊敬を集める企業コンサルタント。
Görkemli saygınlıkları ve pek çok yengilerine karşın, Roma orduları yenilmez değildi.長期戦になれば、膨大な数のガリア軍でもローマ軍には勝てなかった。
Erkekler büyük golf turnuvaları profesyonel golfteki en saygın dört turnuvadır.メジャー選手権 - ゴルフ界で最も権威のある4つのトーナメント。
Bu görevi sırasında büyük bir saygınlık kazandı ve tanınmışlığını arttırdı.上院議員としての任務が非常に大きかったので、彼は名声を高めた。
W.E. aile içi saygının olduğu bir hayat istemektedir.リーの家族はプライバシーを求めた。
İnsanları son derece çalışkan ve saygındırlar.私は彼らに大きな敬意と誇りを持っている。
Ataerkil bir yapıya ve hakka saygınlık vardır.正宗白鳥、正宗厳敬など。
Hükümet, muhalefet üyelerinin saygınlığını sarsmak amacıyla onları eşcinsellikle suçlamıştır.この出家は義政の無責任さに対して帝王不徳の責を引いた挙として、世間から称賛を浴びた。
Dört kez Oscar'a aday gösterildiği için saygın bir aktris olarak değerlendirilmektedir.自身オスカーに2度ノミネートされた他、自身の映画からオスカー候補俳優を4人生み出した。
Uluslararası saygınlığını kaybetmiştir.ミス・インターナショナルの参加資格も失う。
Medici Bankası Avrupa'nın en başarılı ve saygın bankalarından biri olmuştur.美第奇银行是欧洲最兴旺和最受尊敬的银行之一。
Saygın bir tanrıça olmasına rağmen Nemesis Ekho ve Narkissos gibi ölümlülere çok fazla acılar yaşatmıştır.涅墨西斯虽然是一位受人尊敬的女神,但她也曾给诸如厄科和那耳喀索斯这样的凡人带去很多伤痛。
Aynı zamanda saygın bir kadın hakları eylemcisiydi.她也是妇女权利的积极倡导者。
Saygın mağazalar için hediye sertifikaları sıklıkla Japonya'da resmî hediye olarak verilir.來自高級百貨公司的禮券經常被當作正式的禮物來贈送。
1967-68 sezonunu, beşincilikle saygın bir şekilde bitirdiler, sonraki sezonda da altıncı sıradalardı.1967–68年球季獲得不俗的第 5 位,翌季亦能以第 6 位完成。
Babası 1841 Kasım'ında bu hocayı kovmuş, bunu yerine James'i saygın Edinburgh Akademisi'ne göndermiştir.他的父亲1841年11月辞退了这位家教,然后经过认真考虑将麦克斯韦送到负有盛名的爱丁堡公学就读。
Onlar, insanların dürüst, saygın ve güvenilir olduğuna inanırlar.他们往往相信,大多数人是诚实、正直和值得信赖的。
Erkekler büyük golf turnuvaları profesyonel golfteki en saygın dört turnuvadır.四大賽指高爾夫球比賽中四項主要的男子賽事。
Bu durum sizin kendine olan saygınızı etkiler ve benlik saygınızı düşürebilir.你可能希望別人對你有禮貌,並且以尊重的方式對待你。
Lorenzo'nun ölümünden sonra oğlu Piero aynı saygınlığı kazanamadı.不,德羅哥之子佛羅多,我不需要這樣的勝利。
Üçüncü parfümüne, gruba duyduğu saygının bir sonucu olarak Killer Queen adını verdi.또한 자신의 세 번째 향수의 이름으로 킬러 퀸(Killer Queen)으로 정하면서 밴드에 대한 경의를 표했다.
Medici Bankası Avrupa'nın en başarılı ve saygın bankalarından biri olmuştur.메디치 은행은 유럽을 통틀어서 가장 부유하고 훌륭한 은행이었다.
Uluslararası saygınlığını kaybetmiştir.이는 국제적 명성을 발화시켰다.
Bu kuşkucuların pek çoğu çok saygın deneysel fizikçilerdi – Lenard’ın kendisi Fizik alanında Nobel adayıydı.이런 의심을 하는 사람들은 대부분 유명한 실험 물리학자였으며, 레나르트는 노벨 물리학상 수상자이기도 하다.
Ashâb arasında da Kur'an'a konu olmasından dolayı saygın bir konuma geldi.그는 수양론에 있어서는 성경(誠敬)을 주된 목표로 삼았다.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.자신을 객관화하는 것은 자아존중감을 갖는 첫 단추이다.
Beagle 2 Ekim 1836'da Britanya'ya döndüğünde Darwin saygın bir doğabilimci olarak tanınmıştı.1836년 10월 2일 비글호가 콘월주의 팰머스에 도착했을 때, 이미 다윈은 유명인사가 되어 있었다.
Köy halkı bölgede saygındır.당연히 마을 사람들에게 존경받는다.
Mr. Walter Vincy & Mrs. Lucy Vincy — İmalatçı, saygın bir aile.מר וולטר וינסי ומרת לוסי וינס - משפחת סוחרים מכובדת.
Campiello Ödülü (Premio Campiello), her yıl İtalya’da yayımlanan bir kitaba verilen saygın bir ödüldür.פרס קמפיאלו (איטלקית: Premio Campiello) הוא פרס ספרותי יוקרתי, המוענק מדי שנה באיטליה.
Kentte saygın bir senfoni orkestrası da vardır.לעיר גם תזמורת סימפונית.
Joliot-Curie'nin iki çocuğu Hélène ve Pierre de saygın bilim insanları arasındadır.שני ילדיהם של הזוג ז'וליו-קירי, הלנה ופייר, גם הם מדענים ידועים.
Aynı zamanda saygın bir kadın hakları eylemcisiydi.לצד זאת היא גם הייתה פעילה למען זכויות נשים.
Saygın bir tanrıça olmasına rağmen Nemesis Ekho ve Narkissos gibi ölümlülere çok fazla acılar yaşatmıştır.על אף היותה אלה מכובדת, הביאה הרבה צער ומוות לאלים כגון אקו ונרקיסוס.
"Ben, benim çocuklarımın ad ve saygınlık güvenliklerini sağlamalıyım.אגן על רווחתם וביטחונם של בני ארצי, ואדאג לחידושם ולעוצמתם של הלאום והמולדת".
Joliot-Curie'nin iki çocuğu Hélène ve Pierre de saygın bilim insanları arasındadır.И двете деца на Жолио-Кюри, Елен и Пиер, също са смятани за учени.
Din ve devlet iki ayrı saygın yapıdır.Оттогава църква и държава стават две отделни институции.
Köy halkı bölgede saygındır.Жителите на селото са му признателни.
Dünyanın en saygın tüm zamanların en iyi gitar virtüözlerinden biri olarak gösterilir.Така бързо се превръща в един от най-добрите китаристи на своето време.
Melankonik ve hüzünlü,bir süperyıldızın trajik saygınlıktan düşüşünü tasvir etmektedir.Мъдър воин, намиращ се под знака на трагическата ирония.
Almanya'da saygınlığı bulunan birçok ödül almıştır.Той печели Голямата награда на Германия.
Halk kahramanı olarak saygınlık kazandı.Честван е като национален герой.
1105 yılı Ocak ayında Mainz'da bazı prensler ona saygınlığını belirttiler.За своите достижения през юни 1928 на Уилкинс му е присъдено рицарско звание.
Bashō öğrencileriyle Haikai şiirini yenilemiş ve ona ciddi bir edebiyat saygınlığı kazandırmıştır.Bashō je obnovio sa svojim učenicima pjesništvo haikai, i uspio da bude prepoznato kao ozbiljna literatura.
Rybak, saygın bir ödül olan Anders Jahres Ödülü'ne 2004 yılında layık görülmüştür.Rybak 2004. biva nagrađen cijenjenom Nagradom za kulturu Anders Jahres.
Beagle 2 Ekim 1836'da Britanya'ya döndüğünde Darwin saygın bir doğabilimci olarak tanınmıştı.Keď sa Beagle 2. októbra 1836 vrátil, Darwin bol už vo vedeckých kruhoch vyhľadávanou osobnosťou.
Bunun sonucunda krallık saygınlığını kaybetti.Reálne tak stratil guvernér svoje právomoci.
Orman genişledikce köyde saygınlığım arttı.Ako sa rozvíjal hrad, rástla aj osada v podhradí.
Kentte saygın bir senfoni orkestrası da vardır.V meste tiež funguje niekoľko symfonických orchestrov.