saygın ile cümle

saygın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Günümüzde müzik sanayisindeki en saygın şirketlerdendir.Je to doteraz najdrahší kontrakt v hudobnom priemysle.
Barak Baba, sarayda oldukça saygındır.Najväčšiu pozornosť si zaslúži barokový Veľký palác.
Rybak, saygın bir ödül olan Anders Jahres Ödülü'ne 2004 yılında layık görülmüştür.Rybak je leta 2004 prejel prestižno nagrado Anders Jahres kulturpris.
"Amor prohibido" 1995 BMI Müzik Ödülleri'nde saygın bir ödül aldı.Pridobljeno dne 4.9.2010. "Amor Prohibido nagrajena z nagrado »BMI Pop Music Award«".
Yoldaşlık İngiltere'nin en iyi seherbâzlarından ve saygın büyücülerinden oluşmuştur.Je ena najstarejših čistokrvnih čarovniških družin v Veliki Britaniji.
İnsan nezaketi ve onurunu saygin tutmak.Prijala mu je človeška čast in slava.
Yang, Tang kuvvetlerinin kaleye baskınlarını geri çevirmesiyle krallığı koruyarak saygınlık kazanmıştır.Kralj, ki se boji kardinalove moči, se na tihem veseli zmage.
Arazinin ve tapınağın önemi ve sahip olunan sürülerin büyüklüğü, saygınlığın ölçüsü sayılıyordu.Velikost črede je odražala tudi prestiž in pomembnost posestva ali svetišča kot njenega lastnika.
Halk kahramanı olarak saygınlık kazandı.Veljal je za ljudskega junaka.
Uluslararası saygınlığını kaybetmiştir.Tačiau, jo tarptautinė reputacija išlieka.
Medici Bankası Avrupa'nın en başarılı ve saygın bankalarından biri olmuştur.Medičių bankas buvo viena iš labiausiai klestinčių ir gerbiamų institucijų Europoje.
Ancak, Milletler Cemiyeti uluslararası alandaki saygınlığını yitirmişti.Sovietai prarado reputaciją tarptautinėje arenoje.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Neatsargumas – kaltės forma.
Kongresi'nde saygınlığı iade edildi.Eelnõu saadeti tagasi Kongressi.
Kentte saygın bir senfoni orkestrası da vardır.EKÜ juures tegutses ka sümfooniaorkester.
Doom, underground hip hop dünyasında oldukça saygın bir yere sahiptir.D12 on olnud üheks olulisemaks bändiks underground hiphopis.
Man Booker Ödülü (İngilizce: Man Booker Prize for Fiction), dünyanın en saygın edebiyat ödüllerinden biri.Bookeri auhind (inglise Man Booker Prize for Fiction, ka Booker Prize) on Suurbritannia kirjandusauhind.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.A spravíš Áronovi, svojmu bratovi, sväté rúcha na slávu a na ozdobu.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.A sprawisz szaty święte Aaronowi, bratu twemu, na cześć i na ozdobę.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.A uděláš roucha svatá Aronovi bratru svému k slávě a k ozdobě.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Buatlah pakaian imam untuk Harun, supaya ia kelihatan terhormat
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.És csinálj szent ruhákat Áronnak a te atyádfiának, dicsõségére és ékességére.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Farai per Aronne, tuo fratello, abiti sacri, che esprimano gloria e maestà
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Farás vestes sagradas para Arão, teu irmão, para glória e ornamento.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Fratelui tău Aaron, să -i faci haine sfinte, ca să -i slujească de cinste şi podoabă.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Harás vestiduras sagradas para tu hermano Aarón, que le den gloria y esplendor
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.In naredi Aronu, bratu svojemu, sveta oblačila, za čast in za kras.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Ja teetä veljellesi Aaronille pyhät vaatteet, kunniaksi ja kaunistukseksi.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.네 형 아론을 위하여 거룩한 옷을 지어서 영화롭고 아름답게 할 지니
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Ngươi hãy chế bộ áo thánh cho A-rôn , anh ngươi , để người được vinh_hiển trang_sức .
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Ngươi hãy chế bộ áo thánh cho A-rôn, anh ngươi, để người được vinh hiển trang sức.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Och du skall göra åt din broder Aron heliga kläder, till ära och prydnad.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Og du skal gjøre hellige klær for Aron, din bror, til ære og til pryd.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Og du skal tilvirke din Broder Aron hellige Klæder til Ære og Pryd,
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Tu feras à Aaron, ton frère, des vêtements sacrés, pour marquer sa dignité et pour lui servir de parure.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Und sollst Aaron, deinen Bruder, heilige Kleider machen, die herrlich und schön seien.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Και θελεις καμει στολην αγιαν εις τον Ααρων τον αδελφον σου προς δοξαν και τιμην.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.И да направиш свети одежди на брата си Аарона, за слава и великолепие.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.И сделай священные одежды Аарону, брату твоему, для славы и благолепия.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.ועשית בגדי קדש לאהרן אחיך לכבוד ולתפארת׃
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.واصنع ثيابا مقدسة لهرون اخيك للمجد والبهاء.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.你 要 給 你 哥 哥 亞 倫 作 聖 衣 為 榮 耀 、 為 華 美
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.你 要 給 你 哥哥 亞倫 作 聖衣為榮耀 、 為華美
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.이 소년이 그 일 행하기를 지체치 아니하였으니 그가 야곱의 딸을 사랑함이며 그는 그 아비 집에 가장 존귀함일러라
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.Юноша не умедлил исполнить это, потому что любил дочь Иакова. А он более всех уважаем был из дома отца своего.
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.ולא אחר הנער לעשות הדבר כי חפץ בבת יעקב והוא נכבד מכל בית אביו׃
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.ولم يتأخر الغلام ان يفعل الامر. لانه كان مسرورا بابنة يعقوب. وكان اكرم جميع بيت ابيه.
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.那 少 年 人 作 這 事 並 不 遲 延 、 因 為 他 喜 愛 雅 各 的 女 兒 . 他 在 他 父 親 家 中 也 是 人 最 尊 重 的
Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakupun kızına aşıktı.那 少年人 作 這事並 不 遲延 、 因為 他 喜愛 雅各 的 女兒 . 他 在 他 父親 家中 也 是 人 最 尊重 的
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Aber das zeigt, dass es an Boden gewinnt, es wird respektabler.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Ale to ukazuje, že si získávají půdu pod nohama, získávají si respekt.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Dar câștigă teren, se pare, începe să fie respectat.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.De amit igazából láthatunk ebből, az a térnyerése, hogy növekszik a jó híre.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.하지만 이것이 의미하는 바는 비트코인이 기반을 다지고 있으며 인정받고 있다는 의미입니다.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Maar het geeft aan dat het terrein wint en respect verkrijgt.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Ma dimostra di prendere piede e di guadagnare in reputazione.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Mais il est en train de gagner du terrain, il gagne en respectabilité.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Mas o que isto nos mostra, é que o Bitcoin está a ganhar terreno, está a tornar-se mais respeitado.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Men hvad, det viser, er, at det er ved at vinde en slags terræn, det opnår agtværdighed.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Nhưng vấn đề chính cần được nhìn thấy ở đây là nó đã có chỗ đứng, nó đang dần được coi trọng.

İlgili Sayfalar