saygı ile cümle
saygı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gençler yaşlılarına saygı duymalıdır.Young people should respect their elders.
Tom'un saygın olduğunu biliyorum.I know that Tom is reputable.
Saygı duyulmak istiyorum.I want to be respected.
Tom saygımızı hak ediyor.Tom deserves our respect.
Şirkette Mary'nin saygı duyduğu tek erkek Tom'dur.Tom is the only man at the company that Mary respects.
Tom Mary'nin kararına saygı göstermeli.Tom needs to respect Mary's decision.
Mary'nin çocukları azılı ve saygısız.Mary's children are unruly and disrespectful.
Biri yasalara saygı göstermelidir.One must respect the laws.
Tom'a saygı duyuyoruz.We respect Tom.
Tom saygı görmek istiyordu.Tom wanted to be respected.
Tom saygılı değildi ama Mary saygılı idi.Tom wasn't respectful, but Mary was.
Tom saygın biridir ama Mary değildir.Tom is reputable, but Mary isn't.
Tom'un saygısız olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think Tom was being disrespectful?
Sami annesine saygı duyuyordu.Sami respected his mother.
Sami'nin ailesi Kahire'de çok saygındı.Sami's family was much esteemed in Cairo.
Tom'un benlik saygısı ciddi bir darbe aldı.Tom's self-esteem suffered a severe blow.
Sami çok saygılıydı.Sami was very respectful.
Sami, babasının saygısını kazanmak için çok çalıştı.Sami worked very hard to earn his father's respect.
Sami'nin biraz saygı öğrenmesi gerekir.Sami needs to learn some respect.
Sami bencil ve saygısızdı.Sami was selfish and disrespectful.
Sami, Leyla'ya saygı göstermek için mezarlığa gitti.Sami went to the cemetery to pay his respects to Layla.
Sami toplumda saygın bir liderdi.Sami was a respected leader in the community.
Sami ona hiç saygı duymadı.Sami did not respect that at all.
Tom'un saygısız olduğunu biliyorum.I know Tom was disrespectful.
Tom'un verdiği her karara saygı göstereceğim.I'll respect any decision Tom makes.
Bunu Tom'a olan saygımdan yapıyorum.I'm doing this out of respect for Tom.
Onlar kaba ve saygısız.They are rude and disrespectful.
Kaba ve saygısızsın.You're rude and disrespectful.
Saygı göstermelisin.You must show respect.
Tom'un takım arkadaşlarının hepsi ona saygı duyuyor gibi görünüyor.All of Tom's teammates seem to respect him.
Tom öğretmenlerine karşı çoğu zaman saygısızdır.Tom is often rude to his teachers.
Tom bana saygısızlık etti.Tom has been disrespectful to me.
Arkadaşlarınıza saygılı davranın.Treat your friends with respect!
Dostlarınıza karşı saygılı olun.Treat your friends with respect!
Saygı göstermen gerek.You need to show respect.
Saygı göstermek zorundasın.You have to show respect.
İnsanlara her zaman saygılı davranmaya çalışıyorum.I always try to treat people with respect.
Cezayir insan haklarına saygı göstermiyor.Algeria does not respect human rights.
İnsan yasalara saygı göstermelidir.One must respect the law.
Cahil anlamaz, saygısız dinlemez.An ignorant person won't understand, and an impudent person won't listen.
Yanni'nin kendine saygısı yok.Yanni doesn't respect himself.
Saygı bir hak değildir, kazanılır.Respect isn't a right. It's something you earn.
Kahraman, ödenen bedel nedeniyle saygıdeğer bir unvandır.Hero is a venerable title, because of the price paid.
Kahraman, ödenen bedel nedeniyle saygıdeğer bir ünvandır.Hero is a venerable title, because of the price paid.
Saygıdeğer iş kadını Afrika'da hayır işlerine katılacak.The venerable business woman will participate in charity work in Africa.
Mahremiyet hakkınıza saygı duyuyorum.I respect your right to privacy.
Bu dünyanın yalnızca sevilebilecek ve saygı duyulabilecek en olağanüstü ırkı.This is the most extraordinary race of the world that can only be loved and respected.
Etiyopya'nın dışında, Haile Selassie büyük prestij ve saygı görmeye devam etti.Outside of Ethiopia, Haile Selassie continued to enjoy enormous prestige and respect.
Mattie Fae'nin Küçük Charles'a saygı duymasını sağlamak için çaba gösterir.He struggles to get Mattie Fae to respect Little Charles.
İmzaladığı insan hakları yükümlülüklerine saygı göstermesini İran'dan bekliyoruz. "We look to Iran to respect the human rights obligations it has signed up to".
Van Gogh ciddi ve saygılı bir çocuktu.Van Gogh was a serious and thoughtful child.
Ayrıca Perkins'e saygı duyduğunu söyledi.He also told Perkins that he had respect for him.
"Güney: MİT'e saygım var"."Güney: MİT'e saygım var" (in Turkish).
Cenazenin ardından Baltimore Governor's Mansion'da bir saygı töreni yapıldı.Following the funeral, a tribute was held at the Baltimore Governor's Mansion.
Bu programda Mina, bir süre önce hayatını kaybeden Luigi Tenco'ya saygı konseri verdi.The program presented Mina's homage to Luigi Tenco, who had recently died.
Steppenwolf Tiyatrosu, o geceki gösteri şovunu saygı jesti olarak iptal etmiştir.The Steppenwolf Theatre cancelled that night's show as a gesture of respect.
Mr. Walter Vincy & Mrs. Lucy Vincy — İmalatçı, saygın bir aile.Walter Vincy and Lucy Vincy — A respectable manufacturing family.
Suçlular yasaya saygı göstermeden dolaşamazlar; davranışların sonuçları vardır.Criminals cannot just run around without regard for the law; actions have consequences.
Bugün, politik bir yenilikçi ve yazar olarak saygı görmektedir.Today, he is respected as a political innovator and writer.
İnsanlar eşcinsel olarak meydana çıkıp saygı istemeye başladılar.People began to appear in public as homosexuals, demanding respect.