Eğer seni yalancı sayarlarsa, üzülme. Bu yeni bir şey değil.And if they belie thee, then surely those before them have also belied.
Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar."Verily, I fear that they will belie me,
“Ya Rabbî” dedi, “Korkarım ki beni yalancı sayarlar, benim de göğsüm daralır, dilim tutulur.He said: "My Lord!
ALLAH'ın elçiliğini duyuranlar sadece O'nu sayarlar ve ALLAH'tan başka hiç kimseden çekinmezler.Those who convey the Message of Allah and fear Him, and fear none save Allah.
O'ndan ne dilediyseniz size verdi. ALLAH'ın nimetlerini sayarsanız bitiremezsiniz.If you count the blessings of Allah, you will never number them.
Ayetlerimizi yalan sayarak inanmamış olanların kökünü kuruttuk.And We eliminated those who denied Our signs, and they were not [at all] believers.
Bu kartı doğru sayar ve bir sonrakini gösterirCounts this card as correct and shows the next card
Bu kartı yanlış sayar ve bir sonrakini gösterirCounts this card as incorrect and shows the next card
Değişiklikleri yok sayar. Tekrar uyarılmayacaksınız.Ignore the changes. You will not be prompted again.
Sayarı, "Hızlı bir geçiş olacağını sanmıyorum."I don't think that a rapid transition is in order.
Tohum sayma makineleri (Tohum sayaçları) tohumları araştırma ve paketleme amacı için sayar.Seed counting machines (Seed counters) count seeds for research and packaging purposes.
Onlara yönelik her bir saldırıyı bize yapılmış sayarız.Aller Zwang ist ihm verhaßt.
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.Es wohne im Herzen jedes Wesens und bleibe doch in Wahrheit ungeteilt.
Birçok din yalanı yasaklar örneğin, İbrahimi dinler yalanı günah sayarlar.So gilt Gotteslästerung in vielen Religionen als schwerer Verstoß.
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".Wer eine Handlung sich selbst zuschreibt und nicht ausschließlich Gott, befindet sich in Unwissenheit.
Andalar birbirlerini kardeşlerinden daha ileride korur, sayar ve kayırmaya çalışırlar.Die Brüder versuchten, sich zu übervorteilen, zu befehden und betrachteten einander argwöhnisch.
Bleuler, ambivalensi şizofreninin birincil belirtisi sayar.Für Bleuler war die Ambivalenz das Hauptsymptom der Schizophrenie.
(İkincisiyle yalnızca 1984 Alternatif Olimpiyatlarını sayarsak).(Interview anlässlich ihres bevorstehenden 80. Geburtstags).
Tacitus aynı zamanda kötü beslenmeyi de sebeplerden birisi olarak sayar.Tacitus beschreibt sie allerdings auch als lasterhaft.
Bu genellikle her döngü için yineleme sayısını sayarak yapılır.Sie wird zumeist nach jedem Turnier aktualisiert.
Türk Ceza Kanunu çocuklara eziyet olarak kabul edilebilecek eylemleri suç sayar.La loi reconnaît donc l'irresponsabilité pénale absolue pour les enfants.
(İkincisiyle yalnızca 1984 Alternatif Olimpiyatlarını sayarsak).(1948 sera la seule Olympiade où il n'y eut pas de repêchages).
Her insan sayar.Cada persona cuenta.
Kim bunları sayarsa cennete girer.Quien los cuente entrará en el Paraíso.
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".En cambio, quien padece un vicio no se da cuenta de él.
Eğer eğimli zırhı ve uzun top namlusunu yok sayarsak Panther tankı tipik bir Alman tankıdır.Exceptuando el blindaje inclinado y el cañón sobresaliente, el Panther era un diseño alemán convencional.
Onu da köpeklerin, atası sayarlardı.Además, veneraban los huesos de sus antepasados.
Charles ağabeyini çok sevip sayardı ve onu kendine örnek olarak kabul etmişti.El propio Carlos adoraba a su hermano e intentaba emularlo.
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.Defiende lo suyo contra todo, sin importar las consecuencias.
Faziletli bir şehrin reisinde bulunması gereken 12 özellik sayar.Qué maravilloso lugar para ir a vivir a 12 millones de personas.
Yasağı masağı sayar mı?¿Bendecir la mesa?
Toplantı halinde olan Parlamento ise Devlet Başkanının kararını geçersiz sayar.De esta manera, el parlamento co-gobierna con el jefe de estado de manera indirecta.
“Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa.«Recuerda el día de sábado, para santificarlo.
(Kimi tarihçiler bu savaşlardan sonraki Açe seferini de Hint seferinin devamı sayarlar.)(Los anfitriones invitados a veces parodiaron ese gesto.
Üç adım sayarak sağ tarafa ilerlenip sekerek başlangıç noktasına geri gelinir.Svoltando a destra invece si ritorna verso Asso, per ritornare al punto di partenza.
O para üstünü nadiren sayar.Он редко проверяет сдачу.
Şabat Günü'nü kutsal sayarak anımsa.Помни день субботний, чтобы святить его.
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".Но кто их оставил, неизвестно (неопр.).
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.Ему подчинено всё в мире, ничто не совершается без его воли и без его ведома.
Onlara yönelik her bir saldırıyı bize yapılmış sayarız.Причём наступали они со всех сторон.
Charles ağabeyini çok sevip sayardı ve onu kendine örnek olarak kabul etmişti.Карл не любил брата и весьма опасался его, как претендента на трон.
Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.В возрасте около 20 лет заинтересовался литературой.
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.أن مفسره لا يكون إلا جملة، ولا يشاركه في هذا الضمير.
Bu genellikle her döngü için yineleme sayısını sayarak yapılır.Descreve um determinado ritmo que as palavras estabelecem em cada verso.
Kim bunları sayarsa cennete girer.Aplicarão-se bem à obediência, que as conduzirá ao Céu.
Historia Augustanın yazarı onun adını Otuz Tiran arasında sayar.A História Augusta também o enumera entre os chamados Trinta Tiranos.
Bazı dini mezhepler İngiltere-Galler'i bir sayarak örgütlenmelerini yapmışlardır.Os membros de algumas ordens religiosas Anglicanas praticam a autoflagelação com disciplinas.
Ned ise Will'i öldürmeden önce sıfatlarını sayarak Will'in başını keser.No entanto, Gina bebe o seu drinque antes que Will o esmague.
Yasağı masağı sayar mı?Manter a quota de mercado?
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".Wie wijs is, maar zijn wijsheid niet deelt is een onwetende.
Dendiğine göre Tanrı onun gözyaşlarını sayar.Zal hij jouw lot betreuren met echte tranen?
“Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa.Neem de sabbat in acht, het is een heilige dag.
Bu genellikle her döngü için yineleme sayısını sayarak yapılır.Zij doen dat meestal door paarsgewijze vergelijking van elk criterium.
Onlara yönelik her bir saldırıyı bize yapılmış sayarız.Op zijn weg kwam hij allerlei rovers tegen.
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".Komu darować (Wiedzieć, by Nie Wiedzieć), przeł.
Nibbler'ın halkı, Nibblonianlar, onu "Ulu Kişi" sayarlar.Rodacy Nibblera, Nibblonianie, czczą go okrzykiem „O Boski!”.
Kimi Protestan kitabı apokrif sayar.Protestanci uznają księgę za apokryf.
“Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa.16Pamiętaj, abyś święcił dzień szabatu.
İşte bunun için deriden otuz iki sanat sayarlar, hepsi Ahi Evren’i pir tanırlar.Wydało ono dwa z trzech przypisanych mu wyróżników: KO i KG (nieużywanym wyróżnikiem było KY).
Charles ağabeyini çok sevip sayardı ve onu kendine örnek olarak kabul etmişti.Ren bardzo lubi swojego starszego brata i uważa go za wzór do naśladowania.