Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".Måla finns det förresten ingen som kan lära dem numera!”.
Ardından sağlık uzmanı, cildin üzerindeki küçük kırmızı noktaları sayar.Sjukvårdspersonalen räknar sedan alla små röda prickar på huden.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA räknar dubbelalbum mot certifikat två gånger om speltiden är över 100 minuter.
“Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa.Tänk på att hålla sabbatsdagen helig.
Dergi Zeki Sayar’ın emekli olmasının ardından yayın hayatına son vermiştir.Tidningen speglar livet efter pensioneringen.
U.S. News & World Report 2016, üniversiteyi ilk 10 Birleşik Krallık üniversitesi arasında sayar.U.S. News & World Report rankade 2016 universitetet som arabvärldens tionde främsta.
Ardından sağlık uzmanı, cildin üzerindeki küçük kırmızı noktaları sayar.Потім медичний працівник підраховує всі невеликі червоні плями на шкірі.
Charles ağabeyini çok sevip sayardı ve onu kendine örnek olarak kabul etmişti.Карл не любив брата і дуже його остерігався, як претендента на престол.
Faziletli bir şehrin reisinde bulunması gereken 12 özellik sayar.В ідеалі, для країни повинні використовуватися 12 опитувань.
O hızlı sayar.Він швидко лічить.
O hızlı sayar.Вона швидко лічить.
O hızlı sayar.Вона швидко рахує.
Atom saati, atomların rezonans frekanslarını sayarak zamanı ölçen bir saat çeşididir.Atomové hodiny jsou přesné hodiny, které měří čas na základě rezonanční frekvence plných atomů.
Herkes birbirini sever ve sayar.Milujeme a nenávidíme všechny.
O yüzden Osmanlı Padişahları femanlarda özllikle unvanlarını sayarken Hünkar unvanını kullanmıştır.Zelení mužíčci se totiž při přebírání krymských institucí chovali k jejich zaměstnancům velmi uctivě.
Gürcü geleneksel tarihi Abotsi’yi eski çağlardan beri Kartli Krallığı'nın bir parçası sayar.Otázka literárních žánrů hrála v dějinách poetiky klíčovou úlohu už od antiky.
Eğer eğimli zırhı ve uzun top namlusunu yok sayarsak Panther tankı tipik bir Alman tankıdır.Exceptând blindajul înclinat și tunul, Panther era un proiect german convențional.
Sihizm ruhu (atma) bir Tanrı (Parmatma) olan “evrensel ruh”un bir parçası olarak sayar.Sikhismul consideră Sufletul (atma) ca fiind o parte din Sufletul Universal, ce este Dumnezeu (Parmatma).
O hızlı sayar.El numără repede.
Her insan sayar.Fiecare persoană contează.
Ardından sağlık uzmanı, cildin üzerindeki küçük kırmızı noktaları sayar.Ezután megszámolja az apró vörös pontokat a bőrön.
Sayı sayarken sürekli karıştırır.Mindig együtt jár a számbeli egyeztetéssel.
Atom saati, atomların rezonans frekanslarını sayarak zamanı ölçen bir saat çeşididir.Atomikello on kello, joka käyttää atomien resonanssitaajuuksia ajan mittaamiseen.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA laskee yli 100 minuuttiset albumit kahteen kertaan.
Dürzîler, kendilerini Arap ırkından sayarlar.Αχ, θα σε κλέψω μέσ' απ' την Αραπιά.
Yasağı masağı sayar mı?Overholder du kyskhedsloven?
Eski Mısırlılar bunlardan korkar ve mukaddes sayarlardı.De gamle egyptere kendte og dyrkede hør.
Bu genellikle her döngü için yineleme sayısını sayarak yapılır.Denne prosessen blir som regel gjentatt flere ganger for hver munnfull.
Onlara yönelik her bir saldırıyı bize yapılmış sayarız.De skatter hver etter sin byrd.
Ardından sağlık uzmanı, cildin üzerindeki küçük kırmızı noktaları sayar.Petugas kesehatan tersebut akan menghitung bintik-bintik merah kecil di kulit pasien.
Herkes birbirini sever ve sayar.Mereka hidup saling mencintai dan menghargai.
Atom saati, atomların rezonans frekanslarını sayarak zamanı ölçen bir saat çeşididir.Jam atom adalah sebuah jenis jam yang menggunakan standar frekuensi resonansi atom sebagai penghitungnya.
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.Masing-masing mempunyai karakteristik sendiri dan cara pengolahannya pun juga tidak sama.
Allmusic'ten Johnny Loftus ise Evanescence'ı alternatif metal türünün altında sayar.Johnny Loftus của Allmusic đưa Evanescence vào thể loại Alternative Metal.
Dendiğine göre Tanrı onun gözyaşlarını sayar.Thiên Chúa sẽ lau sạch nước mắt họ.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA gấp đôi các album kép khi tính doanh số nếu album vượt quá 100 phút về thời lượng.
Ned ise Will'i öldürmeden önce sıfatlarını sayarak Will'in başını keser.Ned đưa ra bản án và chém đầu Will.
Kız bu teklifleri kabul etmeyince bunu gurur meselesi sayarak yorumlar üretmeye başlarlar.Nếu bạn chưa biết gì về bài hát này, hãy mở trình duyệt của bạn ngay.
Kim bunları sayarsa cennete girer.これに近づいた者は矢印の方向に誘導される。
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.毎回彰人にしぼられるが全く懲りない。
Charles ağabeyini çok sevip sayardı ve onu kendine örnek olarak kabul etmişti.チャールズは自分と同じ存在に出会えたことに喜び、彼女を家族として迎え入れた。
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".編著者は不詳。
Dendiğine göre Tanrı onun gözyaşlarını sayar.主はしかるべき時に我らの涙を数える。
Birçok din yalanı yasaklar örneğin, İbrahimi dinler yalanı günah sayarlar.また、アブラムシ同様に排泄物がすす病を引き起こすことが多い。
Kitapta bir başkanın erdemlerini sayar.著書に『指導者の資格』がある。
Dergi Zeki Sayar’ın emekli olmasının ardından yayın hayatına son vermiştir.『COMICばく』終刊後、退職。
Gençler, yaşlıyı sayar, yaşlılarsa gençleri severdi.年上好きで、古庄を慕う。
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".举无遗算,仕匪遭时,何兹皓首,不识丹墀。
Onlara yönelik her bir saldırıyı bize yapılmış sayarız.用以攻擊,皆所宜也。
Kitapta bir başkanın erdemlerini sayar.著作中也有列出統治者的職責。
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.他無所依而住,亦不執取世間的一切。
Dendiğine göre Tanrı onun gözyaşlarını sayar.帝亦为之洒泪。
Bir destek bulduğu anda kendini kurtarmış sayar.離開根據地時為救他們而犧牲了自己。
Kendi aralarında paslaşırken ona kadar (her bir pası) yüksek sesle sayarlar.이들 중 수면(睡眠)은 면(眠)이라고도 하며, 악작(惡作)은 회(悔)라고도 한다.
Bir kimse ki semahı oyuncak sayar, o cahildir".그것을 가지면 악을 저지를 수 없는 체득적(體得的) 지식이라 하겠다.
Eğer eğimli zırhı ve uzun top namlusunu yok sayarsak Panther tankı tipik bir Alman tankıdır.ללא התותח והשריון המשופע, היה הפנתר טנק גרמני טיפוסי.
Yasağı masağı sayar mı?מי יעודד את רשוש?
Bu genellikle her döngü için yineleme sayısını sayarak yapılır.כלל זה חל על כמעט כל תנועה.
Ardından sağlık uzmanı, cildin üzerindeki küçük kırmızı noktaları sayar.След това преброява всички малки червени петна по кожата.
Bu genellikle her döngü için yineleme sayısını sayarak yapılır.Обикновено се полагат много усилия за постигането на относителен консенсус по всяко решение.