sayılmaz ile cümle

sayılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kız o kadar zorlu sayılmazmış ! Onu zindana atın !she is not as tough as I thought! take her to dungeon!
Aslında bu tam olarak doğru sayılmaz.Well, this isn't exactly true.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Not quite the whole truth. Anyway.
Sıcak değil mi ? pek sayılmaz... fena değilDoc, aren't you hot? No. I'm fine.
Ama bu pek iyiye işaret sayılmaz.But this is rarely a good sign.
Yani pek uzun bir zaman sayılmaz.So it was not a lot of time.
Ve burada da 3 tane tura var yani bu sayılmaz.And then this is 3 heads, so that doesn't count.
Abi, babamız öldü ! ne yapacaksın ? Biliyorsun miras pek fazla sayılmaz !Brother, our father is gone ! what will you do ? as you know, the heritage is not so much!
Bu bir TED Ödülü sayılmaz, ama laboratuvarımızdan ayrıcalıklı bir tişört.It's not quite the TED Prize, but it is an exclusive t-shirt from our lab.
2 ortadaki sayı sayılmaz çünkü ikiden küçük 2 sayı, ikiden büyük 3 sayı var.I mean 2 is not the middle number because there's two less than and three larger than it.
Bu kişiler pek stratejik davranıyor sayılmaz.They're not being really strategic at all.
Hayır, pek sayılmaz.No, not at all.
Pek zarif bir isim sayılmaz.Not a very snappy name.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.It's not foie gras because it's not gavage.
Daha çok geç sayılmaz.It's not too late.
Pekâlâ, pek sayılmaz!Well, not exactly!
Bu, onun şahsına bir saldırı sayılmaz mı?Isn't that an attack on his character?
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.I can't count on my brother. i don't trust him too.
Diğer durak çok uzak sayılmazdı.The next station wasn't for miles.
Bu işte pek de iyi sayılmazsınız değil mi?You're not very good at this, are you?
Bu pek kontrollü bir iniş sayılmaz.That was not a controlled descent.
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Nothing that you would call architecture, right?
Seks hakkında verilen ipuçları pek de cazibeli sayılmaz.Sex tips are not glamorous.
Aslında teknik olarak bir rektum sayılmaz, adı cloaca.Actually, technically, it's not a rectum. It's called a cloaca.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.But if you shall forbear to vow, it shall be no sin in you.
Kûş topazı onunla denk sayılmaz, Saf altınla ona değer biçilmez.The topaz of Ethiopia shall not equal it, Neither shall it be valued with pure gold.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.If a thief be found breaking up, and be smitten that he die, there shall no blood be shed for him.
O senin ailenden sayılmaz; çünkü kötü bir iş işlemiştir; öyleyse bilmediğin şeyi Benden isteme.He is surely the outcome of an unrighteous act. So ask Me not of what you do not know.
Yüzlerinizi doğuya, batıya çevirip durmanız, hayır sayılmaz ki.It is not piety, that you turn your faces to the East and to the West.
Etmasakt, alanındaki yegâne uygulama sayılmaz.Etmasakt is not the only application of its kind.
Gene gazeteciler arasında da pek sevildiği sayılmaz, yine sol görüşlüler hariç.Neither was he a favourite in journalistic circles, with the same exceptions.
Hindistan Bakanı: Evlilik İçi Tecavüz Suç SayılmazIndian Minister Says #MaritalRape Does Not Count · Global Voices
Ne var ki Kultur Shock pek düğün orkestrası sayılmaz.Yet, Kultur Shock is not exactly a wedding band.
Mevcut koşullar altında eğitim reformu hiç de küçük çaplı bir iş sayılmaz.Given the circumstances, educational reform is no small task.
Bu önemsiz bir sorun sayılmaz.This is not a minor shortcoming.
Liderler: Batı Balkanlar olmadan entegrasyon tamamlanmış sayılmazIntegration not complete without Western Balkans, leaders say
(İki erkek veya iki kadın arasındaki ortak doğum günleri sayılmaz.)(Shared birthdays between two men or two women do not count.)
Bir köle homo ("erkek") olabilirken, vir sayılmazdı.While a slave was able to be homo ("man") he was not considered a vir.
Lekelenme adet başlangıcı sayılmaz. )Spotting is not considered start of period.)
Cariyelerle ilişki ise evlilik sayılmaz ve onlara nikah yapılmaz.Wenn die Ehe auch vollzogen ist (consummatio), ist sie unauflöslich.
Aslında eser, tam anlamıyla roman sayılmaz.Humor: Der Roman ist nicht nur ernst.
Ama bu uzun uyuklama gerçek bir kış uykusu sayılmaz.Diese Ruhe ist kein echter Winterschlaf.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Frauen, Kinder, Fremde oder Sklaven waren nicht zugelassen.
Sultanların çocukları Osmanlı hanedan üyesi sayılmazlar.Al Mansours Heldinnen sind keine Revolutionärinnen.
İsimleri arasındaki benzerlik de pek tesadüf sayılmaz aslında.Die Ähnlichkeit der beiden Namen ist rein zufällig.
Kızı Gamze ile ilişkisi de çok sağlam sayılmaz.Ihre Beziehung mit Danny ist nicht glücklich.
Aslında bu tür fikirler yeni sayılmazdı.So ganz neu war dieser Gedanke nicht.
Uzunca bir süre önce kardeşlerinden ayrıldığı için artık ebediler içinde sayılmaz.Wegen ihres Alters wurden die Brüder jedoch bald wieder entlassen.
Aslında bu tür fikirler yeni sayılmazdı.De telles idées n'étaient pas vraiment nouvelles.
Madencilik önemli sayılmaz.L'industrie minière est peu importante.
Bir parça içeriden geçiş sayılmaz.Une partie de l'intérieur.
Bu asla bir yenilgi sayılmaz. )Il ne sonne jamais faux. (...)
Bu aslında illâ ki kötü bir özellik sayılmaz.Ce qui, en soi, n'a rien de bien méchant.
Aslında eser, tam anlamıyla roman sayılmaz.Mais évidemment, on ne peut pas dire que c’est un roman.
Bu asla bir yenilgi sayılmaz. )(Nunca te voy a defraudar).
Kızı Gamze ile ilişkisi de çok sağlam sayılmaz.Si da muy bien con la nieta, Duda.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Sin embargo, ni siquiera el aceite viejo es completamente inútil.
Bu aslında illâ ki kötü bir özellik sayılmaz.Ser raro no es malo.
Bu asla bir yenilgi sayılmaz. )Non falliscono mai).
Eski zaman kalıntılarındaki her insan kafalı hayvan sfenks sayılmaz.Non tutti gli animali con testa umana dell'antichità sono sfingi.

İlgili Sayfalar