sayılmaz ile cümle

sayılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aslında eser, tam anlamıyla roman sayılmaz.Stai benissimo senza naso, dico davvero.
Hidan aslında pek ninja stili dövüşçü sayılmaz.Ma purtroppo Haru non sembra affatto il grande ninja della leggenda.
Servis geçerli sayılmaz ve yinelenir.La reazione non manca ed è violenta.
İlçe tarihi eser bakımından zengin sayılmaz.Di qui comincia un tratto meno ricco di storia.
"Rezil görünüyorsun, hasta mı oldun?'' - ''Pek sayılmaz, akşamdan kalmayım.''"Ты выглядишь хуево. Приболел?" — "Не совсем, похмелье".
Şehir pek büyük sayılmaz.Город небольшой.
Bu aslında illâ ki kötü bir özellik sayılmaz.В сущности выбор не так уж плох.
Yasaya göre, mağdurlar suçlu sayılmaz.Ди указал, что по закону виновников не следует казнить.
Ancak, başka birinin arkasından yapılan her konuşma gıybet sayılmaz.Носить что-либо за спиной так же было нельзя.
Bir parça içeriden geçiş sayılmaz.Изнутри же обстругивать не надо.
İsimleri arasındaki benzerlik de pek tesadüf sayılmaz aslında.Впрочем, это сходство, скорее всего, случайно.
Dar alanda kullanımınında, tüm uzmanlıklar profesyonel sayılmaz.في الاستخدام الضيق، ليس كل الخبرات تعتبر مهنة.
Cariyelerle ilişki ise evlilik sayılmaz ve onlara nikah yapılmaz.لذللك لم يكن له معهن شان يذكر في حياته كلها ولم يتزوج أبدا .
Bir parça içeriden geçiş sayılmaz.Quase nada resta de seu interior.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Mulheres, escravos, prisioneiros e estrangeiros não podiam participar da vida política.
Yasaya göre, mağdurlar suçlu sayılmaz.De salientar que corrupção não é um crime sem vítimas.
Mesleğinde ilk başlarda çok başarılı sayılmazdı; odasında hasta beklerken tekrar hikâyeler yazmaya başladı.Os negócios não tiveram muito sucesso; enquanto aguardava por pacientes, ele voltou a escrever suas histórias.
Ayrıca bambu da pek besleyici sayılmaz.Ele próprio é uma pomba sem fel.
Eğer alıcı oyuncu düşürülmüş ya da bloklanmışsa topa dokunulmuş sayılmaz ve top oyun dahiline girmez.É permitido bloquear, desde que mãos e braços não toquem a bola e o jogador não toque a rede.
Francis Ford Coppola ona Apocalypse Now (1979)'da küçük bir rol verdi ama bu bir atılım sayılmazdı.Francis Ford Coppola gaf hem een kleine rol in Apocalypse Now (1979), maar een doorbraak bleef uit.
Aslında eser, tam anlamıyla roman sayılmaz.Zoals ik eerder heb aangegeven, is het eigenlijk geen roman.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Vrouwen, slaven en vreemdelingen hadden geen inspraak.
Cariyelerle ilişki ise evlilik sayılmaz ve onlara nikah yapılmaz.Freemartins zien er vrouwelijk uit maar zijn onvruchtbaar.
Çok verimli sayılmazlar.Maar ze zijn waardeloos.
Fazla zeki ve entelektüel sayılmaz.Ze zijn niet bepaald sterk en intelligent.
Fena sayılmaz.Niet slecht.
Cariyelerle ilişki ise evlilik sayılmaz ve onlara nikah yapılmaz.Zalecone jest pobieranie się tylko ze współwyznawcą.
İsimleri arasındaki benzerlik de pek tesadüf sayılmaz aslında.Być może nawet zbieżność ich nazwisk była przypadkowa.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Kvinnor, metoiker, slavar och barn var inte medborgare.
Hidan aslında pek ninja stili dövüşçü sayılmaz.Det senare gör det knappast till ett lämpligt ninja-vapen.
Akşam tırnak kesmek iyi sayılmaz.Nattskärran är välkamouflerad.
Eskimo kar gözlükleri pinhole spectacles olup glasses sayılmazlar.Detta gäller ej parfymer, kosmetika eller glasögon.
Bir tür öcüyü andıran karakoncolos pek dehşetengiz sayılmaz ve zararsız olduğuna inanılır.Tobaksrökning är av många ansett som haram eftersom det är skadligt och luktar illa.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Äldre material är inte alltid av god kvalitet.
Amorların yörüngeleri Dünya'nın yörüngesiyle kesişmediklerinden doğrudan bir tehdit sayılmazlar.Per definition finns det inga Amor-asteroider som korsar jordens omloppsbana.
İnsan sayılmazdı.Чоловік був не дурень.
Fazla zeki ve entelektüel sayılmaz.Не будь занадто розумним і занадто дурним.
Aslında 22 Eylül'e kadar bu yaklaşım hiç de yanlış sayılmazdı.До 25 вересня це здійснити не вдалося.
Bir parça içeriden geçiş sayılmaz.Nevadí když něco zůstane uvnitř.
Aslında bu tür fikirler yeni sayılmazdı.Tyto myšlenky nebyly ovšem nové.
İnsan sayılmazdı.Nebyl to vůbec člověk.
Bu dillerde resmi alfabeler içerisinde ayrı bir harf olarak sayılmaz.Â, â nejsou samostatnými písmeny v abecedě.
Ama bu uzun uyuklama gerçek bir kış uykusu sayılmaz.Letní spánek neboli estivace je podobný zimnímu spánku.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Nicméně, dokonce i starý olej není zcela zbytečný.
1972 yılında Jackson 5 bülten haberlerinde iyi değildi, fakat gene de kötü sayılmazdı.După anul 1972, lansările The Jackson 5 nu au mai fost de așa success dar incă mergeau foarte bine.
Fakat bu çalışmalar söz konusu döneme ilişkin olarak pek güvenilir sayılmazlar.Nu cred că lucrurile sunt așa de complicate când vine vorba de inimă.
Ancak Cumhurbaşkanı sayılmazsa 4.sırada yer alır.În alegeri el s-a plasat doar pe locul al patrulea din cei patru.
Uzunca bir süre önce kardeşlerinden ayrıldığı için artık ebediler içinde sayılmaz.A testvérek hosszabb távollét után most végre hazatértek.
Tedarik görevleri ve uzay turistleri sefer üyesi olarak sayılmazlar.Az ideiglenes látogatók és az űrturisták nem részei az expedícióknak.
Sultanların çocukları Osmanlı hanedan üyesi sayılmazlar.A soproniak nem egyedül büszkék a kékfrankosukra.
Ayrıca Asya'daki siyasi bölünmeyi anlatmak için çok da doğru bir ifade sayılmazdı.Nem járt sok haszonnal az sem, ha például New Yorkból politikai vonatkozású utasítás érkezett.
İnsan sayılmazdı.En ole ihminen.
İsimleri arasındaki benzerlik de pek tesadüf sayılmaz aslında.Heidän mukaansa nimien samankaltaisuus on sattumaa.
İsrail’deki Mizrahi Yahudiler, bu kesimden sayılmazlar.Kaifengin juutalaisten juutalaisuus Israelissa ei ollut täysin selvä asia.
Ancak Cumhurbaşkanı sayılmazsa 4.sırada yer alır.Jäseniä niissä voi olla puheenjohtajan lisäksi neljästä yhteentoista.
Madencilik önemli sayılmaz.Ο ορυκτός πλούτος δεν είναι σημαντικός.
Aslında bu tür fikirler yeni sayılmazdı.Στην πραγματικότητα η ιδέα δεν ήταν καινούρια.
Buna göre, annesi Yahudi olan çocuk Yahudidir; aynı şekilde, annesi Yahudi olmayan çocuk Yahudi sayılmaz.Dvs. at et barn af en jødisk far ikke anses for jøde med mindre barnets mor også er jøde.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Kvinder, børn, slaver og fremmede metoiker var ekskluderet.
Vücudun hedef dışındaki noktalarına yapılan tuşlar sayılmaz.Af forlemmerne rager kun poterne uden for kroppen.

İlgili Sayfalar