Aslında eser, tam anlamıyla roman sayılmaz.Zoals ik eerder heb aangegeven, is het eigenlijk geen roman.
Popüler Alman edebiyatının önemli temsilcilerinden sayılmaktadır.Hij is een van de vertegenwoordigers van de Duitse populaire literatuur.
Gine-Bissau dünya genelinde en yoksul ülkelerden sayılmaktadır.Guinee-Bissau wordt tot de allerarmste landen ter wereld gerekend.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Vrouwen, slaven en vreemdelingen hadden geen inspraak.
Cariyelerle ilişki ise evlilik sayılmaz ve onlara nikah yapılmaz.Freemartins zien er vrouwelijk uit maar zijn onvruchtbaar.
Çoğu zaman Tex-Mex Mutfağı Meksika Mutfağı'ndan sayılmaktadır.Tex-Mex is de omschrijving van de Texaans-Mexicaanse keuken.
Bu durum, 19. yüzyılın en kötü kıtlığı sayılmaktadır.Dit geldt als de meest dramatische gebeurtenis van de negentiende eeuw.
Bu rakam, o dönem için bir rekor sayılmaktadır.Dit is een recordwaarde voor die maand.
13 Mayıs 2011 tarihinde PFDK Bursaspor'u hükmen yenik sayılmasına karar verilmiştir. ^ yenik.Op 13 mei 2011 werd besloten de Maasboulevard te volgen.
Hatırı sayılır bir fanatik hayran kitlesi oluşan Cannibal Holocaust kült filmler arasında sayılmaktadır.Cannibal Holocaust werd onder andere berucht omdat voor de film echte dieren zijn vermoord.
Çok verimli sayılmazlar.Maar ze zijn waardeloos.
Yunanistan Futbol Federasyonu tarafından düzenlenmediği için sayılmamaktadır.Dit werd niet toegestaan door de Griekse voetbalbond.
Fazla zeki ve entelektüel sayılmaz.Ze zijn niet bepaald sterk en intelligent.
Yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmayacak.Een generiek datamodel zou geen tweede entiteit nodig hebben.
I. Dünya Savaşı'nın en başarılı U-botlarından sayılmaktadır.Dit was het meest succesvolle U-boot offensief uit de Tweede Wereldoorlog.
Ancak bu kupa resmi olarak lig şampiyonluğu yerine sayılmadı.Deze winnaars gelden niet als officiële kampioenen.
Bu, aynı zamanda Azerbaycan millî tiyatrosunun doğuş günü sayılmaktadır.Ook werd hier de verjaardag van Elizabeth I gevierd.
Fena sayılmaz.Niet slecht.
Shakyamuni, Vişnu enkarnasyonu (yeniden bir hayat sahibi olma) olarak sayılmaktadır.Tachi ai no bu (rozpoczynane na stojąco) Gohon me: Kesagiri (袈裟切り).
Vergiden hariç bir yöntem de hanelerin sayılması idi.Wstęp jest płatny, z wyjątkiem śród (wstęp bezpłatny).
Bağımsız federasyonlardan Ohio Valley Wrestling'de (OVW) de Triple Crown sayılmaktadır.Pomniejsze niezależne federacje takie jak Ohio Valley Wrestling (OVW) również mają swoją wersję Triple Crown.
Savaş alanındaki kahve tüketimi askerlerin kafein depolamasına yardımcı olmak adına değerli sayılmaktaydı.Spożycie kawy na polu bitwy było ważne, gdyż dawała ona żołnierzom zastrzyk kofeiny.
Cariyelerle ilişki ise evlilik sayılmaz ve onlara nikah yapılmaz.Zalecone jest pobieranie się tylko ze współwyznawcą.
Sınırları aşmak yasalara göre suç sayılmaktadır.Przekroczenie uprawnień jest przestępstwem.
İlk Çağ'ın son tarihçisi sayılmaktadır.Tutaj kończy się pierwsza część historii drużyny.
1985 yılına gelindiğinde John Gotti artık Gambino Ailesinin en güçlü kaptanı (capo) sayılmaktaydı.Niedługo po tym John Gotti został nowym szefem rodziny Gambino.
Aynı şekilde İsrail vatandaşlık yasalarınca da bu kişiler Yahudi sayılmamaktadır.Również prawo państwa Izrael nie uznaje ich za Żydów.
İsimleri arasındaki benzerlik de pek tesadüf sayılmaz aslında.Być może nawet zbieżność ich nazwisk była przypadkowa.
PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.(PTT acentesi var olmasına karşın kullanılmadığı için yok sayılmaktadır.)Tworzenie question tags przy pomocy uniwersalnego isn't it? albo partykuły no?: He is here, no?
İrlanda edebiyatının rönesans sürecinin öncüsü sayılmaktadır.Początek Odrodzenia Irlandzkiego w literaturze.
Zaten İskandinav Dili bu dillerin atası sayılmaktadır.Modlitwa Ojcze nasz w językach skandynawskich.
Film günümüzde kamu malı sayılmaktadır, İnternetten ücretsiz olarak indirilebilir.Film uzyskał status należącego do domeny publicznej i można legalnie oraz bezpłatnie pobrać go z Internetu.
Uçak gemisinin öncüsü sayılmaktadır.Dba o ich wspólny statek powietrzny.
Türkiye'de bulunan populasyonu tehdit altında sayılmaktadır.Populację zamieszkującą Unię Europejską oceniono jako zagrożoną.
En lüks otomobil olarak sayılmaktadır.SLS oficjalnie najszybszym samochodem.
Kitapları İsrail ve dünya çapındaki büyük bir kısım Sefaradi Yahudi için esas sayılmaktadır.Muzeum jest nakierowane głównie na będące w różnym wieku grupy Żydów z Izraela i całego świata.
Edinburgh Kalesi, İskoçya'nın en önemli turistik görsellerinden sayılmaktadır.Zamek Inveraray stanowi jedną z głównych atrakcji turystycznych zachodniej Szkocji.
Bu Salezyen Kızkardeşler'in temeli sayılmaktadır.W parafii posługę pełnią siostry salezjanki.
Eğer bir devirli sayıda 0 rakamı devrediyorsa, bu sayı devirli sayı olarak sayılmamaktadır.Jeśli spread wynosi 0, oznacza to, że jest to transakcja bezkosztowa.
İmâle: Aruz kalıbına uydurmak için kısa hecenin uzun sayılmasıdır.Zad: Stanowi przedłużenie linii lędźwi.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Kvinnor, metoiker, slavar och barn var inte medborgare.
Ancak evlilikleri Bulgar yasalarına göre yasal sayılmadı.Giftermålet blev inte giltigt enligt belgisk lag.
Hidan aslında pek ninja stili dövüşçü sayılmaz.Det senare gör det knappast till ett lämpligt ninja-vapen.
Akşam tırnak kesmek iyi sayılmaz.Nattskärran är välkamouflerad.
İlk Çağ'ın son tarihçisi sayılmaktadır.Denna årsmodell är den sista av första generationen.
Bu gelişmeler, Uzay Yarışı'nın başlangıcı sayılmaktadır.Denna händelse var startskottet på rymdkapplöpningen.
İlk uzay elbiselerinden biri sayılmaktadır.Egen rymddräkt finnes.
Bu ödülün verilmeye başlamasından önceki dönemde, Jüri Ödülü ikinci büyük ödül sayılmaktaydı.Före Grand Prix var Prix du Jury (Jurypriset) näst mest prestigefyllt.
Eskimo kar gözlükleri pinhole spectacles olup glasses sayılmazlar.Detta gäller ej parfymer, kosmetika eller glasögon.
Albüm satışları her haftanın pazartesi günü sayılmaya başlar ve bu sayım aynı haftanın pazar günü sonlanır.Försäljningsveckan börjar räknas från måndagen och avslutas på söndagen.
Tüm şarkı sözleri Norveççe olan albüm, bir klasik sayılmaktadır.Den norska Vad far gör är alltid rätt är en typisk sådan saga.
Dar anlamda ahlâk, neyin doğru veya neyin yanlış olduğu veya öyle sayılması gerektiği ile ilgilenir.Det är samvetet, känslan för vad som är rätt och fel.
Yine Zerdüşt inancında olduğu gibi ateşi söndürmek günah sayılmakta ve ateşe su dökülmemektedir.De har bundit mig som havet, elden och vattnet inte kunnat göra.
Bir tür öcüyü andıran karakoncolos pek dehşetengiz sayılmaz ve zararsız olduğuna inanılır.Tobaksrökning är av många ansett som haram eftersom det är skadligt och luktar illa.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Äldre material är inte alltid av god kvalitet.
Picasso, Georges Braque ile kübizmin temellerini atmış sayılmaktadır.Han arbetade nära såväl Picasso som Georges Braque.
Amorların yörüngeleri Dünya'nın yörüngesiyle kesişmediklerinden doğrudan bir tehdit sayılmazlar.Per definition finns det inga Amor-asteroider som korsar jordens omloppsbana.
Film Disney klasiklerinden sayılmaktadır.Hennes röst hörs i många Disney-filmer.
Bu sebeple bu gözlemler Neptün'ün keşfi olarak sayılmamaktadır.За значенням це відкриття не поступалося відкриттю Нептуна.
İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilikte fal bakmak günah sayılmaktadır.За юдейським, християнським і мусульманським віруваннями є гріхом.