Yedi Zirveler da ultra sayılmaktadır.Sept vitraux sont ornés.
1958'den beri tarihi eser sayılmaktadır.Il est agrégé d'histoire en 1958.
Sardarapat muharebesi ‘20. yüzyılın Avarayrı’ sayılmaktadır.La soufflerie est labellisée « Patrimoine du XXe siècle ».
Bu yarış, modern macera yarışlarının ilki sayılmaktadır.Ces matchs sont les précurseurs des rencontres internationales modernes.
Popüler Alman edebiyatının önemli temsilcilerinden sayılmaktadır.C'est un des principaux représentants de l’expressionnisme littéraire allemand.
Lise, Fransız Hükümeti tarafından "devlet okulu" sayılmaktadır.L'événement est organisé par l'association « L'École française ».
Bu asla bir yenilgi sayılmaz. )(Nunca te voy a defraudar).
"'Gay' kelimesi hakaret sayılmamalıdır".«'Ser homosexual no es importante'».
Omer’in Sayılması’nın Sefirat ha Omersonuçlandığını gösterir.Hay que contar el Omer estando de pie.
Lúthien gibi, yarı elflere de insanlar veya elfler arasında sayılmaları için seçim şansı verilmişti.Como a Lúthien, se les dio la oportunidad de ser contados entre los Elfos o entre los Hombres.
Kızı Gamze ile ilişkisi de çok sağlam sayılmaz.Si da muy bien con la nieta, Duda.
Ponpon kızlar atlet sayılmaktadır.Pappus es un personaje de las Atelanas.
Şu an ise televizyon tarihinin en iyi programları arasında sayılmaktadır.Ahora se encuentra a menudo entre los mejores programas de televisión de todos los tiempos.
Sanatçının baş yapıtı sayılmaktadır.Ahí está la belleza del artista.
Zeyd, zamanının müfessirlerinden sayılmaktadır.Goya, testigo de su tiempo.
Bu ödülün verilmeye başlamasından önceki dönemde, Jüri Ödülü ikinci büyük ödül sayılmaktaydı.Antes de su creación, el Premio Especial del Jurado era a cabo el "segundo lugar".
1947 yılında sahnelenen oyun, Tecer'in en önemli oyunu sayılmaktadır.1947, el paisaje pasa a ser el principal tema de su pintura.
İlk uzay elbiselerinden biri sayılmaktadır.Se le considera uno de los antecedentes del traje espacial.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Sin embargo, ni siquiera el aceite viejo es completamente inútil.
I. Dünya Savaşı'nın en başarılı U-botlarından sayılmaktadır.Fueron los submarinos más grandes de la Primera Guerra Mundial.
Bu, belki de inanıldıkları toplumlarda el ile çalışmanın değersiz sayılması yüzündendir.Realmente, en esto hay una aleya para vosotros, si sois creyentes.
Sonunda dövüşçüler, rakibini ilk yere indirenin galip sayılmasını kabul ettiler.Ambos compitieron para ver quien derrotaba más rápido a los luchadores locales.
Ancak evlilikleri Bulgar yasalarına göre yasal sayılmadı.El matrimonio no le concedía estos derechos bajo la ley irlandesa de Brehon.
Bu, aynı zamanda Azerbaycan millî tiyatrosunun doğuş günü sayılmaktadır.En esta fecha es también el cumpleaños de John 5.
Yazmış olduğu Müsameretname, Türk hikâyeciliğinin ilk örneklerinden biri sayılmaktadır.Ate my balls — Un primer ejemplo de un fenómeno de Internet.
Hukuken suç sayılmaktadır.La ley hace el delito.
Bu yüzden bazı durumlarda belli bir tibbi durumun genetik bozukluk sayılması tartışmalı olabilir.En algunos extraños casos, el olor puede ser un defecto de fabricación.
Bugün, Türkiye'de yaşayan Kosova Türklerinin az sayılmayan bir kısmı Priştine kökenlidir.Hoy en día sólo una pequeña parte de la industria de entretenimiento japonés está prohibida en Corea.
Eğer bir devirli sayıda 0 rakamı devrediyorsa, bu sayı devirli sayı olarak sayılmamaktadır.Si es una variable numérica, equivale a 0 mientras no se diga lo contrario.
27 Aralık 1920 tarihinde Milletvekilliğinden istifa etmiş sayılmasına karar verilmiştir.El 27 de diciembre de 1932 se le concede el retiro de la Institución.
Bu aslında illâ ki kötü bir özellik sayılmaz.Ser raro no es malo.
Günümüzün en iyi ud yapımcıları arasında sayılmaktadır.Esta es la mejor de las generaciones disponibles.
Birçok eleştirmen tarafından yapıtları Rus edebiyatının ayrılmaz bir parçası sayılmaktadır.Sus obras se convirtieron en parte orgánica de la literatura rusa.
Ülkenin önde gelen gazetelerinden sayılmaktadır.Colaboró en los principales periódicos del país.
Nazi Almanyasında, Vincent van Gogh tabloları "yozlaşmış sanat" eserlerinden sayılmaktaydı.Nella Germania nazista i dipinti di Vincent van Gogh erano considerati "arte degenerata".
Örneğin, klinik standartlarına göre ölü sayılan biri Yahudilk kanunlarınca henüz ölmüş sayılmayabilir.Ad esempio, uno che è morto secondo gli standard clinici potrebbe non esserlo secondo la legge ebraica.
Bu asla bir yenilgi sayılmaz. )Non falliscono mai).
Gine-Bissau dünya genelinde en yoksul ülkelerden sayılmaktadır.La Guinea-Bissau risulta essere tra i 20 paesi più poveri del mondo.
Eski zaman kalıntılarındaki her insan kafalı hayvan sfenks sayılmaz.Non tutti gli animali con testa umana dell'antichità sono sfingi.
Drakula filmi artık döneminin ve türünün klasikleri arasında sayılmaktadır.Attualmente, Dracula è ampiamente considerato un classico della sua epoca e del suo genere.
Listelerde büyük başarı yakalayan albüm, Bowie'nin en önemli işlerinden sayılmaktadır.Il grande successo dell'album sorprese Bowie.
Günümüzün en iyi ud yapımcıları arasında sayılmaktadır.Attualmente è fra i migliori produttori minimal al mondo.
Aslında eser, tam anlamıyla roman sayılmaz.Stai benissimo senza naso, dico davvero.
Zeyd, zamanının müfessirlerinden sayılmaktadır.Cosa che Skye fa puntualmente.
David Hilbert, biçimcilik akımının temsilcilerinden sayılmaktadır.David Hilbert, Fondamenti della geometria.
Popüler Alman edebiyatının önemli temsilcilerinden sayılmaktadır.È il più significativo rappresentante della letteratura dialettale alemanna.
Hidan aslında pek ninja stili dövüşçü sayılmaz.Ma purtroppo Haru non sembra affatto il grande ninja della leggenda.
Bu gelişmeler, Uzay Yarışı'nın başlangıcı sayılmaktadır.Questa data segnò l'inizio della corsa allo spazio.
Bu rakam, o dönem için bir rekor sayılmaktadır.A quei tempi quella era una cifra da record per un minorenne.
Cuma ve Perşembe günleri haftasonu olan ülkelerde haftanın dördüncü günü olarak sayılmaktadır.Negli Stati Uniti cade di giovedì, il quarto di novembre, il giorno del Ringraziamento.
Yukarıda sayılmayan ve birbiri ile akraba olmayan ailelerde bulunmaktadır.Nel resto della famiglia sono invece assenti o insignificanti.
Servis geçerli sayılmaz ve yinelenir.La reazione non manca ed è violenta.
İlçe tarihi eser bakımından zengin sayılmaz.Di qui comincia un tratto meno ricco di storia.
Bu davranıştan yavaş yavaş vazgeçilmiş olsa da yasadışı sayılmamıştır.Solo ciò che viene compiuto automaticamente è risibile.
Ancak maç; Katalonya'nın FIFA'ya üye olmaması nedeniyle "resmi maç" olarak sayılmadı.La partita, però, non è considerata una partita ufficiale dalla FIFA.
Bu sonuç, mantıksal neden ile gerçek nedenin özdeş sayılmasına paraleldir.La stessa conclusione si evince immediatamente dalla tabella di verità della implicazione logica.
"Rezil görünüyorsun, hasta mı oldun?'' - ''Pek sayılmaz, akşamdan kalmayım.''"Ты выглядишь хуево. Приболел?" — "Не совсем, похмелье".
Şehir pek büyük sayılmaz.Город небольшой.
Yakın zamana kadar Pampa kedisinin bir alt türü sayılmaktaydı.До недавнего времени считалась подвидом пампасской кошки.
Bu aslında illâ ki kötü bir özellik sayılmaz.В сущности выбор не так уж плох.