Duyduğum en kararlı kadın hakları savunucularından birisiydi.Тя беше най-решителната адвокатка за правата на жените, която някога съм чувала.
Duyduğum en kararlı kadın hakları savunucularından birisiydi.היא הייתה התומכת הגדולה ביותר בזכויות נשים שאי-פעם שמעתי.
Duyduğum en kararlı kadın hakları savunucularından birisiydi.كانت أكثر الداعيات إصرارا لحقوق المرأة رأيتها في حياتي.
Duyduğum en kararlı kadın hakları savunucularından birisiydi.女性の権利の擁護者でした。 彼女は私にアフガニスタンでは女性達が隠れて
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.Als de ashellingtheorie was verworpen, zouden haar verdedigers niets anders hebben kunnen vinden.
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.Dacă teoria înclinării axei ar fi fost respinsă, apărătorii acesteia nu ar fi avut încotro să meargă.
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.Hvis teorien om den hældende akse var blevet tilbagevist, ville dens tilhængere ikke have haft nogle udveje.
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.Jesli teoria nachylenia osi zostałaby obalona jej obrońcy nie mieliby gdzie się dalej rozwijać.
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.Kdyby byla teorie náklonu zemské osy vyvrácena, její zastánci už by neměli kam ustoupit.
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.Keby bola teória vychýlenia zemskej osi vyvrátená, jej podporovatelia by už nemali kam ustúpiť.
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.만약에 지구의 지축이 기울어져 있다는 설이 부정되면 위의 설명을 옹호하는 사람들은 갈곳이 없게 되겠지요.
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.Ако теорията за наклона на оста е била опровергана, защитниците й не би имало накъде да ходят.
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.Если бы теория наклонной оси была бы опровергнута, ее сторонникам было бы некуда деваться.
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.אילו הופרכה תיאוריית נטיית הציר, למגיניה לא היה כל מפלט.
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.لو كانت نظرية ميل المحور قد نقضت لما وجد المدافعون عنها مكان يذهبو إليه
Eğer eksen eğriliği teorisi çürümüş olsa, savunuclarının gidecek başka yerleri olamazdı.この理論の擁護者はどうすることもできなかったでしょう。 理論をちょっと変えたくらいでは
Eğer sizler, bulunduğunuz ülkede baskın olan bu değerlerle yetiştirildiyseniz onları savunursunuz.Если бы вы выросли в стране, где доминируют подобные ценности и взгляды, вы бы сами их и поддерживали.
Eğer sizler, bulunduğunuz ülkede baskın olan bu değerlerle yetiştirildiyseniz onları savunursunuz.אם אתם, כאמריקנים, הייתם גדלים בארץ שבה הערכים הללו שולטים, הייתם תומכים בערכים הללו.
Eğer sizler, bulunduğunuz ülkede baskın olan bu değerlerle yetiştirildiyseniz onları savunursunuz.أنتم كأمريكيين، إذا ترعرعتم في هذا البلد حيث تهيمن هذه القيم، سوف تدعمون هذه القيم.
Görüş ve savunuculuk piyasasında dinamikler vardır: bugüne kadar kimseEs gibt Dynamiken in der Meinung und Interessensmärkte: Niemand hat jemals Zuseher, Befürworter und
Görüş ve savunuculuk piyasasında dinamikler vardır: bugüne kadar kimseJe jistá dynamika na trhu obhajoby: nikdo nikdy nezískal pozorovatele, advokáty a sponzory výrokem
Görüş ve savunuculuk piyasasında dinamikler vardır: bugüne kadar kimse그 누구도 다음과 같이 이야기해서는 관심있는 사람이나 옹호자와
Görüş ve savunuculuk piyasasında dinamikler vardır: bugüne kadar kimseיש דינמיקה בבורסות הדעות והתמיכה: איש מעולם לא הצליח למשוך צופים, תומכים ותורמים
Görüş ve savunuculuk piyasasında dinamikler vardır: bugüne kadar kimseوأسواق الناشطين : لم يستطيع أحد أن يغري المراقبين , الناشطين
Görüş ve savunuculuk piyasasında dinamikler vardır: bugüne kadar kimse支持や支援を集めることはできません (笑)
(Gülüşmeler) (Alkış) Ve o zamandan beri fikrin savunucusu oldu.(Śmiech) (Oklaski) i od tej pory stał się gorącym orędownikiem naszej sprawy
Hak savunucusu Ahmed Mansoor, BAE mahkemesinde görülüyorDefensor de derechos Ahmed Mansoor comparece ante corte de Emiratos Árabes Unidos
Hak savunucusu Ahmed Mansoor, BAE mahkemesinde görülüyorLe défenseur des droits humains Ahmed Mansoor comparaît devant un tribunal émirati
Hak savunucusu Ahmed Mansoor, BAE mahkemesinde görülüyorΟ υπερασπιστής των δικαιωμάτων Ahmed Mansoor ενώπιον δικαστηρίου των ΗΑΕ
Hak savunucusu Ahmed Mansoor, BAE mahkemesinde görülüyorПравозащитник Ахмет Мансур предстал пред судом ОАЭ
Hak savunucusu Ahmed Mansoor, BAE mahkemesinde görülüyorمحامي حقوق الانسان أحمد منصور يظهر في محكمة إماراتية
Hala savunuyorlar.Ainda o estão a defender.
Hala savunuyorlar.De försvarar den fortfarande.
Hala savunuyorlar.De forsvarer den stadig.
Hala savunuyorlar.Lo stanno ancora difendendo.
Hala savunuyorlar.Siguen defendiéndola.
Hala savunuyorlar.-Sitä puolustetaan vielä.
Hala savunuyorlar.Wciąż jej bronią.
Hala savunuyorlar.Την υπερασπίζονται ακόμη.
Hala savunuyorlar.Они до сих пор их защищают.
Hay Allah. Bazıları bunun doğal bir durum olmadığını savunuyor.Agora vamos falar sobre alguns motivos do porque algumas pessoas são contra o casamento gay. oh deus
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir."Las cosas parecen ir mejorando cada vez más".
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir."les choses vont de mieux en mieux."
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir."rzeczy mają się coraz, coraz lepiej".
Her ne kadar benim sorunum olmasa da bu, yine de yapabildiğim kadar savunurum.Ceci est un grand sujet de controverse maintenant.
Her ne kadar benim sorunum olmasa da bu, yine de yapabildiğim kadar savunurum.Esto es, como, una gran situación de lo que la gente piensa y lo que critican.
Her ne kadar benim sorunum olmasa da bu, yine de yapabildiğim kadar savunurum.Isto é, tipo, realmente uma grande situação do que as pessoas pensam e o que as pessoas estão odiando.
Her ne kadar benim sorunum olmasa da bu, yine de yapabildiğim kadar savunurum.To jest naprawdę wielka sprawa, co ludzie myślą i czego nienawidzą.
Her ne kadar benim sorunum olmasa da bu, yine de yapabildiğim kadar savunurum.たとえ他人の権利でも 私は そのために闘うわ
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir."As coisas parecem estar cada vez melhores."
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir."csak úgy tűnik, mintha a dolgok egyre jobban és jobban mennének."
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir."dingen gewoon beter en beter lijken te worden."
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir.기부자들을 모을수 없습니다. "세상은 점점 더 좋아지는것 같아요."
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir.Spender angezogen indem gesagt wurde "Es sieht so aus als würden die Dinge immer besser und besser werden."
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir."zdá se, že se věci neustále zlepšují."
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir."нещата излгежда стават все по-добре, и все по-добре."
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir.בכך שאמר: נראה שהמצב רק הולך ומשתפר.
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir.والمتبرعين ويقول " الأحداث تبدو أنها تتخذ وضع أفضل فأفضل . "
"herşey daha iyiye gidiyor" diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir.先住民に対して罪悪感があるため 現代の知識人たちは西洋文化の特長を
İlk grup savunucuları bir araya geldik ve hatırlıyorum, eğitim görürken dedim ki:De eerste groep verdedigers kwam bij elkaar. Ik herinner me nog dat ik tijdens hun opleiding zei: