Ana içeriğe geç
Sözlük

savunu ile cümle

savunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eugene Webb farklı bir yorumu savunur.Eugene Webb takes a different stance.
Son olarak, onun biricik dostu ve savunucusu dul prenses seçmen Sophia 1714 yılında öldü.Finally, his dear friend and defender, the Dowager Electress Sophia, died in 1714.
Arghezi, birkaç savunucusundan biri olmaktan gurur duydu.Arghezi took pride in being one of his few defenders.
Ancak, genetik alanlarda gelişmeler devam edince bu görüşler daha az savunulur olmaya başladılar.But as the field of genetics continued to develop, those views became less tenable.
Bu nedenlerden dolayı bazı gruplar nanoteknolojinin devlet tarafından düzenlenmesini savunur.For these reasons, some groups advocate that nanotechnology be regulated by governments.
Savunucuları ve eleştirmenler, Occam'ın usturasının nasıl uygulanacağı konusunda hemfikirler.Proponents and critics disagree about how to apply Occam's razor.
Ayrıca deniz sınırlarının daha güçlü bir şekilde savunulmasını sağladı.He also enabled stronger defense of maritime borders.
İnsanların yaptıkları şeyi neden yaptıklarını her zaman bilmediklerini savunur.It argues that people don't always know why they do what they do.
Tarih boyunca ordu, ülkenin savunulmasında önemli bir rol oynamıştır.Throughout history, the Army has played a major role in defending the country's sovereignty.
19 Mayıs'ta yayınlanan United Kingdom Championship Special etkinliğinde ilgili kemer savunuldu.A follow-up to the event called the United Kingdom Championship Special aired on May 19.
Nadir Dünya savunucuları Güneş benzeri sistemler dışında yaşam olamayacağını savunuyorlar.Rare Earth proponents argue life cannot arise outside Sun-like systems.
Hep beni savunuyorsunuz, şimdi bunu haklı çıkaracak harika şarkılarım var.You guys are always defending me, so now you've got some great songs to justify it.
Kasım 1945'te Lai Teck’i dedikodulara karşı savunur.In November 1945 she defended Lai Teck against rumours of disloyalty.
Hem de diğer denemelerde Flapjack'i aldatarak kendini savunur, bazen düzenli olarak yapar.He also defends Flapjack when others try to deceive him, something that he does on a regular basis.
Andronikos neredeyse bütün aristokrasinin kökünden kazınmasını savunuyordu.Andronikos seemed almost to seek the extermination of the aristocracy as a whole.
Yamaguchi, nükleer silahsızlanmanın savunucularından biri oldu.Yamaguchi became a vocal proponent of nuclear disarmament.
Bazı araştırmacılar, Çin'de ikamet eden 200'den fazla etnik grubun var olduğunu savunur.Some scholars have estimated that there are over 200 distinct ethnic groups that inhabit China.
Almanya, Avrupa ekonomik ve siyasi bütünleşme hareketinin sıkı bir savunucusudur.Germany is an advocate of closer European economic and political integration.
Şehir başarıyla Bosna Savaşı sırasında Bosna Ordusu tarafından savunuldu.The city was successfully defended by the Bosnian Army during the War in Bosnia and Herzegovina.
D kesimi olarak tanımlanan bölge, Müncheberg Panzer Tümeni tarafından savunulmaktaydı.Defending Sector D was Panzer Division Müncheberg.
Clark ateşli bir hayvan hakları savunucusuydu.Clark was a keen supporter of animal rights.
Tekvin 1-37'nin, yazılmış en eski belge olabileceğini savunur.Genesis 1-37 could be a transcript of the oldest written records.
O bir eğitimci, şair ve modernleşmenin savunucusudur.He is an educator, poet and an advocate of modernization.
Bombalanacak olan üç kasabadan yalnızca Hartlepool kıyı savunma bataryalarıyla savunulmaktaydı.Of the three towns, only Hartlepool was defended by coastal artillery batteries.
Alan Moore, Frank Miller ve birçok çağdaş sanatçı, Kirby'nin gönüllü savunucusu olmuşlardır.Alan Moore, Frank Miller, and many other contemporary stars became vocal advocates for Kirby.
Afrika'da Monotelitizm genellikle Mısır'dan gelen mülteciler tarafından savunuluyordu.In Africa, the latter was mostly advocated by refugees from Egypt.
Özgürleşmenin karşı çıkmakta yattığını savunur.You say you are fighting for liberty.
Özgür Yazılım Vakfı, ACTA gözetim ve şüphe bir kültür yaratacağını savunuyor.The FSF argues that ACTA will create a culture of surveillance and suspicion.
"Evrende Yalnızız : Neden Gezegenimiz Benzersiz ? isimli kitabıyla bu fikrin savunucusu.Alone in the Universe: Why our planet is unique.
Ayrıca bir WWE takım kemeri ilk kez Hell in a Cell maçında savunulmuş oldu.It was also the first time that a WWE tag team championship was defended in a Hell in a Cell match.
Bununla birlikte, Wehrmacht'ın Batı'daki tutumunun savunulamaz olduğunu fark etti.However, he now realized that the Wehrmacht's position in the West was untenable.
17 Aralık'ta , son mağara dizisi de alındı ve savunucuları istila edildi.By December 17, 2001, the last cave complex had been taken and their defenders overrun.
O Kepler modelinin sağlam bir savunucusu olarak kaldı.He remained a firm advocate of the Keplerian model.
"Yaşarken, son nefesine kadar onu savunurlar: ölüyken, intikam almak için bir sebep yoktur."Alive they would have defended him to the last breath: dead there was no point in avenging him.
İç savaş sırasında Astrahan'ın savunulmasında görev aldı.During the Civil War he then took part in the defense of Astrakhan.
Türkiye'nin ilk kadın avukatı ve kadın hakları savunucularındandır.She is New Zealand's first female Kurdish lawyer and advocates for refugees and human rights.
Ashe aktif olarak insan hakları savunucusu oldu.Ashe was also an active civil rights supporter.
Ayrıca Louisa tıp ve kadın hakları savunucularının öncüsü oldu.Louisa also became a pioneering doctor of medicine and feminist activist.
1805 - William Hyde Wollaston,Perküsyon Gücünde enerjinin korunumu savunur.1805 William Hyde Wollaston, On the Force of Percussion.
O Death Star daki patlamanın ardından minik bit indirgenmiş olamayacağını savunuyor.He argues the Death Star would not be reduced to tiny bits following explosion.
Savunucuları, Siyonizmin amacını Yahudi ulusu için kendi kaderini tayin olarak görmektedir.Its proponents regard its aim as self-determination for the Jewish people.
Bu grup doğum kontrolünü ve kürtajı savunuyordu.They feared it might lead to the supply of birth control and abortion.
İskitlerle Trakların akraba olduklarını savunur.The Auto Train—Where Relative Strangers Become Relatives.
Pasifizm savunusu tarihte ve edebiyatta çok eski zamanlardan beri görülebilir.Advocacy of pacifism can be found far back in history and literature.
9. yüzyılda Fausto Alıdösi tarafından Macarlar ve Araplara karşı cesurca savunuldu.In the ninth century it was bravely defended against the Saracens and Hungarians by Fausto Alidosi.
O zaman kimin insan haklarını savunuyoruz, sorusu geliyor akla.On the question of in whose interests companies should be run, its answer came with clarity.
Bütün beyaz sumrular gibi, yuvasını ve yavruyu savunurlar ve davetsiz misafirlere saldırırlar.Like all white terns, it is defensive of its nest and young and will attack intruders.
Japon geleneği, ama uygulamasının 2.000 yıllık tarihi olabileceğini savunuyor.Japanese tradition holds that the practice of ama may be 2,000 years old.
Ama biz burada vatanımızı savunuyoruz.Wir bewahren unsere Heimatstadt.
Bolşevikler roletarya hegemonyasını savunurken, Menşevikler karşı çıktı.To avoid embarrassing the Roosevelts, he declined.
8 Aralık 1864) 12 Kasım – Elizabeth Cady Stanton, Amerikalı kadın hakları savunucusu (ö.1848) November 12 – Elizabeth Cady Stanton, American women's rights activist (d.
Askeri açıdan savunulamaz olduğu gerekçesiyle Trajan'ın Mezopotamya'daki fetihlerinden feragât etti.He surrendered Trajan's conquests in Mesopotamia, considering them to be indefensible.
Bu teori bilgi tekelinin yeni düşünme yollarını engellediğini savunur.This theory suggests that monopolies of knowledge gradually suppress new ways of thinking.
Bonus savununan kuvvetlerin genel komutanıydı.Bonus was the overall commander of the defenders.
2013 yılında Uluslararası Af Örgütü tarafından İnsan Hakları Savunucusu Ödülüne aday gösterildi.She was nominated for the Amnesty International Human Rights Defender award in 2013.
Mahkemelerde herkes kendi davasını savunurdu.The defendants argued self-defence at their trial.
Diğer yandan, onun Romanya'nın demokrasi mücadelesinin sembolü olduğu savunuldu.On the other hand, it was argued that it served as a reminder of Romania's fight for democracy.
Ana madde: İsa İslam'ın öğretileri İsa'nın, Muhammed'den sonra en önemli peygamber olduğunu savunur.Islam teaches that Jesus was one of the most important prophets of Allah.
Devletçiler hem iktisadi hem de bireysel alanda daha çok hükûmet kontrolünü savunur.Authoritarians favor a lot of government control in both the personal and economic areas.
Milk filmi, eşcinsel haklarının ilk siyasi savunucusu Harvey Milk'in hayatını konu eder.It depicts the life of the slain politician and gay-rights activist Harvey Milk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod