Ben, BM'deki her ülkenin, ifade özgürlüğünün savunulması konusunda aynı fikirde olmadığını biliyorum.وأنا أعلم أن ليس كل البلدان في هذه الهيئة مشاركة هذا المفهوم المعين في حماية حرية التعبير. نحن ندرك ذلك.
Ben, BM'deki her ülkenin, ifade özgürlüğünün savunulması konusunda aynı fikirde olmadığını biliyorum.しかし この2012年においては 携帯電話のボタンを押すだけで誰でも 攻撃的な見解を世界に広めることができます
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Estoy planteando un argumento muy importante.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Ik heb een belangrijk argument.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Jeg kommer med et meget vigtigt argument.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.음, 저는 아주 중요한 주장을 하고자 합니다.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Mam bardzo ważny argument za czymś takim.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Pokouším se tu zformulovat důležitou myšlenku.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Questo per me è un punto molto importante.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Sabem, estou a fazer um argumento muito importante.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Saya punya argumen yang sangat penting.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Tôi đang đưa ra một luận điểm vô cùng quan trọng.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Tudjátok, nagyon fontos érveket hozok fel.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Vet ni, jag ger ett mycket viktigt argument.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Viete, robím veľmi dôležitý argument.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Vous savez, je défends un point de vue très important.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Wissen Sie, ich habe ein sehr wichtiges Argument.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Ξέρετε, έχω ένα πολύ σημαντικό επιχείρημα εδώ.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Вы знаете, я хочу сделать важное заявление.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Знаете ли, представям много важен аргумент.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.Я готую дуже важливий аргумент.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.אתם יודעים, אני מעלה טיעון מאוד חשוב.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.تعرفون، أنني أحاول الوصول إلى برهان مهم
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.你知道嗎,我做梗一個很重要嘅宣言。
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.私の主張は
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Also antworte ich, wenn man mich fragt.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Ấy là lẽ binh vực của tôi đối với kẻ kiện cáo mình.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Ấy_là lẽ binh vực của tôi đối_với kẻ kiện_cáo mình .
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.C`est là ma défense contre ceux qui m`accusent.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Dat is ook mijn verdediging tegenover mensen die menen over mij te mogen oordelen.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Detta är mitt försvar mot dem som sätta sig till doms över mig.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Dette er mit Forsvar imod dem, som bedømme mig.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Dette er mitt forsvar mot dem som dømmer mig.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Esta é a minha defesa para com os que me acusam.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Ésta es mi defensa contra cuantos me cuestionan
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Ez az én védelmem azok ellenében, a kik vádolnak engem.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Iată răspunsul meu de apărare împotriva celor ce mă cercetează.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Kalau orang mengeritik saya, saya akan menjawab begini
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.나를 힐문하는 자들에게 발명할 것이 이것이니
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Mojou obranou pred tými, ktorí ma súdia, je toto:
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Moj zagovor tem, ki me sodijo, je ta:
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Odpověd má před těmi, jenž mne soudí, ta jest:
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Questa è la mia difesa contro quelli che mi accusano
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Tać jest obrona moja przeciwko tym, którzy mię sądzą.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Tämä on minun puolustukseni niitä vastaan, jotka asettuvat minua tutkimaan.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Η απολογια μου εις τους ανακρινοντας με ειναι αυτη
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Ако ние сме посяли у вас духовното, голямо нещо ли е , ако пожънем от вас телесното?
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Вот мое защищение против осуждающих меня.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Оце моя відповідь тим, хто судить мене.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.וזאת התנצלותי כנגד הדנים אותי׃
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.هذا هو احتجاجي عند الذين يفحصونني.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.我 對 那 盤 問 我 的 人 、 就 是 這 樣 分 訴
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.我 對那盤問 我 的 人 、 就是 這樣 分訴
Ben sanat ve yaratıcılığın empati kurmak için çok gerekli araçlar olduğu tezini savunuyorum.Argumentez că arta şi creativitatea sunt instrumente esenţiale în empatie.
Ben sanat ve yaratıcılığın empati kurmak için çok gerekli araçlar olduğu tezini savunuyorum.Argumentujem tým, že umenie a kreativita sú nevyhnutným nástrojom k empatii.
Ben sanat ve yaratıcılığın empati kurmak için çok gerekli araçlar olduğu tezini savunuyorum.Azzal érvelek, hogy a művészet és a kreativitás kulcsszerepet játszik az empátiában.
Ben sanat ve yaratıcılığın empati kurmak için çok gerekli araçlar olduğu tezini savunuyorum.Estou a fazer um argumento de que a arte e a criatividade são ferramentas essenciais para a empatia.
Ben sanat ve yaratıcılığın empati kurmak için çok gerekli araçlar olduğu tezini savunuyorum.Ich bin überzeugt, dass Kunst und Kreativität ganz essentiell dafür sind, Empathie zu entwickeln.
Ben sanat ve yaratıcılığın empati kurmak için çok gerekli araçlar olduğu tezini savunuyorum.Ik stel dat kunst en creativiteit essentiële gereedschappen zijn voor empathie.
Ben sanat ve yaratıcılığın empati kurmak için çok gerekli araçlar olduğu tezini savunuyorum.Io ritengo che l'arte e la creatività siano strumenti essenziali all'empatia.