Avrupa Federalizmi'nin savunucuları arasında yer almıştır.Föderalismi pooldajad on föderalistid.
Savunucu Tapınak Şövalyeleri'in hepsi öldürüldü.Kõik linnuse kaitsjad tapeti.
Ama biz burada vatanımızı savunuyoruz.Relvaga käes jääme valvama oma isamaad.
Lev Troçki tarafından savunulan başlıca görüşlerden biri.Vandenõu liidriks olevat olnud Lev Trotski.
Bazı savunucuları Kola Yarımadası, Finnmark, Torne Vadisi, İngriya ve Estonya'yı da dahil etmekteydi.Mõned idee pooldajad lisasid ka Ingerimaa, Eesti, Põhja-Finnmargi ja Tornio jõe oru.
Higgins, başarılı bir insan hakları savunucusu olarak tanınmaktadır.Albright on tuntud kui inimõiguste kaitsja.
Avrupa Birliği'ne inanmış, Avrupa savunucusu olarak bilinmektedir.Komisjon esindab ja kaitseb Euroopa Liidu kui terviku huve.
Safları genişleyen köleler daha iyi savunulabilecek Vezüv Yanardağı eteklerine çekilirler.Nende häirehüüd aitab luitsnokkadel end lähenevate vaenlaste eest paremini kaitsta.
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Apakah mereka pembunuh brutal atau pembela patriotik?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Är de brutala mördare eller patriotiska försvarare?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Czy to brutalni mordercy, czy patriotyczni obrońcy?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Ezek brutális gyilkosok vagy hazafias védők?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Jsou to suroví zabijáci nebo obránci vlasti?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?그들은 잔인한 살인자들일까요 아니면 애국적인 방어자들일까요?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Oare sunt ucigași nemiloși sau apărători ai patriei?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Serão assassinos brutais ou defensores patrióticos?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Sind sie brutale Mörder oder patriotische Verteidiger?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?¿Son asesinos brutales o defensores de su patria?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Sono degli assassini brutali o dei patrioti?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Sont-ils des tueurs brutaux ou des patriotes?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Sú to brutálni zabijaci, alebo obrancovia vlasti?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Vậy họ là kẻ giết người đầy thú tính hay người bảo vệ yêu nước?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Zijn zij gewetenloze moordenaars of vaderlandlievende verdedigers?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Είναι κτηνώδεις δολοφόνοι ή αμυνόμενοι πατριώτες;
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Дали са брутални убийци, или патриоти, които защитават родината?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?Жестокие убийцы или патриоты - защитники родины?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?האם הם רוצחים ברוטליים או מגינים פטריוטים?
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?هل هم قتلة متوحشون أم مدافعون وطنيون ؟
Acımasız kattiller mi? yoksa vatansever savunucular mı?それとも熱心な愛国者か? どちらでしょうか?
"Ağız-ayak hastalığının yayılmasını önlemek için..." "...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor."[A száj - és körömfájás terjedésének megelőzésére Lee Seol hercegnő a koreai marhahúst támogatja]
"Ağız-ayak hastalığının yayılmasını önlemek için..." "...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor."En prévention de la propagation de la fièvre aphteuse,Nla Princesse Lee Seol recommande le bœuf coréen
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.A vlastne, moja téza tu je, že viera je prirodzený stav vecí.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.E, de facto, creio que a minha tese nesta matéria é que a crença é o estado natural das coisas.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Ed infatti, credo che la mia tesi sia che credere sia lo stato naturale delle cose.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.És tulajdonképpen, azt hiszem, azt állítom, hogy a hit a dolgok természetes rendje.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Et en fait, ma théorie à ce sujet est que croire est l'état naturel des choses.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Ich denke sogar, und das ist meine zentrale Aussage: Glaube ist die natürliche Lage der Dinge.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.사실, 여기서 제 전제는 믿는다는 것은 자연스러운 상태라는 점입니다.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Mijn stelling is dat geloven natuurlijk is.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Och faktiskt, jag tror att min tes här är att tilltro är sakernas naturliga tillstånd.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Og faktisk, tror jeg min tese her er at tro er tingenes naturlige tilstand.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Și cred că, de fapt, teza mea este că credința este starea naturală a lucrurilor.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Thực ra, luận điểm chính của tôi ở đây là tin tưởng là trạng thái tự nhiên.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Väitän itse asiassa, että usko on asioiden luonnollinen tila.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Vlastně si dovolím tvrdit, že víra je přirozený stav.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.W rzeczywistości, teza która postawię tutaj mówi, że wiara jest naturalnym stanem rzeczy.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Y de hecho creo que mi tesis es que la creencia es parte natural de las cosas.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.И на практика, мисля, че тезата ми тук е, че вярването е естественото състояние на нещата.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.И на самом деле, я утверждаю то, что в порядке вещей верить во что-то.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.ולמעשה, אני חושב שהטענה שלי היא שאמונה היא המצב הטבעי.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.في الواقع اعتقد ان رسالتي هنا هي ان التصديق هوالحالة الطبيعية للامور
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.信じることが自然な状態だと示すものです もともとそれを選んで 信じるのです
Bazıları bunun doğal bir durum olmadığını savunuyor.Och, boże.
Bazıları bunun doğal bir durum olmadığını savunuyor.Oh Dio!
Bazıları bunun doğal bir durum olmadığını savunuyor.Oh dios.
Bazıları bunun doğal bir durum olmadığını savunuyor.Oh mon dieu. [FineBros:
Bazıları bunun doğal bir durum olmadığını savunuyor."自然に反する"から 同性婚に反対という声
Ben, bir fikri geliştirip, savunuyor olacağım.이 강의에서 여러분이 원한다면 제가 발전시키고, 밀어붙이고 혹은 옹호하게 되는 어떤 체계가 있습니다
Ben, bir fikri geliştirip, savunuyor olacağım.Я буду придерживаться конкретной стороны вопроса, продвигать её, защищать, если хотите.
Ben, bir fikri geliştirip, savunuyor olacağım.יש עמדה שאני עומד לפתח, לקדם, אם תרצו, או להגן עליה בקורס זה.