Ana içeriğe geç
Sözlük

savunmaya ile cümle

savunmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Saldırılar, Mücahitleri Herat ve Kandahar'da savunmaya çekilmeye zorladı.C.) le forzó a abdicar a favor de Asander y Dinamia.
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.Alesia estaba situada en la cima de una colina rodeada por valles y ríos y contaba con importantes defensas.
Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır.Es, en otras palabras, defensiva.
Daha sonra bir İlyuşin Il-2 avcılardan oluşan bir filo daha savunmaya katılmıştır.Secondo altri autori, invece, volava di scorta a degli Il-2.
Doğal yapısı gereği savunmaya çok elverişli olduğundan, tarihte hep vazgeçilmez olmuştur.Molto difficile da educare, poiché mantiene sempre la sua indipendenza.
Mesela Warrior denilen Sınıf Çok yüksek Savunmaya sahip olur ve kolay kolay yenilmezler.Hanno il compito di affrontare i lottatori di più alto rango per essere facilmente sconfitti.
Garnizon kumandanı teslim talebini reddetti ve savunmaya geçti.Il generale, monarchico convinto, si rifiutò e presentò le dimissioni.
Onun, İsrail gibi demokratik bir ülkeyi savunmayacağı tahmin edilebilir" dedi.Предсказуемо, что он не будет защищать демократическую страну как Израиль ».
Kuruluşundan beri İsrail GSYİH'nin önemli miktarını savunmaya harcadı.С момента провозглашения независимости Израиль тратит значительную часть ВВП на оборону.
Mağusa, direndi ve Eylül 1570'ten Ağustos 1571'e kadar şehri savunmaya çalıştılar.Фамагуста же героически оборонялась с октября 1570 до августа 1571.
İnsanlar ise kendini mutantlardan savunmaya çalışırlar.Она всегда верила в то, что они действуют во имя мутантов.
İki başarısız taarruz ardından Ordu 10 Eylül'de savunmaya çekilmiştir.Безуспешно сопротивляясь ещё два дня, 10 ноября болгары перешли в отступление.
Cordelia'yı savunmaya kalkan Kent Kontu'nu da sürgüne gönderir.Кент, пытающийся заступиться за Корделию, также изгнан.
Eski Roma ordusu taktik bakımından sınırlıydı ve bu dönemdeki varlığı esas olarak savunmaya yönelikti.وكان الجيش الروماني الأول محدودا تكتيكيا وموقفه من خلال هذه الفترة كان موقفا دفاعيا في الأساس.
Çekildikten sonra Avusturya'yı savunmaya çalıştı.لكن المشروع ظل حلما بعد استسلام النمسا.
Afganistan'da kadın haklarını savunmaya öncelik verdi.وزارة شؤون المرأة هي الوكالة الرائدة في مجال تعزيز حقوق المرأة والنهوض بها في أفغانستان.
Haçlılar ordusu tepede siperler kazarak savunmaya geçtiler.وسيطروا على مناطق هضبة كولومبيا بمساعدة الخيول.
Kuruluşundan beri İsrail GSYİH'nin önemli miktarını savunmaya harcadı.Desde a sua criação, Israel tem gasto uma parcela significativa do seu produto interno bruto em defesa.
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.O sítio está localizado em uma colina, com condições naturais que permitem a sua defesa.
Saldırılar, Mücahitleri Herat ve Kandahar'da savunmaya çekilmeye zorladı.Grandes campanhas também tinham forçado os mujahedin a defensiva perto de Herat e Candaar.
Bulgaristan Krallığı ise, savunmaya dayalı küçük bir donanmaya sahipti ve kıyılarını mayınlamakla yetindi.Ele, portanto, possuía somente uma pequena frota restante quando foi emboscado próximo a Svolder.
Savunmaya çekilmek için birçok yerdeki askerlerini çekti.Ele enviou muitos de seus marinheiros em terra para ajudar na defesa da cidade.
Savunma Formu (Savunma Formu; bu Forma girdiğinde Deoxys "savunmaya daha yüklü" bir pokemon olur.Defense Form: Met deze vorm heeft Deoxys meer verdediging.
İnsanlar ise kendini mutantlardan savunmaya çalışırlar.Behalve voor de mensen dient men ook op de hoede te zijn voor mutanten.
Bankanın müdürü tüfeğini eline alıp bankasını savunmaya çalışır.De politie schiet op de verdachte en raakt zijn bolhoed.
Muhtemelen kent nüfusunun büyük bir bölümü savunmaya katılmıştı.Een groot deel van de burgerbevolking had zich bij dit verzet aangesloten.
Bir kedinin kulaklarını yatırmasından, kendini savunmaya hazırlandığı anlaşılır.Daarbij gaan ze als ware met de oren van de vijand naar de eigen verbindingen luisteren.
Afganistan'da kadın haklarını savunmaya öncelik verdi.Jej priorytetem jest obrona praw kobiet w Afganistanie.
Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır.Wydaje się to zachowaniem obronnym.
Ve nehir hattını, sadece hafif bir avcı hattıyla perdeleyerek savunmaya karar verdi.Zdecydował się bronić brzegu rzeki, staczając tylko lekką potyczkę w celu ukrycia swoich prawdziwych zamiarów.
Silahlı saldırıya karşı devletin savunmaya hazırlamak.Förberedelser för försvaret av staten mot väpnad aggression.
Afganistan'da kadın haklarını savunmaya öncelik verdi.Dess uppgift är att stärka kvinnors rätt i Afghanistan.
Onun, İsrail gibi demokratik bir ülkeyi savunmayacağı tahmin edilebilir" dedi.Hon skriver: "Israel kan inte både vara en demokrati och en religiös stat".
Yakınlardaki Baltık Denizi'nden savunmaya yardım etmek için İngiliz ve İsveç gemileri görüldü.Ett svenskt och ett brittiskt fartyg bistod försvararna från Östersjön.
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.Staden låg uppe på en bergskulle med flera naturliga klippor som var lätta att försvara.
Vurucu ise elindeki sopayla gelen topa vurarak wicketı savunmaya çalışır.Antingen vinner puttaren de kulor som han lyckas få i gropen.
Bankanın müdürü tüfeğini eline alıp bankasını savunmaya çalışır.Försvararna försöker försvara banken och guldet.
Mağusa, direndi ve Eylül 1570'ten Ağustos 1571'e kadar şehri savunmaya çalıştılar.Фамагуста, однак, чинила опір, захист тривав з вересня 1570 року до серпня 1571 року.
Cordelia'yı savunmaya kalkan Kent Kontu'nu da sürgüne gönderir.Кента, який намагається заступитися за Корделію, також виганяють.
İki başarısız taarruz ardından Ordu 10 Eylül'de savunmaya çekilmiştir.Після двох провальних сезонів, команда зуміла посісти 9 місце.
Örneğin 38. Ordu bu yüzden savunmaya çekilmiştir.На всьому фронті 38-ї армії противник вів стримуючі оборонні бої.
Aleksandr İlyiç mahkemede siyasi konuşmasını yaparak davasının haklılığını savunmaya çalıştı.Uljanov měl před soudem politickou řeč na obhajobu teroristického činu.
Gereken durumlarda hemen savunmaya geçer.V případě potřeby se okamžitě zhmotní v jejich rukou.
Örneğin 38. Ordu bu yüzden savunmaya çekilmiştir.Po této bitvě byla 62. armáda přejmenována na 8. gardovou armádu.
31 Ağustos - Fin kuvvetleri, savunma hatlarını düzleştirip savunmaya çekildiler.Augusztus 31:A finn erők védelmi állásokat vesznek fel, kiegyenesítve a frontvonalat.
Bu tarihten itibaren Konsey Komünizmi'ni savunmaya başlar.A háború után a kommunizmus eszméivel kezdett szimpatizálni.
Organlar, avlarını yakalamasına ve savunmaya hizmet ederler.Näitä elimiä lajit käyttävät saaliinsa tainnuttamiseen ja puolustautumiseen.
Marquis de Lafayette savunmaya yardım için 1200 asker gönderdi.Du Parquet lähetti Martiniquelta Le Compten vahvistukseksi 300 sotilasta.
Bekir ise kenti savunmaya kararlıdır.Hannu Koski: Kunnan puolustus.
İki başarısız taarruz ardından Ordu 10 Eylül'de savunmaya çekilmiştir.Kahden kuukauden taisteluiden loputtua Rukajärvi vallattiin 11. syyskuuta.
Marquis de Lafayette savunmaya yardım için 1200 asker gönderdi.Ο στρατάρχης Μαυροκορδάτος έστειλε τον Μπότσαρη με 1.200 άνδρες προς βοήθεια των Σουλιωτών.
Saldırılar, Mücahitleri Herat ve Kandahar'da savunmaya çekilmeye zorladı.Αυτές οι επιθέσεις εξανάγκασαν τους μουτζαχεντίν να αμύνονται κοντά στη Χεράτ και την Κανταχάρ.
Bulundukları bölge savunmaya uygundu.Η θέση στην οποία αγωνιζόταν ήταν αυτή του Αμυντικού.
Silahlı saldırıya karşı devletin savunmaya hazırlamak.Forberedelser for forsvaret af staten mod væbnet aggression.
Kuruluşundan beri İsrail GSYİH'nin önemli miktarını savunmaya harcadı.Helt fra statens oprettelse har Israel måtte investere en betydelig del af sit BNP i forsvaret.
Kalan dakikalarda skora göre turu geçen taraf olan Manchester City savunmaya çekildi.Det var først i det allersidste af tillægstiden at Manchester City sikrede sig sejren.
Muhtemelen kent nüfusunun büyük bir bölümü savunmaya katılmıştı.En stor del af befolkningen støttede forsvarssagen.
Savunmaya çekilmek için birçok yerdeki askerlerini çekti.Han tilkaldte hjælp fra politiet fra flere lande for at løse problemet.
Saldırılar, Mücahitleri Herat ve Kandahar'da savunmaya çekilmeye zorladı.Betydelige kampanjer hadde også tvunget mujahedin i dekning i nærheten av Herat og Kandahar.
Örneğin 38. Ordu bu yüzden savunmaya çekilmiştir.Den russiske 38. armé etablerte et forsvar av byen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod