savunmasız ile cümle
savunmasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Onun açtığı davalar çok ilgisiz ve o savunmasız bırakıldı.The actions she took were too careless, and she was left defenseless.
O savunmasız yakalandı.She was caught with her pants down.
Biz savunmasızız.We are defenseless.
Sen savunmasızsın.You're defenseless.
Tom savunmasızdır.Tom is defenseless.
Ben savunmasızım.I'm defenseless.
Tom savunmasız hissetti.Tom felt vulnerable.
Tom savunmasız.Tom is vulnerable.
Tom savunmasız görünüyor.Tom looks vulnerable.
Biz hâlâ savunmasızız.We're still vulnerable.
Onlar savunmasızlar.They're defenseless.
Savunmasız hissediyorum.I feel vulnerable.
Tom hâlâ savunmasız.Tom is still vulnerable.
Mary savunmasız hissetti.Mary felt vulnerable.
Biz tamamen savunmasız olacağız.We'll be totally defenseless.
Şu anda savunmasızsın.You're vulnerable right now.
Onu sana güvenmesi için, savunmasız görünmek zorundasın.For him to trust you, you have to appear vulnerable.
Ben savunmasız hissetmiyorum.I don't feel vulnerable.
Çocuklar özellikle savunmasızdır.Children are particularly vulnerable.
Tom onun burada savunmasız olduğunu biliyor.Tom knows he's vulnerable here.
Fadıl savunmasız kadınların nasıl bulunacağını biliyordu.Fadil knew how to spot vulnerable women.
Savunmasız hissettim.I felt vulnerable.
Leyla masum ve savunmasız bebekleri öldürdü.Layla killed innocent and defenseless babies.
Bu pozisyon beni son derece savunmasız hissettiriyor.This position makes me feel extremely vulnerable.
Kaplumbağa güvercinleri, küresel yok oluşa karşı savunmasızdırlar.Turtle doves are vulnerable to global extinction.
23 Temmuz’da Bizanslılar derhal savunmasız başkenti ele geçirdi.On 23 July the Byzantines quickly captured the defenseless capital.
Almanlaşmış Yahudiler, yeni Alman ulus devletinde savunmasız kalan bir başka topluluktu.The Germanized Jews remained another vulnerable population in the new German nation-state.
GPS kişisel takip cihazları yaşlı ile savunmasız bakımında kullanılır.GPS personal tracking devices are used in the care of the elderly and vulnerable.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.The ship was fully insured.
Böylece ordugâh savunmasız kaldı.The fort was left defenseless.
''Bakış açısı her zaman daha fazla savunmasız tarafladır.''"An Aid Program Too Often Neglected".
Ancak tanksavar silahlarına karşı savunmasızdı.However, the U-boat was not in range of her guns.
Bu andan itibaren Agrigentum savunmasız kalmıştı.At the time, Grainger was unarmed.
Ayrıca kara mayınlarına karşıda savunmasızdı.They were also more clearly contrasted against the black backgrounds.
Tanklar aynı zamanda elle yerleştirilen antitank mayınlara karşı da savunmasızdır.Tanks were also vulnerable to hand-placed anti-tank mines.
Kale geniş Adapazarı Ovasının içinde savunmasız bir durumdadır.The palace exterior is in poor state of conservation.
JİT motorları için kullanılan JavaScript savunmasız bulunmuştur.JIT engines used for JavaScript were found to be vulnerable.
Bu ise onları daha alçakgönüllü, daha savunmasız ve insana daha yakın kılıyor.That should make them more humble, more vulnerable and more human.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.She sees her baby naked, lying under some blue lights, looking kind of vulnerable.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;If the rule of law is sound, it protects the poor and it protects the vulnerable.
Ve biz çok savunmasızız.And we're vulnerable.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.And I believe it's because technology appeals to us most where we are most vulnerable.
Ve biz savunmasızız.And we are vulnerable.
Buradaki düşüncemiz, onların yakın çatışmada savunmasız olmalarını istememizdir.The idea is that we want them to be vulnerable in close combat.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.That did end up with vulnerable people in Afghanistan being exposed.
Uyarı ateşlerini, masum, silahsız, savunmasız Zencilere, yakın menzilden ateşlediler.They fired warning shots point-blank at innocent, unarmed defenseless Negroes.
Onlar en fakir ve en savunmasız ülkelerdi.They were the poorest and most vulnerable nations.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.White Europeans were subject to the plague.
Büyümek için harika bir yer, fakat dünyadaki en savunmasız noktalardan biri.It was a great place to grow up, but it's one of the most vulnerable spots in the world.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.In New Orleans, the elderly and female-headed households were among the most vulnerable.
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anFrom the middle of the Pacific to a single tiny egg But it's just now that they are most vulnerable
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!For my eyes are on you, Yahweh, the Lord. In you, I take refuge. Don't leave my soul destitute.
Bangladeş'in Sokak Çocukları Kötüye Kullanılmaya Karşı SavunmasızStreet Children of Bangladesh Vulnerable to Abuse · Global Voices
Özellikle kız sokak çocukları, taciz ve istismarlara karşı çok savunmasız durumda.These female street children are especially vulnerable to abuse and exploitation.
Bu da, devlet yardımının en savunmasız kesime ulaşmasını sağlayacak.That, in turn, will help state aid reach the most vulnerable.
Bunları şoklara karşı savunmasız hale getiriyor ve makroekonomik göstergeleri bozuyor.It makes them vulnerable to shocks and distorts their macro-economic indicators.
Roman çocuklarının bu tip suçlara karşı özellikle savunmasız olduklarına inanılıyor.Roma children are believed to be especially vulnerable to this type of crime.
Bilakis, pek çok saldırı kasıtlı olarak genç ve savunmasız kesimi hedef alıyordu.On the contrary, many attacks were aimed deliberately at the young and vulnerable.
Peki Güneydoğu Avrupa'yı yolsuzluğa karşı bu kadar savunmasız yapan nedir?What makes Southeastern Europe vulnerable to corruption?
S&P: Türkiye, Avro Bölgesi'ndeki şoklara karşı en savunmasız ülkeReport: Turkey most vulnerable to Eurozone shocks