savunması ile cümle
savunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Topyekün savaş uyarınca tüm Sovyet vatandaşları şehrin savunmasında görev almıştır.Již v předhusitských dobách byl každý mužský obyvatel města povinen bránit město v případě války.
Polonya'nın sınır savunması planı tam bir felaketti.Planul polonez al apărării la graniță s-a dovedit un eșec de proporții.
Almanlaşmış Yahudiler, yeni Alman ulus devletinde savunmasız kalan bir başka topluluktu.Evreii germanizați au rămas o altă populație vulnerabilă în noul stat național german.
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.Menținerea păcii și securității și apărarea Statelor Unite.
Tanklar özellikle hava tehditlerine karşı çok savunmasızdır.Tancurile sunt vulnerabile în special față de amenințările aeriene.
İlk birkaç hafta içindeki Sovyet savunmasındaki taktik hatalar bir felakete neden oldu.Erorile tactice inițiale ale sovieticilor s-au dovedit catastrofale în primele săptămâni ale atacului german.
New Jersey Soğuk Savaş yıllarında da ABD savunması için önemli bir bölge olmaya devam etti.New Jersey a devenit de asemenea locația principală de apărare pentru apărare în timpul Războiului Rece.
İki At Savunması.Jocul celor doi cai
Venediklilerin, şehrin savunmasından ayrılmaları, Rumları büsbütün perişan etmişti.Venețienii nu și-au dat seama cât de scumpă a fost apărarea orașului.
Alman kıyı savunması da ateş açtı.Bateriile de coastă franceze au deschis focul.
Hüsrev, Tizpon'un savunması için destek sağlamaya çalışmak için Susiana dağlarına kaçmıştı.Khosroe deja a fugit în munții Susiana, încercând să mobilizeze sprijinul pentru apărarea Ctesifon.
Tanklar bunun yanında topçu ve hava silahlarına karşı savunmasızdı.Ambele divizii duceau lipsă de armament antitanc și antiaerian.
Hitler 9. Ordu'ya, Cottbus'u savunması ve bu arada batıya dönük bir cephe oluşturmasını emretmiştir.El a ordonat Armatei a IX-a să apere Cottbusul și să formeze un front cu fața la vest.
Ancak tanksavar silahlarına karşı savunmasızdı.Totuși, ele erau eficiente contra tancurilor inamice numai daca erau folosite defensiv.
Hisarlar bölge savunmasını arttırmaktadır.Luptători pentru apărarea spațiului național.
Bu savaşçılar Nakşa savunmasının belkemiğini oluşturmaktaydı.Formațiunile de bombardiere fuseseră concepute pe ideea apărării mutuale.
Tanklar özellikle dağlık arazi ve yerleşim alanlarında yakın piyade saldırılarına karşı savunmasızdır.Tancul este vulnerabil în fața infanteriei în special în teren închis și zone urbane.
Bu zafer, Ren sınırının savunmasını güçlendirdi.Ezek a győzelmek megerősítették a rajnai határ védelmét.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.A hajó esetében viszont teljes mértékben igaza volt.
Simpson, kendisini davada kendisini savunması için kamuoyunda iyi tanınan avukatlarla anlaşmıştır.Simpson nagy múlttal rendelkező ügyvédeket bérelt fel.
Böylece ordugâh savunmasız kaldı.Vagyis az elnök védelem nélkül maradt.
İki At Savunması.2éves lovak számára.
Kentin hava savunması, 6. Hava Ordusu ve Baltık Filosu hava unsurlarınca sağlandı.A légitámogatást a 6. Légihadsereg egységei és a Balti Flotta tengerészeti repülőegységei nyújtották.
Başlangıçta Leningrad savunmasını Mareşal Kliment Voroşilov komutasındaki Leningrad Cephesi üstlenmiştir.A Leningrádi Front (kezdetben Leningrádi Katonai Körzet parancsnoka Kliment Vorosilov marsall volt.
Sokrates’in Savunması ve Şölen, (Çev.Plato, Socrates védelme és Kritója.
Sicilya savunması, bir satranç açılışıdır.A szicíliai védelem a sakkjátékban az egyik ún. félig nyílt megnyitás.
Örgütün siyâsi savunmasının hazırlanmasında önemli bir rol oynadı.Jelentős szerepet játszott a nemzetvédelem megszervezésében.
Polonya'nın sınır savunması planı tam bir felaketti.A lengyel hadsereg légelhárítása erőtlen volt.
Plevne Savunması, yaklaşık 35.000 Rus kaybına sebep olmuştu.Az orosz erők vesztesége maximum 35 000 fő lehetett.
Bu da toplumlarımızı yönlendirmeli reklamlara karşı savunmasız bırakmaktadır.Épp ezért védtelenebbek a gyerekek a reklámokkal szemben.
II. Viyana Kuşatması sırasında Viyana'nın savunmasında görev aldı.Munkásságának fénykora bécsi tartózkodásának idejére tevődik.
Moskova savunmasında 90 bin kişi ve 150 tank kalmıştır.Moskovan puolustamiseen oli tämän jälkeen käytettävissä ainoastaan 90 000 miestä ja 150 panssarivaunua.
İki At Savunması.Omistaa kaksi hevosta.
Moskova savunması için Stalin 83 tümende 800 bin kişilik bir kuvvet toplamıştı.Moskovan puolustamiseksi Stalinilla oli käytettävissään 83 divisioonaa, joissa oli 800 000 miestä.
Moskova savunmasının ilk hatları dağılmıştır.Keskinen armeijaryhmä oli siten murtanut Moskovan ensimmäisen puolustuslinjan.
Alman ilerlemesi karşısındaki Sovyet savunması 5., 16., 30., 43., 49. ve 50. Ordulardan oluşmaktadır.Eteneviä joukkoja vastassa olivat Neuvostoliiton 5., 16., 30., 43., 49. ja 50 armeijat.
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.He ovat vastuussa rauhan ja tasapainon turvaamisesta valtakunnassa.
Burasının, savunması da kolaydır.Aluetta oli helppo puolustaa.
Kendi adıyla anılan Philidor Savunması'nı geliştirmiştir.Philidorin puolustus on nimetty hänen mukaansa.
Manzini'nin zorlamasıyla Garibaldi Roma'nın savunmasının komutanlığını aldı.Garibaldi otti Mazzinin kehotuksesta johdettavakseen Rooman puolustuksen.
Onun son uğraşları arasında eski öğrencisi Thomas Aquinas'ın inancını savunması vardı.Elämäntyönsä lopuksi hän puolusti aikaisemman oppilaansa Tuomas Akvinolaisen opetuksia.
Burada tehdit edilen, gözaltına alınan, sınır dışı edilen veya sürgün edilen yazarların savunmasında çalıştı.Vainottujen, vangittujen, kidutettujen, teloitettujen kirjailijain kansainvälinen ääni.
Bu yüzden Venedik savunması zayıftı.GLA:n puolustus on heikko.
Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Konstantinopolis'in savunmasında etkili olmuşlardır.Suvun jäsenet pakenivat Konstantinopolista neljännen ristiretken aikana.
Burası, şehrin savunması sırasında ölenlerin gömüldüğü bir alandır.Se oli osa sodassa kaatuneiden julkisia hautajaisia.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.Koko miehistö säilyi vahingoittumattomina.
Güney kesimde Alman savunması zaten alarma geçmişti.Saksan pohjoisen armeijaryhmän meren puoleinen sivusta oli altis iskuille.
Devriye botu, genellikle kıyı savunması görevleri için tasarlanmış nispeten küçük bir askerî gemi.Pienoissukellusvene on pienikokoinen, yleensä joihinkin erityistehtäviin rakennettu sukellusvene.
Tahkim Etmek – Bir bölgenin savunmasını arttırmak.Valveilla: Uskon perusteltu puolustaminen.
FP 10 Eylül 1999'da savunmasını verdi.HPK kiinnitti puolustajaryppään 10.4.2013.
Serhas, sağlam Grek savunmasını aşmış ve Yunanistan'ın büyük bir bölümün işgal etmiştir.Ofellas käytti arvovaltaansa Kreikassa ja sai mukaansa suuria määriä kreikkalaisia kolonisteja.
Ancak bölgedeki Kızıl Ordu savunması bunu engelledi.Tällä taistelulla pysäytettiin puna-armeija pohjoisessa.
Bu sıralarda Sovyet savunması daha kararlı olmaya başlamıştı.Επιπλέον, στις μέρες που ακολούθησαν, η Σοβιετική άμυνα ισχυροποιήθηκε αποφασιστικά.
Kızıl Ordu taarruzu Alman savunmasının sağlam bir direnmesiyle karşılaştı.Ο Κόκκινος Στρατός αμύνεται εναντίον της Γερμανικής Βέρμαχτ.
Konstantinopolis'in savunması, Patrik I. Sergios ve patrici Bonus komutası altındaydı.Η άμυνα της Κωνσταντινούπολης ήταν υπό την αρχηγία του Πατριάρχη Σέργιου και των πατρικίων.
Bunlar; Plevne SavunmasıΥπουργείο Άμυνας
Savunması için birçok önemli Yahudi ismi mahkemeye davet etti.Έγραψε δε σε πολλές εβραϊκές κοινότητες για να ζητήσει υποστήριξη.
Bu savaşçılar Nakşa savunmasının belkemiğini oluşturmaktaydı.Εδώ φάνηκαν τα προσόντα του στην οργάνωση της άμυνας.
Buhara çok muhkem değildi ve savunması bir sıra sur duvarları ve önündeki hendekten ibaretti.Ο Χίκοκ, ως προληπτικό μέτρο, καθόταν συνήθως με την πλάτη του στον τοίχο.
İlk birkaç hafta içindeki Sovyet savunmasındaki taktik hatalar bir felakete neden oldu.De sovjetiske styrkers taktiske fejltagelser i de første uger af krigen viste sig katastrofale.