savunması ile cümle

savunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!(140:8) Но к Тебе, Господи, Господи, очи мои; на Тебя уповаю, не отриньдуши моей!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Ale do ciebie, Panie, Panie! podnoszę oczy moje; w tobie ufam, nie odpychaj duszy mojej.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Ale k toběť, Hospodine Pane, oči mé; v tebe doufám, nevylévej duše mé.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!A te, Signore mio Dio, sono rivolti i miei occhi; in te mi rifugio, proteggi la mia vita
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Chúa Giê-hô-va ôi! mắt tôi ngưỡng vọng Chúa, Tôi nương náu mình nơi Chúa; Xin chớ lìa bỏ linh hồn tôi.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Chúa_Giê - hô-va ôi ! mắt tôi ngưỡng_vọng Chúa , Tôi nương_náu mình nơi Chúa ; Xin chớ lìa_bỏ linh_hồn tôi .
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!De aceea, către Tine, Doamne, Dumnezeule, îmi îndrept ochii, la Tine caut adăpost; nu-mi părăsi sufletul!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!De az én szemeim, Uram Isten, rajtad csüggenek; hozzád folyamodom: ne oltsd el életemet!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Denn auf dich, HERR HERR, sehen meine Augen; ich traue auf dich, verstoße meine Seele nicht.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Dog, mine Øjne er rettet på dig, o HERRE, Herre, på dig forlader jeg mig, giv ikke mit Liv til Pris!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!For til dig, Herre, Herre, ser mine øine, til dig tar jeg min tilflukt; utøs ikke min sjel!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Ik kijk alleen maar uit naar U, HERE God. Ik weet dat U mij beschermt, lever mij niet aan hen uit.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Ja, till dig, HERRE, Herre, se mina ögon; till dig tager jag min tillflykt, förkasta icke min själ.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!주 여호와여 내 눈이 주께 향하며 내가 주께 피하오니 내 영혼을 빈궁한대로 버려두지 마옵소서
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Lebo k tebe, Hospodine, Pane, sú obrátené moje oči; k tebe sa utiekam; nevylej mojej duše!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Mas os meus olhos te contemplam, ó Senhor, meu Senhor; em ti tenho buscado refúgio; não me deixes sem defesa!
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Mutta sinuun, Herra, Herra, minun silmäni katsovat, sinuun minä turvaan. Älä hylkää minun sieluani.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Por eso, oh Señor Jehovah, hacia ti miran mis ojos. En ti me refugio; no expongas mi vida
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Tetapi aku tetap berharap kepada-Mu, ya TUHAN Allahku, jangan biarkan aku mati, sebab aku berlindung pada-Mu
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Toda k tebi, Jehova, Gospod, se ozirajo oči moje, v tebi iščem zavetja, ne zapústi duše moje.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Δια τουτο οι οφθαλμοι μου, Κυριε Θεε, ατενιζουσι προς σε επι σε ηλπισα μη καταστρεψης την ψυχην μου.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!Понеже очите ми са обърнати към Тебе, Господи Иеова Понеже на Тебе уповавам, не съсипвай живота ми.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!כי אליך יהוה אדני עיני בכה חסיתי אל תער נפשי׃
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!‎لانه اليك يا سيد يا رب عيناي. بك احتميت. لا تفرغ نفسي‎.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!主 耶 和 華 阿 、 我 的 眼 目 仰 望 你 . 我 投 靠 你 、 求 你 不 要 將 我 撇 得 孤 苦
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!主 耶和華 阿 、 我 的 眼目 仰望 你 . 我 投靠 你 、 求 你 不 要 將 我 撇得 孤苦
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Abnormálisak; gyengén épültek, és ezért könnyen sebezhetőek az őket célzó kezelések számára.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.비정상 적인 것들이 있습니다; 그것들은 매우 형편없이 구성되어 있습니다; 그렇기 때문에, 그것들은 그들을 목표로 하는 치료에
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Są nieprawidłowe; są bardzo słabo wykonane; i dlatego, są bardzo wrażliwe na leczenie na nie nakierowane.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Son anormales; están muy mal construidos; y, por eso, son muy vulnerables a los tratamientos que los atacan.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.So nepravilne, slabo oblikovane, in ravno zato zelo dovzetne za ciljno zdravljenje.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Ze zijn abnormaal; ze zijn slecht opgebouwd; en daardoor hoogst kwetsbaar voor op hen gerichte behandelingen.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.Είναι ανώμαλα· έχουν ελλιπή δομή· γι' αυτόν το λόγο είναι πολύ ευαίσθητα σε θεραπείες που τα στοχεύουν.
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.הם לא נורמליים; הם בנויים בצורה רעועה; ומאחר שכך, הם פגיעים מאוד
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.إنها غير طبيعية؛ تكوينها ضعيف جدا؛ و لهذا السبب تكون حساسة جدا
Anormaller, yapıları bozuk, ve bu nedenle onları hedef alan tedavilere karşı son derece savunmasızlar.つくりが脆いため 狙いを定めて治療をすると 効果があります
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Cei săraci și vulnerabili n-ar mai trebui să fie amenințați de boli infecțioase, de fapt, nimeni.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Die Armen und Verwundbaren müssen nicht länger durch Infektionskrankheiten bedroht werden, niemand muss das.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.I poveri e i più deboli non devono più essere minacciati da malattie infettive anzi: nessuno deve più esserlo.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.이젠 더 이상 가난하고 약한 자들이 전염성 병들에 의해 위협을 받지 않아도 됩니다. 혹은 물론 모두가 그럴 것 입니다.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Nalezljive bolezni ne bodo več ogrožale revnejših slojev prebivalstva. Nikogar, pravzaprav.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Niet langer zullen de armen en kwetsbaren bedreigd worden door besmettelijke ziekten en, ja, ook iedereen.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Не трябва вече бедните и уязвимите да бъдат заплашвани от заразни болести, нито пък който и да било.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.אין יותר סיבה שהעניים והפגיעים יחיו תחת איום של מחלות מדבקות או, בעצם, כל אחד.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.لم يعد الفقراء و الضعفاء في خطر الإصابة بالأمراض المعدية أو أي أحد.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.伝染病におびえる必要はないのです -もちろん他の人たちもです バーツラフ・スミルが言っている
"Bakın, bence John doğru bir saptamada bulunmuştu ve kendisini şöyle savunması gerekiyordu" vesaire혹은 이와 비슷한 말을 하며 반박할 수도 있습니다 혹은 이와 비슷한 말을 하며 반박할 수도 있습니다
"Bakın, bence John doğru bir saptamada bulunmuştu ve kendisini şöyle savunması gerekiyordu" vesaireוכך אני חושב שהוא היה צריך להגן על עמדתו," וכדומה.
Bangladeş'in Sokak Çocukları Kötüye Kullanılmaya Karşı SavunmasızBangladesh : une étude sur les enfants des rues
Bangladeş'in Sokak Çocukları Kötüye Kullanılmaya Karşı SavunmasızNiños de la calle de Bangladesh son vulnerables a los abusos
Bangladeş'in Sokak Çocukları Kötüye Kullanılmaya Karşı SavunmasızΕυάλωτα στην κακομεταχείριση τα παιδιά του δρόμου στο Μπαγκλαντές
Bangladeş'in Sokak Çocukları Kötüye Kullanılmaya Karşı SavunmasızБангладеш: беспризорники страдают от насилия
Başkan'da mı yoksa özel yurt savunması biriminde mi? esasında federal sisteme göre yetki¿Es el alcalde, el gobernador, el Presidente de Estados Unidos, el director de Seguridad Nacional?
Başkan'da mı yoksa özel yurt savunması biriminde mi? esasında federal sisteme göre yetki미국 대통령, 국토안보부 국장이 책임질까요? 사실, 연방정부는 주요 연방 담당관이라 불리는 사람이
Başkan'da mı yoksa özel yurt savunması biriminde mi? esasında federal sisteme göre yetkiנשיא ארה"ב, ראש מטה הבטחון הכללי? למעשה, הממשלה הפדרלית אומר כי הוא נקרא
Başkan'da mı yoksa özel yurt savunması biriminde mi? esasında federal sisteme göre yetkiأم رئيس الولايات المتحدة، أم رئيس الدفاع المدني؟ في الحقيقة، الحكومة الفدرالية تقول أنه شخص يدعى
Başkan'da mı yoksa özel yurt savunması biriminde mi? esasında federal sisteme göre yetki実は連邦政府によると 責任者は 主席連邦管理官で
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Cô ấy thấy đứa con của mình trần truồng, nằm dưới ánh sáng xanh trông rất mong manh.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Ela vê o bebé nu, deitado sob luzes azuis, parecendo um tanto vulnerável.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Elle voit son bébé nu, allongé sous une sorte de lumière bleue, l'air plutôt vulnérable.

İlgili Sayfalar