savunması ile cümle
savunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Hun ser hendes baby ligge nøgen under noget blå lys, og ser sårbar ud.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Îşi vede copilul dezbrăcat, sub lumină albastră, arătând destul de vulnerabil.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.산모는 발가벗은 아기가 푸른 빛을 받으며 누워있는걸 보면 굉장히 마음 아파합니다.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Lo vede nudo, sotto le luci blu, sembra quasi vulnerabile.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Sie sieht ihr nacktes Baby, wie es unter blauem Licht liegt und ziemlich verletzlich aussieht.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Vidí svoje dítě nahé, ležící pod nějakým modrým světlem, a vypadá docela zranitelně.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Y ve a su bebé desnudo, bajo luces azules, y parece desprotegido.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Ze ziet haar baby liggen, naakt onder de blauwe lampen. Dat ziet er heel kwetsbaar uit.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Βλέπει το μωρό της γυμνό, ξαπλωμένο κάτω από ένα μπλε φως, να φαίνεται ευάλωτο.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Она видит его обнажённым под синим светом, от чего он выглядит уязвимым.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Тя вижда бебето си голо, лежащо под някаква синя светлина, изглеждащо крехко.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.היא רואה את התינוק עירום, שוכב תחת אורות כחולים, נראה דיי פגיע.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.ترى ابنها عاري، مستلقي تحت أضواء زرقاء، يبدو نوعاً ما ضعيف بالنسبة للأم.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.寒そうに見えるので 母親が赤ちゃんに毛布を かけることは日常的に起こります
Ben burada birşeyin savunmasını yapmak istemiyorum sadece size bir düşünce çerçevesi vermek istiyorum.Je ne veux pas défendre quoi que ce soit, je veux juste vous montrer un cadre de reflexion sur ce sujet.
Ben burada birşeyin savunmasını yapmak istemiyorum sadece size bir düşünce çerçevesi vermek istiyorum.Nechci tady nic obhajovat, jen bych ti chtěl dát možná základ, jak o tom přemýšlet.
Ben burada birşeyin savunmasını yapmak istemiyorum sadece size bir düşünce çerçevesi vermek istiyorum.Nie chcę wam niczego sugerować, a jedynie dać punkt wyjścia do przemyśleń.
Ben burada birşeyin savunmasını yapmak istemiyorum sadece size bir düşünce çerçevesi vermek istiyorum.Δε θέλω να υποστηρίξω κάτι συγκεκριμένο, μόνο να παρουσιάσω ένα πλαίσιο προς σκέψιν.
Ben burada birşeyin savunmasını yapmak istemiyorum sadece size bir düşünce çerçevesi vermek istiyorum.Я лишень хочу дати вам рамки для роздумів над цим.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Albii europeni au fost victima ciumei bubonice.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Biali Europejczycy padali ofiarą dżumy.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Blanke Europeanen ondergingen de pest.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.백인 유럽인들은 역병에 주제가 되었었죠.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Les Européens ont été confrontés à la peste.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Los Europeos blancos sufrieron la plaga.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Sui bianchi europei si abbatté la peste.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Οι λευκοί Ευρωπαίοι πέρασαν την πανούκλα.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Белые европейцы подверглись эпидемии чумы.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.В миналото европейците са покусени от чумата.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.ארופאים לבנים היו תחת השפעת מחלת הדבר.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.الإنسان الأبيض الأوروبي تعرض إلي مرض الطاعون.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.晒された人の殆どは 生き残れませんでした
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.A videojátékok szórakoztatóak, lekötnek, és teljesen kiszolgáltatják az agyat az átprogramozásra.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Gry wideo są zabawne, angażujące i czynią nasze mózgi całkowicie podatnymi na przeprogramowanie.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Jocurile video sunt amuzante, antrenante, şi îţi fac creierul complet vulnerabil în faţa re-programării.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.비디오 게임은 재미있고, 매력적이며, 두뇌를 다시 프로그램 당하는 데 취약하게 만든다.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Les jeux vidéos sont divertissants, stimulants et vous rend le cerveau comme re-programmable.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Los videos juegos son divertidos, atractivos y dejan tu cerebro completamente vulnerable a ser reprogramado.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Trò chơi điện tử rất vui, cuốn hút và làm cho não của bạn hoàn toàn dễ dành để lập trình lại
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Video game itu menyenangkan, menarik, dan membuat otak Anda benar-benar rentan terhadap pemrograman kembali.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Videogames zijn leuk, boeiend en maken je hersenen compleet kwetsbaar voor herprogrammering.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Videohry jsou zábavné, poutavé a kompletně otevírají váš mozek k re-programování.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Видеоигрите са забавни, завладяващи и оставят мозъка ти напълно уязвим към препрограмиране.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Видео игры развлекают, очаровывают, и оставляют ваш мозг абсолютно уязвимым к пере-программированию.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.Комп'ютерні ігри веселі, захоплюючі, та лишають мозок відкритим до перепрограмування.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.משחקי מחשב הם כיף, הם מעוררים, והם משאירים את מוחך פגיע לחלוטין לתכנות מחדש.
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.الألعاب التلفزيونية ممتعة، وتترك عقلك معرض تماما لإعادة البرمجة
Bilgisayar oyunları eğlenceli, çekici ve beyninizi yeniden programlamaya tamamıyla savunmasız bırakıyor.脳を洗脳されやすい状態にする 洗脳は必ずしも悪いとはいえないかもしれない
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Asta a sfârşit prin expunerea oamenilor vulnerabili din Afganistan.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Cela a eu pour conséquence d'exposer des personnes vulnérables en Afghanistan.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Ciò alla fine provocò che il vulnerabile popolo afghano fosse esposto.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Das endete damit, dass in Afghanistan manche Menschen durch die Veröffentlichung angreifbar wurden.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Dat had als gevolg dat kwetsbare mensen in Afghanistan werden blootgesteld.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Ele expôs tudo para todos. Isso significou a exposição de pessoas vulneráveis do Afeganistão.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Kết quả là những người vô tội ở Afghanistan đã được biết đến.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.그런 행동으로 아프가니스탄에서 힘없는 사람들에 대한 사실이 공개된거죠. 거기에는 또한 미국 정부와 소통한
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Mindent csak úgy elénk vetett. Ez azonban kiszolgáltatta a sebezhető embereket Afganisztánban.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Naraziło to na niebezpieczeństwo bezbronnych Afgańczyków.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Následkem toho byly vyzrazeny zranitelné osoby v Afghánistánu.
Bu Afganistan'daki savunmasız insanların açığa çıkmasıyla sonlandı.Y es verdad que provocó que gente vulnerable en Afganistán fuera expuesta.