Ana içeriğe geç
Sözlük

savunma ile cümle

savunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla beraber İngiliz savunması gittikçe daha efektif hale gelmiştir.Tymczasem akcje Anglików były coraz bardziej efektywne.
Haziran 1975 - Ocak 1976 arasında İsrail Savunma Kuvvetleri'nde görev yaptı.Od czerwca 1975 do stycznia 1976 służył w Siłach Obronnych Izraela.
Lockheed Martin, savunma sanayisinin dünya çapında (gelire oranla) en büyük yüklenicisidir .Lockheed Martin jest jednym z największych na świecie dostawców uzbrojenia.
Archil Kobakhidze bu sonuçların entropik çekim yasasını çürüttüğünü savunmaktadır.Archil Kobakhidze twierdzi, że wyniki te obalają entropiczną grawitację.
Fakat bu oy hakkını ‘eşit’ olarak savunmamıştır.Nie miał prawa zabierać głosu jak równy.
Savunma, beklenenden daha uzun bir süre dayanmayı başardı.Walki o miasto trwały jednak dłużej, niż przypuszczano.
Günümüzde, yapı Federal Savunma Bakanlığı'nın ikinci merkezi olarak hizmet vermektedir.Obecnie gmach mieści pomocnicze biuro niemieckiego Federalnego Ministerstwa Obrony.
Operasyonun sorumlusu ise Savunma Bakanlığından Edward Lansdale ve CIA’den William King Harvey’deydi.Program był kierowany przez Edwarda Lansdale z Departamentu Obrony i Williama King Harveya z CIA.
Avenger 1993 yılında M167 Vulcan model savunma sisteminin yerine geçmiştir.Avenger jest w użyciu od roku 1993, kiedy to zastąpił pojazdy M163 Vulcan.
Rus ordusu savunma pozisyonuna geçmişti.Wojska rosyjskie przeszły do obrony.
Saldırıda 10 İsrail Savunma Kuvvetleri komandosu ve yaklaşık 60 aktivist yaralandı.Około 60 aktywistów i 10 izraelskich żołnierzy zostało rannych.
İsrail Savunma Kuvvetleri'nde asker olarak iki yıl görev yaptı.Odbyła obowiązkową, dwuletnią służbę w Izraelskich Siłach Obronnych.
8 Mart 1945'te 2. bölük, Ren nehri savunmasına katılan Siegburg yakınlarındaki cephe hattına yönlendirildi.8 marca 1945, bez przeszkolenia, razem z drugą kompanią został skierowany na linię frontu w pobliżu Siegburga.
11 Kasım 2006 yılında İrakli Okruaşvili'nin yerine Savunma Bakanlığına getirildi. ^ connection11 listopada 2006 został mianowany ministrem obrony, zastępując na stanowisku Irakli Okruaszwilego.
Aşağıdaki kişiler, "Moskova'nın Savunmasına göre" Madalyasının alıcılarıydı.Odznaczony medalem „Za obronę Moskwy”.
Savunmada oynar.Gra na obronie.
Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır.Wydaje się to zachowaniem obronnym.
Savunma duvarlarını onarmak için ilk girişim 1900'de yapıldı.W 1963 rozpoczęto konserwację murów obronnych.
Bu binanın savunması "Pavlov'un Evi" (Дом Павлова) olarak tarihe geçmiştir.Sam budynek natomiast został zapamiętany jako „dom Pawłowa”.
Bunları besin sağlamak ve kendini savunmak için kullanır.Potrafi sama się obronić i zadbać o siebie.
1990'da gönüllü savunma taburlarına katıldı.W 1990 wstąpił do oddziału ochotników Sąjūdisu.
Konstantinopolis'in savunması, Patrik I. Sergios ve patrici Bonus komutası altındaydı.Obroną Konstantynopola kierowali patriarcha Sergiusz i patrycjusz Bonus.
İsrail Savunma Kuvvetleri bu yöntemi 2006'dan beri kullanmaktadır.Siły Obronne Izraela używają tego pojazdu od lata 2008 roku.
Wächtershäuser erken dönem bir metabolizma biçiminin genlerden önce oluştuğu tezini savunmaktadır.Wächtershäuser zaproponował wczesną formę metabolizmu wyprzedzającą genetykę.
Bunlara ek olarak, antioksidanlar bu savunma mekanizmalarında önemli rol oynar.Przyjmują również, iż objawy lękowe pełnią istotną rolę we funkcjonowaniu mechanizmów obronnych.
Tüm suçlamaları reddederek savunma yapmadı.Zaprzeczył jednakże wszystkim pozostałym zarzutom.
Suriye Savunma Bakanı Mustafa Tlass 1986'da Siyon Matsasını yazdı.W 1986 syryjski minister obrony, Mustafa Talas, napisał książkę pt. Maca Syjonu.
18 İyar - (1948) İsrail Savunma Kuvvetleri kuruldu.1948 – Powstały Siły Obronne Izraela.
Hızla ilerlemek, Leningrad Sovyet savunmasını neredeyse olanaksız hale getirecekti.Natychmiastowy marsz naprzód oznaczałby praktycznie brak możliwości obrony Leningradu przez Rosjan.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.Sam okręt był nie do uratowania.
Cadde önceden Savunma Caddesi olarak bilindi.Droga wcześniej nazywała się Defence Road.
Airbus Defence and Space SAS, Airbus'ın havacılık ve savunmadan sorumlu bölümüdür.Wykonawcą tego modułu będzie Airbus Defence and Space.
1971 yılında İsrail Savunma Kuvvetleri'nde göreve çağrıldı.W 1977 rozpoczął służbę wojskową w Siłach Obronnych Izraela.
Yunan savunma hattı parçalandı.Niemiecka obrona pękła.
Mart 1989 - Ocak 1993 tarihleri arasında George H. W. Bush hükümetinde Savunma Bakanlığı yaptı.Od marca 1989 do stycznia 1993 był sekretarzem obrony w administracji George’a Busha.
Savunma avukatı, eski dışişleri bakanı Hjalmar Procope oldu.Jego obrońcą był były minister spraw zagranicznych Finlandii Hjalmar Procopé(ang.).
Sovyet savunması Mihver güçlere oranla sayısal bir üstünlüğe sahiptir.Dysponując armią potworów ma zdecydowaną przewagę.
Bu komitenin amacı, kovuşturmaya uğrayan işçileri savunmak ve ailelerine yardım etmekti.Komitet Obrony Niesprawiedliwie Prześladowanych starał się wspierać dysydentów i ich rodziny.
Arbede neticesinde olan olaylar, kendisini savunma amaçlı olaylar olabilir. (...)Nie bądźmy bezwolnym narzędziem w ręku ludzi walczących o swoje osobiste interesy. (...)
Alman savunması için ani bir darbe de 13 Nisan'da gerçekleşti.Do walki o pas niemieckiej organizacji doszło 13 kwietnia.
Araç ilk olarak 2007 Uluslararası Savunma Fuarı (IDEX) ve Abu Dabi'de düzenlenen konferansta tanıtıldı.Pojazd po raz pierwszy został zaprezentowany w roku 2013 na targach IDEX w Abu Zabi.
Savunma sırasında, defans oyuncuları belirli ölçüde rakip oyunculara temasta bulunabilirler.Gracze, podczas licytacji, mogą zadeklarować wzięcie określonej liczby lew.
Ancak onun önceliği kendini savunmak değildir.Jednak opowieści o jego pierwszeństwie nie da się utrzymać.
9 Ocak 2007 tarihinde kurulmuş olup Savunma Ajansı'nın (防衛庁 Bōei-chō) yerini almıştır.9 stycznia 2007 roku Agencję Obrony podniesiono do rangi Ministerstwa Obrony – Bōeishō.
Toplamda 12 savunma binası kurabilirsiniz.Można mieć maksymalnie 12 oddziałów gwardii.
Siperler kazıldı ve şehri savunmak için toplar yerleştirildi.Przejęte baterie zostały wykorzystane do obrony miasta.
Yalnızca savunma savaşları meşrudur.Odbywały się tylko lekcje przysposobienia obronnego.
Yaklaşık dokuz bin yıllık olan surlar, Çin Seddi'nin ardından dünyadaki en uzun ve geniş savunma duvarıdır.Są to największe i najdłuższe mury obronne, zaraz po Wielkim Murze Chińskim.
1998 ve 2000 yılları arasında Inter-Amerikan Savunma Kurulu'nda Guatemala'yı temsil etti.W latach 1998–2000 reprezentował kraj w Inter-American Defense Board.
Çünkü; kısa hatta kasılmak, savunma kulenize yakın olduğunuz için, daha kolaydır.Również jej lewe ramię, na którym się wspiera, jest krótsze od prawego.
Azerbaycan Hava Savunma Kuvvetleri, Azerbaycan Hava Kuvvetleri'nin bir parçasıdır.Kirgiskie Siły Powietrzne - jeden z rodzajów Sił Zbrojnych Republiki Kirgiskiej.
Varşova: Milli Savunma Bakanlığı Yayınları. s.Warszawa: Ministerstwo Obrony Narodowej.
Bu araçlar çok iyi birer savunma silahıydı.Moździerze tego typu były bardzo nieporęczną bronią.
Eflak kaleyi savunmayı başardı.Skuteczna obrona zamku.
Aktörleri savunmaktan ve ayrıcalık tanımaktan usanmıştım.Przyznanie jej miało zapewnić uhonorowanym artystom prestiż i sławę.
Özellikle de dokumacıların kendi haklarını savunmalarını zanaatkârlar desteklemekteydi.Interesujące jest również to, że fotograf chciał chronić swoje prawa do dzieła.
Savunmada görev almaktaydı.Pełniła funkcję obronną.
Sicilya savunması, bir satranç açılışıdır.Debiut centralny jest jednym z otwarć szachowych.
1991-1992 yılları arasında SSCB Hava Kuvvetleri ve Savunma Bakanlığı başkomutan yardımcılığını yaptı.Od 1991 do 1992 głównodowodzący sił powietrznych i wiceminister obrony ZSRR.
Bu savunmacılardan en çok tanınanı olan Binbaşı Piotr Gavrilov, 23 Temmuz'da ele geçirildi.Major Piotr Gawriłow dostał się do niewoli dopiero 23 lipca.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod