Ana içeriğe geç
Sözlük

savunma ile cümle

savunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kez, 100 km.’nin üstünde bir derinlikte güçlü bir savunma düzeni hazırladılar.Hij stelde ze op in een 11 km lange halfcirkelvormige defensieve linie.
Sonunda savunmacıların direnişi kırıldı ve 20 Temmuz'da kale düştü.De Legergroep Midden bleef uiteenvallen en op 20 juli werd de Boeg bereikt.
1960 yılında Savunma Bakanlığı Genel Müfettişi ilan edilir.In 1960 werd hij inspecteur-generaal van het ministerie van defensie, een ereambt.
Daha çok savunmacı kimliğiyle ön plâna çıkar.Zorg dat je er eerst een advocaat naar laat kijken.
Birçoğu, 30 kişi değil, en azından 200 kişinin öldürüldüğünü savunmaktadır.30 soldaten en ten minste 200 Gardisten sneuvelden.
Ayrıca All-Star takımına ve All NBA Yılın Savunma takımına seçildi.In datzelfde jaar werd hij ook verkozen tot de All-NBA first team en NBA All-Defensive first team.
Bundan sonra İyon kentleri hep savunmada kalmıştır.Sindsdien zijn de dorpen veilig.
Kara Öz Savunma Kuvvetleri - 1952'de kurulan Japonya'nın de facto kara kuvvetleri.Japanse Zelfverdedigingstroepen, de officiële verdedigingsmacht van Japan sinds 1954.
Savaşın son aylarında von Saucken Doğu ve Batı Prusya savunmasında 2. Ordu komutanı oldu.Op het einde van de oorlog vormde het 2e leger de verdediging in Oost-Pruisen en West-Pruisen.
Systema (Rusça: Система, "Sistemi"), kökeni 10. yüzyıla dayanan Rus savunma sanatı.Systema (Russisch: Система; Sistema) is een Russische vechtkunst.
Sicilya savunması, bir satranç açılışıdır.Het Schnitzlergambiet is in de opening van een schaakpartij een variant in de Siciliaanse verdediging.
2004'te Londra İngiltere Kraliyet Savunma Koleji'nde bir yıl eğitim aldı.In 2004 is er een samenwerkingsovereenkomst gesloten met de Koninklijke Militaire School.
Sadece inandığı değerler adına savunmasını yapar.Hij werd geloofd om zijn verdedigende kwaliteiten.
Hisarlar bölge savunmasını arttırmaktadır.De nederzettingen laten een toename van verdedigingsmaatregelen zien.
Sofistler aldatılmış olanları savunmak amacıyla bilgelik dersleri veriyorlardı.Sofisten verdienden geld door les te geven.
Mart-Eylül 1992 tarihleri arasında kısa bir süre Savunma Bakan Yardımcısı olarak atandı.In oktober 1900 was hij tevens voor enkele weken ad interim minister van Marine.
Roket Kulesi: İhtiyaç: Gelişmiş İnşaat Alanı ve Radar Kullanım: Savunma binasıdır.Left Turret, Right Turret, and Moat: extra verdedigingsbouwwerken.
Abluka ve savunma, Kasım ve Aralık ayları ile 1945 yılın Ocak ayının büyük bir bölümünde sürmüştür.De doden zijn voor het grootste deel gesneuveld in januari en februari 1945, alsook enkelen in november 1944.
Savunma, beklenenden daha uzun bir süre dayanmayı başardı.Doch liet die langer dan verwacht op zich wachten.
Daha önce 2008-2014 yılları arası Savunma Bakanı olarak görev yaptı.Daarvoor was hij minister van defensie van 2008 tot 2014.
İsrail 2002 Savunma Kalkanı Operasyonuyla cevap verdi.In 2002 begon Israël met de bouw van de Israëlische Afscheidingslinie.
Bu modda bir takım saldırı bir takım savunma görevinde bulunuyor.Ze sluiten een verdrag van onderlinge hulp in geval van een aanval.
Buna göre toplumun bünyesindeki tüm varlıklar ülke savunması için kullanılır.Al hun bezittingen werden ten voordele van de Staat verbeurd verklaard.
Sonuçta cephedeki kuvvetler savunma hatlarını berkitip karşı tarafın taarruzunu beklemeye koyuldular.De stilte aan het front noopte hen tot wachten.
Uçak gemileri=uçak gemileri ile savaş gemileri çok iyi bir savunma-saldırma puanına sahiptirler.Vuurschepen - Goede aanvalsschepen, slecht in de verdediging.
M&M's, 28 Şubat 1941 tarihinde çıkmış olup ilk müşterisi ABD Savunma Bakanlığı idi.De eerste spade werd in de grond gezet op 14 december 1928 door mr J B Kan, minister van Binnenlandse Zaken.
Bu duruşmalarda yaptığı savunmayla dünya çapında ün kazandı.Over heel de wereld werd zijn aanstelling met belangstelling gevolgd.
Size sunduğum şey bir savunma değildir.Weigeren te gaan is geen optie.
Tahkim alanda savunmada beklemek ve yardım gelmesini beklemek tercih edilir.Zij moeten daar blijven wachten tot de hulptroepen komen, en meevechten.
Arbede neticesinde olan olaylar, kendisini savunma amaçlı olaylar olabilir. (...)"Op zich is er wat te zeggen voor die rechtsgang (...).
Özerk Tibet'i savunmaktadır.Haar doel is om Tibet te heroveren.
1287 yılında kale tekrar kuşatılmıştı, bu sefer hem savunmacı hem de savaşan Memlükler idi.In 1642 vertrok hij opnieuw naar de Goudkust; ditmaal als boekhouder en opperkoopman.
Osmanlı savunmasının açılmasının tek yolu Eflak ordusunun geri çekilmesi ile mümkündü.Enkel een terugtocht naar Riga kon de legergroep redden.
Aynı dönemde savunma bakanlığına getirildi.Tegelijk werd hij gedetacheerd bij het Ministerie van Defensie.
Mevkisi savunmadır.Zijn positie is verdediger.
Geriye kalan birkaç araç Berlin Savunması sırasında kullanıldı.Enkele tientallen van deze versie werden gebouwd en gebruikt tijdens de Slag om Berlijn.
Savunma mevkiinde oynamaktadır.Hij speelt in een verdedigende positie.
Burasının, savunması da kolaydır.Dit district was makkelijker te verdedigen.
1 Mayıs 2008'de AK Parti ön savunmasını sundu.Op 31 mei organiseerden de secties hun verdediging.
Alâeddin Keykubad, şehrin deniz tarafındaki savunmasını güçlendirmişti.Foster liet de verdediging rond de stad versterken.
Yakıt, cephane ve yiyeceği olmayan askerî güç savunmasızdır.Het korps leed gebrek aan munitie, brandstof en voedsel.
Daha sonra kasabadaki savunma pekiştirildi ve bu yönden artık takviye gelemeyeceği ortaya çıktı.In ruil beloofde de burgemeester dat de stad dan niet meer dwars zou gaan liggen.
Bu değişiklik sayesinde Süper Lig'in başarılı savunmacıları arasına girdi.Dat zette kwaad bloed onder de Triumph werknemers.
Muhtemelen kent nüfusunun büyük bir bölümü savunmaya katılmıştı.Een groot deel van de burgerbevolking had zich bij dit verzet aangesloten.
Daha sonra yine iki yıl Fransa Savunma Bakanlığı'nda diplomasi danışmanı yardımcısı olarak çalıştı.Hierna was zij twee jaar actief als diplomate van het Ministerie van Buitenlandse Zaken.
Bir kedinin kulaklarını yatırmasından, kendini savunmaya hazırlandığı anlaşılır.Daarbij gaan ze als ware met de oren van de vijand naar de eigen verbindingen luisteren.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.De doelen van de vereniging zijn het verbeteren van de rechten van de rechten en het welzijn van de leden.
Şirket savunma sektöründe 2010 yılında dünyanın dördüncü büyük şirketi olmuştur.In 2010 was het concern de op vier na grootste autobouwer ter wereld.
Andrei hala babasına saygı duyuyor gözükürken, Ivan ise inatla savunmada kalır.Als de vader van Ivan ook valt voor Zareda, besluit Ivan zelf naar het front te vertrekken.
Alman savunması Kızıl Ordu birliklerini kentin güney banliyölerinde 7 Nisan'a kadar durdurabilmeyi başardı.De Duitse verdedigers hielden de Sovjets tot 7 april uit de zuidelijke buitenwijk van de stad.
Geçit halen doğal savunma olanakları sunmaktadır.Verder heeft het station natuurlijke aanlooproutes.
Fakat sonra bu birlik de yine savunma hareketine başlamıştır.Ook bij deze ploeg werd het weer een strijd om het behoud.
Buna karşın, İngiliz hava savunması 1930’ların sonlarında halen üst düzeyde değildi.Desondanks was de Canadese luchtmacht eind jaren 1930 verouderd en onderbemand.
Mülkiyet Hakları ve Kapitalizmi Savunmak.Ze pleit voor egoïsme en kapitalisme.
Ayrıca kara mayınlarına karşıda savunmasızdı.Ook vooraan het Zwartland werden er werken uitgevoerd.
Bu özel enzimler, bakteri ve arkelerde bulunurlar ve virüslere karşı bir savunma mekanizmasına aittirler.Dit is voor insecten een schadelijke stof en daardoor een afweermechanisme tegen vraat.
Sonra da, ülkenin savunması için ülkesine döndü.En buiten zijn beurt om zijn territorium te verdedigen.
Afganistan'da kadın haklarını savunmaya öncelik verdi.Jej priorytetem jest obrona praw kobiet w Afganistanie.
Poe kendisini savunmak için, Thomas Dunn English'ten bir tabanca istedi.By się bronić, Poe poprosił Thomasa Dunna Englisha o pistolet.
Batey Haosef Müzesi ise, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin askeri tarihi hakkında bir müzedir.Batey Haosef Museum jest muzeum prezentującym historię Sił Obronnych Izraela.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod