Ana içeriğe geç
Sözlük

savunma ile cümle

savunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Silahsızlanmayı savunmalısın.You should advocate disarmament.
Kendini daha fazla savunmaya çalışsan iyi olur.You'd better try to assert yourself more.
Karate silahsız bir savunma sanatıdır.Karate is an art of unarmed defense.
Ordumuz düşman savunmasını yardı geçti.Our army broke through the enemy defenses.
Ne pahasına olursa olsun özgürlüğümüzü savunmalıyız.We must defend our freedom at all cost.
Paris, özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.Paris did her best to defend her liberties.
Avukat savunmada niçin kaybetti?Why did the lawyer lose in the argument?
Savunma programı için görünüm iç karartıcıdır.The outlook for the defense program is dismal.
Adam kendini savunmak için yalvardı.The man pleaded self-defence.
Bu bilgi savunma için önemsizdir.This data is immaterial to the argument.
Yerliler topraklarını istilacılara karşı savunmak zorundalar.The natives have to defend their land against invaders.
Saldırı en iyi savunma şeklidir.Attack is the best form of defense.
Önemli miktarda para ulusal savunma için tahsis edilmiştir.A considerable amount of money was appropriated for the national defense.
En etkili savunma taarruzdur.The most effective defense is offense.
Biz haklarımızı savunmalıyız.We must stand up for our rights.
Futbol takımımızın iyi bir savunması var.Our football team has a good defense.
Her insanın kendini savunma hakkı var.Every person has a right to defend themselves.
Anne ve babasının dışında, hiç kimse şüpheliyi savunmadı.Apart from his parents, nobody would defend the suspect.
O sadece iyi bir vuruşçu değil fakat aynı zamanda harika bir savunma.He is not only a good batter but also a wonderful defense.
O, nükleer silahların ulusal savunma için gerekli olduğunu iddia ediyor.He contends that nuclear weapons are necessary for national defense.
O savunma avukatına güvendi.He trusted his defense attorney.
O, ününü savunmak için umutsuzdu.He was desperate to defend his reputation.
Ülkelerinin savunmasında savaştılar.They fought in defense of their country.
Neden Japonya Savunma Ajansı Japon Savunma Bakanlığı'na yükseltildi?Why was the Japan Defense Agency upgraded to the Japanese Ministry of Defense?
Savunmasında hiç kimse konuşmadı.No one spoke up in his defense.
Futbol takımımız iyi savunma yaptı.Our football team defended well.
Milis, acil bir durumda vatandaşları savunmak için kuruldu.The militia was formed to defend citizens in an emergency.
O, böyle bir savunma istemedi.He did not want such a defense.
Almanların güçlü savunmaları vardı.The Germans had strong defenses.
Savunma avukatları merhamet için yalvardılar.Defense lawyers appealed for mercy.
Haklarımı savunmak istemeyen bir ülkede yaşamak istemiyorum.I don't want to live in a country that doesn't want to defend my rights.
İddialara göre o onu kendini savunmak için öldürdü.She allegedly killed him in self-defense.
O bu suçlamalara karşı kendini savunmak amacıyla burada değil.She's not here for the purpose of defending herself against these accusations.
O, Outonic şövalyeleri tarafından kuşatılmış Ostyn kalesinin savunmasını başlattı.He led the defense of Ostyn castle, besieged by the Teutonic knights.
Onun açtığı davalar çok ilgisiz ve o savunmasız bırakıldı.The actions she took were too careless, and she was left defenseless.
Savunma avukatı karardan memnundu.The defense attorney was pleased by the verdict.
Erkek bir kule savunma oyunu oynuyor.He's playing a tower defense game.
Kimse ülkemi savunmadı.Nobody defended my country.
O savunmasız yakalandı.She was caught with her pants down.
Biz savunmasızız.We are defenseless.
Kendini savunmayı öğrenmelisin.You should learn self-defense.
Sen savunmasızsın.You're defenseless.
Tom savunmasızdır.Tom is defenseless.
Ben savunmasızım.I'm defenseless.
Tom savunmasız hissetti.Tom felt vulnerable.
Tom savunmasız.Tom is vulnerable.
Tom savunmasız görünüyor.Tom looks vulnerable.
Biz hâlâ savunmasızız.We're still vulnerable.
Onlar savunmasızlar.They're defenseless.
Savunmasız hissediyorum.I feel vulnerable.
Savunma dinlenir.The defense rests.
Savunmanın söyleyecekleri bu kadar.The defense rests.
Tom hâlâ savunmasız.Tom is still vulnerable.
Kendimi savunmak zorundaydım.I had to defend myself.
Kendimi savunma hakkına sahibim.I have a right to defend myself.
Kendimi savunma hakkım var.I have a right to defend myself.
Benim kendimi savunma hakkım var.I have a right to defend myself.
Kendimi savunmaya hakkım var.I have a right to defend myself.
Beklenmedik bir saldırıya karşı savunma yoktur.There is no defense against an unexpected attack.
Paris özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.Paris did its best to defend its liberties.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod