savcı ile cümle

savcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu Başbakan da savcı da biliyor.První případ dostal jako žalobce.
1989'da Créteil Cumhuriyet Savcısı olmuştur.V roce 1989 se stal státní zástupce.
1983 yılında New York eyaleti Güney bölge Federal savcılığına atandı.V roce 1973 jmenován Federálním odvolacím soudcem pro osmý obvod USA.
1987 ve 1990 yıllarında iki devlet sınavına girerek savcı olmaya hak kazandı.V letech 1987 a 1990 složil státní právnickou zkoušku a od té doby působil jako advokát.
Ancak bu kurumlar tam olarak savcılığın yetkilerine sahip değillerdi.Aceste organe jurisdicționale nu aveau competență exclusivă.
27 Mart 2008 tarihinde, Bari savcılığını ziyaret etti.În 28 martie 2007, Brown a câștigat procesul de încălcare a drepturilor de autor.
Savcı Güneşi Beklerken.Priveliștea ținutului la apusul soarelui.
Ayrıca savcıya da bildireceğim.Modificări la Curtea de acuzare.
Kıdemli başsavcısı Genel savcılığı Ukrayna (2012 — 2014).Director Oficiul Republican al Dreptului de Autor (2012 – 2011).
Amy Hargreaves: Lainie Jensen, Clay'in savcı olan annesi.Amy Hargreaves mint Lainie Jensen, Clay ügyvéd édesanyja.
İstanbul Sıkıyönetim Savcılığı, iddianameyi hazırlayarak mahkemeye sundu.Az Isztambuli Ügyészség viszont ejtette a vádat.
1965-1969 arasında savcılık mesleğine döndü.1965–1969 között szabadfoglalkozású volt.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.A kihallgatást most nem Antonio Di Pietro ügyész vezette.
Paris savcısı, bu bölgede beş kişinin öldürüldüğünü belirtti.Az ügyészség öt nő megölésével gyanúsította meg.
Savcı Inside Out (1975) ....Déryné Várakozók (1975) ….
Harvey Dent, Gotham’ın genç ve başarılı bölge savcısıydı.Korábban Harvey Dentnek hívták, ő volt Gotham City államügyésze.
Avukatlık yapmış ve ardından Danıştay savcısı olmuştur.Ügyvédjelölt, később ügyvéd.
Savcı on yıl ceza istemişti.Az ügyészek 40 év börtönbüntetést kértek.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bu değişikliğin anayasaya aykırı olduğunu açıkladı.A főpapok, főurak és a magas beosztású tisztviselők nem fogadták el az új adóreform tervét.
Savcı, İskilipli Âtıf için 3 yıl hapis cezası istedi.A bíróság három év letöltendő szabadságvesztésre ítélte.
Bir gün, Bölge Savcısı öldürülür ve Wayne Şirketi'ne ait olan Su Buharlaştırıcı çalınır.A különlegesség, hogy egy régi kardot is el kell lopniuk a Wayne-vállalat egyik széfjéből.
1979'da savcı iyi hal sebebiyle davayı düşürmüştür.1979-ben ügyvédi, jogtanácsosi szakvizsgát tett.
Devlet savcı olarak görev almasının yanı sıra, iki kez Asayiş Devlet Sekreteri olarak görev yapmıştır.Hän on toiminut valtion syyttäjänä ja kaksi kertaa osavaltion turvallisuudesta vastaavana valtiosihteerinä.
Ardından araştırmacı ve savcı olarak çalıştı.Valmistumisen jälkeen hän toimi tutkijana ja syyttäjänä.
Ayrıca savcıya da bildireceğim.Asia siirtyy poliisilta syyttäjälle.
Bu yeni sistem içerisinde polisin, savcının ve hakimin görevlerinde değişiklikler yapıldı.Koordinointikokouksiin osallistuu yksikön henkilökunnan ohella syyttäjiä, tuomareita ja poliiseja.
Uzun yıllar hakim, savcı ve avukat olarak çalıştı.Hän toimi pitkään pankinjohtajana ja asianajajana.
2009 yılı Nisan ayında, savcılık makamları sonunda aleyhindeki davayı düşürdü.Tutkinnan päätteeksi lokakuussa 2015 syyttäjä teki syyttämättäjättämispäätöksen.
Mesleğine ara verip sivil kimliği ile Savcının katilini aramaya başlar.Hän alkaa käymään läpi lähiseudun yrityksiä selvittääkseen murhaajan henkilöllisyyden.
Kardeşi Dmitry Stasov (1828–1918), Rus Müzik Derneği'nin kurulmasında yer almış ileri gelen bir savcıydı.Hänen isänsä Dmitri Stasov (1828–1918) oli liberaali asianajaja, joka oli töissä senaatissa.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.Keskeisin asian selvittäjä oli milanolainen tuomari Antonio Di Pietro.
Paris savcısı, bu bölgede beş kişinin öldürüldüğünü belirtti.Ο γενικός εισαγγελέας του Παρισιού ανάφερε πως σε αυτό το σημείο υπήρξαν πέντε νεκροί.
Yargı Sınavını geçtikten sonra savcı oldu.Αφού πέρασε τις εξετάσεις για δικαστικός, έγινε εισαγγελέας.
22 Aralık - Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kuruldu.15 Δεκεμβρίου: Ιδρύονται από τον κυβερνήτη δικαστήρια διαφόρων βαθμίδων.
Ayrıca savcıya da bildireceğim.Την κλητεύει όμως, η πολιτική αγωγή!
1979'da savcı iyi hal sebebiyle davayı düşürmüştür.I 1979 forsøgte Justitsministeriet uden held at genoptage sagen.
Paris savcısı, bu bölgede beş kişinin öldürüldüğünü belirtti.Den offentlige anklager i Paris sagde, at fem personer blev dræbt og otte blev såret.
1983 yılında New York eyaleti Güney bölge Federal savcılığına atandı.Han var føderal anklager for New Yorks sydlige distrikt fra januar 2002..
1933'te Savcı yardımcısı olarak göreve başlamıştır.Han blev landsretssagfører i 1933.
Divanın savcılık görevini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ya da vekili yürütür.Anklagemyndigheden er repræsenteret ved statsadvokaten (procureur général) eller en stedfortræder.
Savcı kimlik tespiti için olay yerinde görev yapan polislerin bilgilerini istedi.Skatteministeriet har politianmeldt sagen for at afklare, hvem der har lækket oplysningerne.
Sonraları savcılığa geçti ve 1956 yılında başsavcılığa yükseldi.Han stod derefter til rådighed for Forsvarsministeriet og fik afsked 1956.
Genel olarak savcılık kurumunun Fransız kaynaklı olduğu kabul görmektedir.Politiet identificerer offerets tøj som værende af fransk oprindelse.
Bunu Başbakan da savcı da biliyor.Chefanklageren skal også være jurist.
Ailesinin ölüm tehditlerinde bulunduğunu birlikte savcılığa giderek bildirmiştik.Som journalist var hun jævnlig blevet truet af sin far med, at folk kunne sagsøge hende for injurier.
Günümüzde Yüksek Halk Savcılığı başsavcısı 2008 yılından bu yana Cao Jianming'dir.Siden 2008 har riksadvokaten vært Cao Jianming.
General John Cook savcı görevini üstlenir.Anklagerembetet ble ledet av generaladvokat John Cook.
Uzun yıllar hakim, savcı ve avukat olarak çalıştı.Han har tidligere arbeidet som dommer, advokat og ombudsmann.
Ray Breslin, eski bir savcı ve avukattır.Kjell Frønsdal har også vært Riksadvokatfullmektig og Statsadvokat.
Üst düzey başkanlar bir yargıç veya soruşturma yargıcı veya savcı olarak atanabilirler.Juryen kunne i helt spesielle tilfeller gi prisen til en trener, dommer eller leder.
Genel savcılık RUSYA.Russlands forsvarsdepartement.
Savcı karara itiraz edebilir.Påtalemyndigheten kan anke avgjørelsen.
II. Dünya Savaşı sonrası savcılık yaptı.«Rettsoppgjøret etter andre verdenskrig».
"Suikasttan dava açıldı savcı 36 yıl istedi".«Henlegger sak mot mordbrannsiktet 46-åring».
Sonunda Çarlık rejimi savcılığı vekiller hakkındaki suçlamaları düşürmüştür.I sitt siste innlegg avviste Griffenfeld beskyldningene om forræderi.
1989 yılında, Kıdemli Eyalet Savcısı oldu.Pada tahun 1989, ia menjadi Jaksa Senior Negara.
Amy Hargreaves: Lainie Jensen, Clay'in savcı olan annesi.Amy Hargreaves sebagai Lainie Jensen, Ibu Clay yang juga bekerja sebagai jaksa.
Uzun yıllar hakim, savcı ve avukat olarak çalıştı.Ia sebelumnya bekerja sebagai pengacara, hakim dan ombudsman.
Eylem yapan 644 kişi, savcılığa verildi.465 orang ditangkap dan ditahan tanpa dakwaan.
Ray Breslin, eski bir savcı ve avukattır.Ted Ullyot adalah seorang pengacara dan bekas pejabat pemerintah Amerika Serikat.
İlgili Sayfalar