Leyla savaşı kaybediyor olduğunu fark etti.Layla realized that she was losing the battle.
1570 tarihli Stettin Antlaşması, İsveç ile Danimarka arasındaki savaşı sona erdirdi.The Treaty of Stettin of 1570 ended the war between Sweden and Denmark.
Eğer kral olmak istiyorsa, bırak gitsin ve savaşsın.If he wants to be king, let him go and fight.
Sıkı bir biçimde savaş karşıtı bir romandır.It is a firmly anti-war novel.
Onlara savaş ilan etmeliyiz.We must declare war on them.
Savaşsız bir dünya hayal et.Imagine a world without war.
Bu video sadece Avrupa'daki İkinci Dünya Savaşı hakkında.This video is simply about the second World War in Europe.
Herkes soğuk savaş'ın iki ülke arasındaki çatışma olduğunu biliyor.Everybody knows that Cold War is the confrontation between two nations.
Savaşçılar cesurca savaştı, ancak yenilgi kaçınılmazdı.The warriors fought valiantly, but the defeat was inevitable.
Mary'nin karakteri büyük memeli bir kadın savaşçıydı.Mary's character was a busty amazon.
Bir savaş çıktı.A fought broke out.
Beklemek, gözlemek ve sessiz kalmak birçok savaşı önleyebilir.Waiting, observing, and keeping silent can avoid many wars.
Birinin ilkeleri için savaşmak onlara göre yaşamaktan daha kolaydır.It is easier to fight for one's principles than to live according to them.
Baba Kore savaşının emektarıydı.The father was a veteran of the Korean War.
Binlerce öğrenci Vietnam savaşına karşı gösteriler yaptı.Thousands of students demonstrated against the Vietnam War.
Kamuoyu savaşa karşı çıktı.Public sentiment turned against the war.
Bu savaş tarihin seyrini değiştirdi.This battle changed the course of history.
Tom'un savaşta öldürülen bir oğlu vardı.Tom had a son who was killed in the war.
Tom uzun bir savaş olacağını düşündü.Tom thought it would be a long war.
Ülkeleri için savaştılar.They fought for their country.
Tom ve ben savaş hakkında konuştuk.Tom and I talked about the war.
Tom ve ben bir yastık savaşı yaptık.Tom and I had a pillow fight.
Sami hayatı için savaşıyordu.Sami was fighting for his life.
Bu savaştaki herkesin kaybedeceği bir şeyler var.Everyone in this war has something to lose.
Depresyonla savaşmak için bulduğun yol bu mudur?Is this the way you have found to fight depression?
İki oğlu savaş sırasında öldü.His two sons died during the war.
Bu iki ülke savaşın eşiğindedir.These two countries are on the brink of war.
Bu başka bir doğal gaz boru hattı savaşı mı?Another gas pipeline war?
Savaş ne korkunç bir şey!What a horrible thing war is!
Kendimizi savaş için hazırlamamız lazım.We need to prepare ourselves for battle.
Kendimizi savaş için hazırlıyoruz.We're preparing ourselves for battle.
Kendimizi savaş için hazırlamalıyız.We must prepare ourselves for battle.
Doğada canlı varlıklar sürekli bir savaş halindedir.In nature, living beings are in a perpetual state of war.
Tom ülkesi için savaşırken öldü.Tom died fighting for his country.
Savaşlarını seç.Pick your battles.
Tom, Lyon'daki savaş sırasında yaşıyordu.Tom lived during the war in Lyon.
Sami ve Leyla hayatları için savaşıyorlardı.Sami and Layla were fighting for their lives.
Sami akciğer kanseriyle savaşıyordu.Sami was battling lung cancer.
Sami eroin bağımlılığıyla savaşıyordu.Sami was battling a heroine addiction.
Sami ve Leyla son savaşlarını yaptılar.Sami and Layla fought their final battle.
İkinci Dünya Savaşı hala bitmedi.The Second World War is still not over.
İkinci Dünya Savaşı hala sona ermedi.The Second World War is still not over.
Savaş iyi değildir.War isn't good.
Savaş lordu bize cümleleri tercüme ettirdi.The warlord made us translate sentences.
Savaş lordu Facebook'ta iyi görünüyordu.The warlord looked good on Facebook.
Beyinlerimiz savaşsın isterdim, ama görüyorum ki silahsızsın.I would challenge you to a battle of wits, but I see you are unarmed.
Tom'un babası bir savaş kahramanıydı.Tom's father was a war hero.
Tom özgürlüğü için savaşıyor.Tom is fighting for his freedom.
Savaşırken öldüler.They died fighting.
Yıllardır savaşıyorlar.They've been fighting for years.
Üç savaş gördük.We've seen three wars.
Savaş tamtamları çalıyor.The drums of war are beating.
Savaşa karşıyız.We are against war.
Görünüşe göre savaş hala bitmemiş.It seems that the war is not over yet.
Cezayir, Fransızlara karşı bir özgürlük savaşı geçirdi.Algeria underwent a liberation war against the French.
Buteflika, Cezayir’deki iç savaşa son vermeyi başardı.Bouteflika managed to end the civil war in Algeria.
Buteflika, Cezayir’deki iç savaşı sona erdirmeyi başardı.Bouteflika managed to end the civil war in Algeria.
Kazanan tarafta asla savaş suçlusu olmaz.There are never any war criminals on the winning side.
Savaş başladığında İngiltere'de yaşıyordu.She was living in England when the war started.
Savaş patlak verdiğinde İngiltere'de yaşıyordu.She was living in England when the war broke out.