Beni kolayca başından savamayacaksın.You won't get rid of me that easily.
Bu savaşın sona ermesi gerekiyor.This war needs to end.
Kimle savaşıyoruz?Who are we fighting?
Başka bir savaşa gücümüz yetemez.We can't afford another war.
Hiçbir savaş sanatını bilmem.I don't know any martial arts.
O savaşın sahnelerini hâlâ hatırlıyor musun?Do you still remember the scenes of that war?
Kaç asker savaştı?How many soldiers fought?
Birçok Japon Amerikalılar 2.Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarına gönderildi.Many Japanese-Americans were sent off to concentration camps during World War II.
Savaşmadan pes etmeyeceğim.I won't go down without a fight.
Dünya savaşı hayali, doğrusal bir dinle ilişkilendirilebilir.The dream of world war may be linked to a linear religion.
Savaş sırasında, fabrikalar gece gündüz çalıştı.During the war, factories ran around the clock.
Savaş insanları sadece fiziksel olarak değil aynı zamanda zihinsel olarak da sakatlar.War maims people, not only physically but also mentally.
Sosyal adalet savaşçılarından bıkıyorum.I'm getting fed up with social justice warriors.
Savaş bir iştir. Barış olmaması hiçte şaşırtıcı değil.War is a business. It's no wonder there has never been peace.
"Kutsal Savaş" adının biraz alaycı geldiğini düşünmüyor musun?Don't you think the name "The Sacred War" sounds a bit sarcastic?
Tarihi boyunca, Yemen 11 tane iç savaş yaşadı.Throughout its history, Yemen has experienced 11 civil wars.
Sana zaten açıklandı: Savaş, disiplin ve koordinasyon gerektirir.It has already been explained to you: a battle requires discipline and coordination.
Savaşta herkes birine karşıdır.Everyone's against somebody in war.
Bir kartopu savaşı yapalım.Let's have a snowball fight.
Bizim savaşmamıza gerek yok.We don't need to fight.
Tom savaş filmleri izlemez.Tom doesn't watch war movies.
Horus gök, savaş ve av tanrısıydı.Horus was the god of the sky, war and hunting.
Bu büyük savaşın süresi uzatılmıştır.This huge war has been prolonged.
Bu büyük savaş, zamana yayılmış durumdadır.This huge war has been prolonged.
Savaşlara ve silahlara bir son verelim.Let there be an end to wars and weaponry.
Somme savaşı insanlık tarihinde en kanlı savaşlarından biriydi.The battle of the Somme was one of the bloodiest battles in human history.
Savaş hepimizi etkiler.War affects us all.
Şövalye savaşırken öldü.The knight fell in battle.
2685 yılında Birinci Güneş Sistemi Savaşı dünyanın parçalarını mahvetti.The First Solar System War in the year 2685 devastated parts of Earth.
O üç savaş hayatta kaldı.She has survived three wars.
Hükümet savaş maliyetleri karşılamak zorunda kaldı.The government was compelled to defray the costs of the war.
Onun babası savaşta öldü ve annesi onu ve kardeşlerini kendi başına yetiştirdi.His father died in the war and his mother raised him and his siblings by herself.
Savaş devam ediyor.The war goes on.
Savaş imparatorluğun yayılmacı eğilimlerini kontrol etti.The battle checked the empire's expansionist tendencies.
Kral savaş sırasında esir edildi ve kafası kesildi.The king was captured during the battle and beheaded.
Cinayet, tecavüz ve işkence savaş zamanlarıyla ilişkili vahşetlerdir.Murder, rape, and torture are atrocities associated with times of war.
Barış mı yoksa savaş mı getirirsin?Do you bring peace, or warfare?
Kim savaşı başlattı?Who started the battle?
Romalılar savaşa başladı.The Romans began the battle.
Almanlar savaşa başladı.The Germans began the battle.
O, savaş başladığında İngiltere'de yaşıyordu.He lived in England when the war started.
Şiddetli bir savaş İsveç için tarihi bir zafere yol açtı.A fierce battle led to an historical victory for Sweden.
Savaş bittiğinde, birkaç asker eve döndü.When the war was finished, few soldiers returned home.
Amerikan iç savaşı kitabın ana temasıdır.The American Civil War is the main theme of the book.
Nietzsche "Siz de bir canavara dönüşmek istemiyorsanız canavarla savaşmayın." demiş.Nietzsche said, "Battle ye not with monsters, lest monsters ye become."
Tom kanserle savaşıyor.Tom is fighting cancer.
Yunanların hiçbiri savaşlarda Aşil'den daha iyi değildi.No one of the Greeks was better in battles than Achilles.
Aşil Hektor'u yendi, fakat kısa bir süre sonra kendisi savaşta öldürüldü.Achilles defeated Hector, but after a short time he himself was killed in battle.
Askerler atların üzerinde savaştı.The soldiers battled on horses.
Savaş, ekonomimizi kurutuyor.The war is draining our economy.
O, savaşta ölmeseydi, şimdi altmış yaşından daha fazla olurdu.If he had not fallen in the war, he would now be more than sixty years old.
Bence barış savaşa daha çok tercih edilir, değil mi?I think peace is very much preferable to war, don't you?
Kişisel olarak savaşta olmaktan hoşlanmıyorum.Personally, I like not being at war.
Savaş hoşgörüsüzlüğe, hoşgörüsüzlük ise savaşa yol açar.War leads to intolerance; intolerance leads to war.
Elimden geldiğince çok savaştım.I fought as hard as I could.
Bir çatışmayı kaybetmek savaşı kaybetmek anlamına gelmez.Losing a battle doesn't mean losing the war!
İkinci Dünya Savaşından önce Finlandiya ve Rusya arasındaki sınır Leningrad'a yakındı.Before WWII, the border between Finland and the USSR was near Leningrad.
Yağma, tecavüz ve talan, savaş sırasında yaygındır.Looting, raping, and plundering are common during wartime.
Biz şu anda bir iç savaşın ortasındayız.We're currently in the middle of a civil war.
Fatih William 1066 yılında Hastings Savaşı'nda Kral Harold'ı yendi.William the Conqueror defeated king Harold in 1066 at the Battle of Hastings.