Her savaşı kazanmak mümkündür, ancak yine de savaşı kaybedersiniz.It's possible to win every battle, but still lose the war.
Fransa ve İngiltere arasındaki savaş yüz yıl sürdü.The war between France and England lasted one hundred years.
İkinci Dünya Savaşı üzerine bir kitabın var mı?Do you have a book on the Second World War?
Savaş patlak verdiğinde o Brittany'ye geldi.She came to Brittany when war broke out.
Herkes AIDS'e karşı savaşmak için birleşmelidir.Everybody must unite to fight against AIDS.
Babam savaş hakkında hiç konuşmadı.My father never talked about the war.
Onlar savaştan sonra evlenmek için söz verdi.They vowed to marry after the war.
O, savaş sırasında pek çok korkunç şeyler gördü.She saw many terrible things during the war.
Kadınlar da savaş sırasında önemli bir rol oynadı.Women also played an important role during the war.
Hâlâ savaşabilirim.I can still fight.
Tom kanserle savaşını kaybediyor.Tom is losing his battle with cancer.
Bu, tarihi savaşın yer aldığı söylenildiği yer.This is where the historic battle is said to have taken place.
Savaşçılar asla şikayet etmez!Warriors never complain!
İki ülke arasında savaş patlak verdi.A war exploded between the two countries.
Bu, savaş değil.This is not war.
O savaşta kaç kişinin öldüğünü kimse bilmiyor.No one knows how many people died in that battle.
Savaş bizimdir.The battle is ours.
Tom bir savaş esiri.Tom was a prisoner of war.
Savaş kısaydı.The battle was short.
Tom artık savaşmak istemedi.Tom didn't want to fight anymore.
Söylentilere göre, o, savaşa katıldı.According to the rumors, he participated in the battle.
Tom savaşta üç oğlunu kaybetti.Tom lost three sons in the war.
Birinci Dünya Savaşı 1914 yılında başladı ve 1918 yılında sona erdi.The First World War began in 1914 and ended in 1918.
Savaş hakkında görüşünüz nedir?What's your opinion about war?
Yedi yıllık savaş esaretinden sonra Tom çökmüş bir adamdı.After seven years of wartime captivity, Tom was a broken man.
Savaş mahkumu olarak yedi yıl geçirdikten sonra Tom çökmüş bir adamdı.Having spent seven years as a prisoner of war, Tom was a broken man.
Düğün Marşı bana her zaman askerler savaşa giderken çalınan müziği hatırlatır.The Wedding March always reminds me of the music played when soldiers go into battle.
İsviçre savaşta tarafsızdı.The Swiss were neutral in the war.
O, Little Bighorn savaşında öldü.He was killed at the battle of Little Bighorn.
Bu nedenle Okinava insanları savaştı.Thus fought the Okinawan people.
Savaş ya da sıvış.Fight or flight.
İki millet savaş hâlindeler.The two nations are at war.
Oğullarının her ikisi savaşta öldü.Both of her sons died in the war.
Durrani İmparatorluğu Üçüncü Panipat Savaşı'nda Marathas'ı yendi.The Durrani Empire defeated the Marathas at the Third Battle of Panipat.
Bu, savaş demektir!This means war!
Bu orada bir savaş bölgesi gibi.It's like a war zone there.
Bu yer savaş sırasında bombalandı.This place was bombed during the war.
Uzun bir savaş oldu.It's been a long war.
Barış savaştan daha iyidir.Peace is preferable to war.
Vatanları için savaştılar.They fought for their homeland.
Tom ve Mary'nin çocukları için sert bir boşanma ve velayet savaşı vardı.Tom and Mary had an acrimonious divorce and custody battle for their children.
Savaş, sen kazansan bile, seni daha yoksul ve daha güçsüz yapar.War makes you poorer and weaker, even if you win.
Bir savaş işareti yok.There's no sign of a struggle.
Japonlarla savaşta değiliz.We're not at war with the Japanese.
Onlarla savaşta değiliz.We're not at war with them.
Biz Japonya ile savaştayız.We're at war with Japan.
Biz Japonya'yla savaşta değiliz.We're not at war with Japan.
Tom bir savaş kahramanıydı.Tom was a war hero.
Tom Körfez Savaşı'nda görev aldı.Tom served in the Gulf War.
Bir savaş olmayacak.There isn't going to be a war.
Biz bir savaşın ortasındayız.We're in the middle of a war.
Tom savaş esiri gibi görünüyor.Tom looks like a prisoner of war.
Ben kendi savaşımı veriyorum.I fight my own battles.
İnsanlar savaşlarda ölürler.People die in wars.
Savaş hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about the war?
Devam eden bir savaş var.There's a war going on.
Tom ve Mary savaş hakkında konuştu.Tom and Mary talked about the war.
Elli cesur şövalye, büyük savaş için hazırdılar.Fifty brave knights were ready for the great battle.
Tom ve Mary sonunda kavuşabilmek için savaştılar.Tom and Mary struggled to make ends meet.
Tom gerçek bir savaşçı değil.Tom is not a true warrior.