Daha tanışmadık. Ve duydum ki aşkta ve savaşta her şey mübah. Ama savaşmam gerekmeyecekAceasta este adevarul,despre moarte adevarul descoperit de știință, până acum.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Assim saiu o povo a campo contra Israel; e deu-se a batalha no bosque de Efraim.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.A tak vyšiel ľud do poľa proti Izraelovi. A bitka bola v lese Efraimovom.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.A tak vytáhl lid do pole proti lidu Izraelskému, a byla bitva v lese Efraim.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.A tak wyciągnął lud w pole przeciw Izraelowi, i zwiedli bitwę w lesie Efraim.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Dân sự kéo ra đồng, đón quân Y-sơ-ra-ên, giao chiến tại trong rừng Ép-ra-im.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Dân_sự kéo ra đồng , đón quân Y-sơ-ra-ên , giao_chiến tại trong rừng Ép - ra-im .
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Derpå rykkede Krigerne i Marken mod Israel, og Slaget kom til at stå i Efraims Skov.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Kiméne azért a nép a mezõre, az Izráel ellenébe, és megütközének az Efraim erdejénél.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.이에 백성이 이스라엘을 치러 들로 나가서 에브라임 수풀에서 싸우더니
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.La gente salió al campo al encuentro de Israel, y se dio la batalla en el bosque de Efraín
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Lalu berangkatlah pasukan Daud memerangi pasukan Israel, dan mereka bertempur di hutan Efraim
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Le peuple sortit dans les champs à la rencontre d`Israël, et la bataille eut lieu dans la forêt d`Éphraïm.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.L'esercito uscì in campo contro Israele e la battaglia ebbe luogo nella foresta di Efraim
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Niin väki lähti kentälle Israelia vastaan, ja taistelu tapahtui Efraimin metsässä.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Poporul a ieşit în cîmp înaintea lui Israel, şi bătălia a avut loc în pădurea lui Efraim.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Så drog då folket ut på fältet mot Israel, och striden stod i Efraims skog.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Så drog folket ut i marken mot Israel, og det kom til slag i Efra'imskogen.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Šlo je torej ljudstvo na polje v boj proti Izraelu, in bitka se je začela v Efraimskem gozdu.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Toen ontbrandde de strijd in het woud van Efraïm
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Und da das Volk hinauskam aufs Feld, Israel entgegen, erhob sich der Streit im Walde Ephraim.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.Εξηλθε λοιπον ο λαος εις το πεδιον εναντιον του Ισραηλ και η μαχη εγεινεν εν τω δασει Εφραιμ.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.И вышли люди в поле навстречу Израильтянам, и было сражение в лесу Ефремовом.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.И тъй, людете, излизаха на полето против Израиля; и сражението стана в Ефремовия лес.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.ויצא העם השדה לקראת ישראל ותהי המלחמה ביער אפרים׃
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.وخرج الشعب الى الحقل للقاء اسرائيل. وكان القتال في وعر افرايم.
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.兵 就 出 到 田 野 迎 著 以 色 列 人 、 在 以 法 蓮 樹 林 裡 交 戰
Davutun ordusu İsraillilerle savaşmak üzere tarlalara çıktı. Savaş Efrayim Ormanında başladı.兵 就 出到 田野 迎著 以色列人 、 在 以法 蓮樹 林裡交戰
Değil mi? Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.Altså, disse mennesker har ingen job... ...ingen mad, ingen uddannelse, ingen fremtid.
Değil mi? Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.Kuvittelin sinut kaljuksi.
Değil mi? Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.العريف إفيرسمان , تحبّ حقا الصوماليين؟
Derken bu defa da fakirlikle savaşmaya karar verdikChúng tôi quyết định giúp người dân thoát nghèo, bây giờ chúng tôi đã phần nào đẩy lùi AIDS,
Derken bu defa da fakirlikle savaşmaya karar verdik그리고 나서 우리는 사람들이 가난에서 벗어날 수 있도록 돕기로 했죠.
Derken bu defa da fakirlikle savaşmaya karar verdikPóźniej zajęliśmy się ubóstwem, jak tylko uporaliśmy się z AIDS.
Derken bu defa da fakirlikle savaşmaya karar verdikToen besloten we om mensen uit de armoede te helpen, nu we aids enigszins onder de knie hadden.
Derken bu defa da fakirlikle savaşmaya karar verdikואז החלטנו לעזור לאנשים לצאת מהעוני,
Derken bu defa da fakirlikle savaşmaya karar verdikومن ثم قررنا ان نساعد الناس للخروج من الفقر
Derken bu defa da fakirlikle savaşmaya karar verdik貧困にある人々を救うことを始めようと考えました
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.A tervezési folyamat igen kemény volt, szinte a túlélésért küzdöttünk.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Der Designprozess war ziemlich hart, beinahe wie ein Überlebenskampf.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.El proceso de diseño fue muy duro, como una lucha por la supervivencia.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Het ontwerpproces was erg lastig, bijna een strijd om te overleven.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Il processo di design fu veramente duro, quasi una lotta per la sopravvivenza.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.디자인 업무는 생존을 위한, 아주 고된, 투쟁처럼 느껴지기도 합니다.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Le processus de conception était très difficile, presque comme une lutte pour la survie.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.O processo de "design" foi mesmo difícil, quase uma luta pela sobrevivência.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Proces návrhov bol naozaj ťažký -- skoro ako boj o prežitie.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Procesul de proiectare a fost într-adevăr dificil, aproape ca o luptă pentru supraviețuire.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Quá trình thiết kế rất là gay go, gần giống như một cuộc giằng co cho sự sống.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Η σχεδιαστική διαδικασία ήταν πραγματικά σκληρή, σχεδόν σαν μάχη για την επιβίωση.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Процесс проектирования был и в самом деле жестокий, практически как борьба за выживание.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Процесът на проектиране беше много труден, почти като борба за оцеляване.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.התהליך העיצובי היה מאוד קשה, כמעט כמו מאבק להישרדות.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.كانت عملية التصميم صعبة ومرهقة فعلاً تقريبا" كالكفاح من أجل البقاء
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.まるで生存競争のようでした しかし徐々にアイデアが発展していきました
Dolayısıyla savaşmak çok saçma birşey.Za mír můžete jen šířit mír. Takže bojování je směšné, víte...
Durga, görkemli, şaşalı, güzel, 18 kolu ile savaşmaya hazır, aslanının üzerinde두르가는 눈부시게 멋지고 아름답습니다. 그녀의 18개의 팔은 싸울 준비가 되어있고
Durga, görkemli, şaşalı, güzel, 18 kolu ile savaşmaya hazır, aslanının üzerinde18本の腕をもち その腕で戦うのです ライオンにまたがって
Durga, görkemli, şaşalı, güzel, 18 kolu ile savaşmaya hazır, aslanının üzerindeДурга блистательна, нарядна, красива. Ее 18 рук готовы к битве.
Durga, görkemli, şaşalı, güzel, 18 kolu ile savaşmaya hazır, aslanının üzerindeדורגה, קורנת, מעוטרת, יפה, 18 הזרועות שלה מוכנות ללחימה,