Olayları savaşa götüren son gerginlik 1918'in Ocak ayının ilk günlerinde başladı.A escalada final para a guerra começou no início de janeiro de 1918.
Sifares de ölmek istemektedir ve onun için babasının yanında Romalılara karşı savaşa katılır.Sifare também quer morrer e une-se ao pai na batalha.
Ve savaşa hazırlanır.Preparativos para a guerra.
Filodaki gemiler üç grup halinde savaşa sürüldüler.Nós, os fuzileiros navais, operávamos em três continentes.
8 Aralık 1941: Amerika Birleşik Devletleri'nin, Japonya'nın Pearl Harbor saldırısı üzerine savaşa girmesi.8 de dezembro de 1941: entrada dos Estados Unidos na guerra, no dia seguinte ao ataque japonês a Pearl Harbor.
Bunun üzerine Macaristan savaşa girdi.A Hungria entrou gradualmente na guerra.
Enver Paşa 3. Orduyu kendi komutasına aldı ve Rus askerlerine karşı savaşa girdi.Enver assumiu pessoalmente o mando do 3º Exército e ordenou a batalha contra as tropas russas.
Dervişler, saz ozanları gerektiğinde silâhlanıp savaşa da katılıyorlardı.Os dervixes e menestréis também se armavam e se juntavam aos combates quando era necessário.
Saratoga zaferi, Fransızları savaşa girmeye teşvik etti.A vitória americana em Saratoga fez com que a França se aliasse com os Estados Unidos.
Danimarka egemenliğinde bulunan İsveç'in, Kalmar Birliğinden ayrılması neticesinde savaşa yol açıldı.O motivo imediato do conflito foi o descontentamento da Dinamarca com a saída da Suécia da União de Kalmar.
Fakat Wallace'i savaşa çekemediler.Coltrane não chegou a entrar em combate.
Crassus bu başarısızlığa rağmen Spartaküs birlikleriyle savaşacak ve 6 bin köleyi öldürerek galip gelecektir.Apesar desta derrota inicial, Crasso atacou Espártaco e derrotou-o, matando cerca de 6000 rebeldes.
Bunun üzerine tanrılar da savaşa dahil olurlar.Até os deuses se apavoraram com a batalha.
Bir başka tugayın daha savaşa katılmış olması mümkündür.Mais de um lutador pode ficar na cela.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ise savaşa katılmadı.No entanto, o imperador Francisco da Áustria não esteve presente na batalha.
İngiltere'nin savaşa girmesiyle, Fransa Calais'i ele geçirdi.Guerra dos Cem Anos: Os ingleses tomam Calais.
Savaşa katılanlar çeşitli eşyalar ve ödüller kazanılabilir.O Soldo pode ser trocado por diversos itens e recompensas.
Savaşa katılan ülkelerin halkları direkt olarak savaşın etkilerine maruz kalmazlardı.Mostrando de uma maneira geral os povos que tentam desesperadamente não se envolver na guerra.
Kabullenmeden savaşalım!Não admitia réplicas!
Bu sırada Samegrelo da iç savaşa sahne oldu.Westmoreland havia se tornado a face pública da guerra.
Yine aynı dönemde Bulgaristan da savaşa katıldı.A Suécia também encerrou a guerra nessa mesma ocasião.
Bir savaşa girerler.Ou por uma guerra.
Aslında ABD'nin Vietnam'daki iç savaşa karışması konusunda isteksizdi.Ele estava preocupado em envolver os Estados Unidos numa guerra terrestre na Ásia.
Sadarak cephesindeki savaşlarda savaşa atılan Mirze burada büyük cesurluk göstermiştir.O medo de ver a guerra entrar no território foi grande.
Savaşan taraflar ufak kazançlar için ekonomik kaynaklarını tüketti.Recentes crises econômicas diminuíram o fluxo financeiro para as forças armadas.
Gerek Constantius, gerekse Julianus bir iç savaşa hazır değildi.ISTOÉ - EUA planejavam tomar o País caso Getúlio não entrasse na guerra contra os nazistas.
Naik kendi savaşa geldiğinde, köy ateşler içinde yanıyordu.Encontrando-se debaixo de fogo, as tropas teriam disparado em auto-defesa.
Sanat savaşa ve yok etmeye değil, barışa ve insanlığa hizmet eder.Sua essência não consiste da disputa e do litígio, mas da paz e da cooperação.
Fakat, son anda ismi savaşa gidecekler listesinden çıkarılır.Seja como for, seu nome desaparece das fontes depois desta batalha.
2002'de Amerikan ve İngiliz askerleri Kuzey İttifakı ile savaşa katıldı.Soldados alemães e americanos em um exercício de treinamento.
İsrail'liler savaşa yürüdü ve ağır kayıplar verdi.O ataque foi repelido, com pesadas perdas para os israelenses.
Bu ortam, Somali'nin laik güçlerin elinde bulunmasını isteyen Etiyopya'nın da savaşa girmesini tetiklemiştir.Isso também causou a intervenção da Etiópia, que apoiava as forças seculares da Somália.
Bunun için savaşa bir süre ara verilir.Em certo momento, ele é convocado à guerra.
1992 yılında da taraflar arasında Roma'da varılan anlaşma ile de iç savaşa son verilmiştir.Até a entrada en vigor do Acordo de Schengen en 1992 houve no lugar uma alfândega.
"Şimdi Savaşa Hazırım".«Ik ben in oorlog met mezelf».
Göring ve diğer üst düzey subaylar Almanya'nın henüz savaşa hazır olmadığına dair endişeleri vardı.Göring en een aantal anderen voorzagen echter dat Duitsland niet klaar was voor een oorlog.
Bunlar; Yüzey Kuvvetleri; RAN'ın yüzeyde savaşan savaşçılarını kapsar.Komt, aanschouwt de daden des HEEREN, Die verwoestingen op aarde aanricht.
Antonius, Oktaviyus ile savaşa hazırlanmaktadır.Marcus Antonius maakt voorbereidingen om ten strijde te trekken tegen Octavius.
19. yüzyılın ortalarında Avrupa birçok savaşa sahne olmuştu.In de zestiger jaren van de 19e eeuw was Europa het toneel van vele gevechtsacties.
Tom savaşa gitmiş, ilişkileri de böylece sona ermiştir.Peter is razend en de relatie is ten einde.
Artık savaşacak gücüm kalmadı.Ik heb geen kracht meer om op te staan.
Dinimizi yüceltmek için savaşalım.Vastendag om tot inkeer te komen.
Savaşa dair anılarını daha sonra Katalonya'ya Selam adlı eserinde aktaracaktır.Zijn ervaringen gedurende die strijd stelde hij te boek in Saluut aan Catalonië.
Bunun üzerine tanrılar da savaşa dahil olurlar.Ze verklaren de goden de oorlog.
Deniz Kuvvetleri'nin en önemli savaşan kuvvetleri, Açık Deniz Filosu ve U-Boot filosuydu.De belangrijkste macht van de marine zou de Hochseeflotte worden en de U-bootvloot.
Zaten hem Arjantin'in hem de Brezilya'nın savaşacak gücü kalmamıştı.Peter wou echter niet zowel Brazilië als Portugal tegelijkertijd regeren.
Osmanlı İmparatorluğu böylece savaşa fiilen girmiştir.Daarmee doet het Ottomaanse rijk zijn intrede in de oorlog.
Halk onlara karşı çok çetin bir savaşa girdi.De bevolking had sterk te lijden onder de gevechten.
Kadınları da savaşa katılmıştır.Ook hun vrouwen vochten mee.
Şimdi savaşacağız.Het wordt dan vechten.
Fakat Akalar hemen Truvalılarla savaşa girmemiş ancak şehri kuşatmışlardır.Groepen bewoners van de buurten waren het niet eens met de plannen van Lammers.
Sovyet 17 Hava Ordusu da savaşa katılmıştır.De Do 17 was bij de Luftwaffe geliefd.
Böylece İspanya'daki iç savaşa diğer ülkelerin ilgisi de çekilmiş oldu.Daar kwam dan ook nog de burgeroorlog in Spanje bij.
Güvenilir bir Hadis der ki: 'Yahudiler sizle savaşacak, ama siz onlara hakim olacaksınız.'Hij zei: 'Dirty Jewish face, I will kill you.
Meksika Devrimi sırasında savaşan ve Soldaderas olarak bilinen kadın askeri birliğine mensup kadın devrimci.Soldaderas waren vrouwelijke soldaten gedurende de Mexicaanse Revolutie.
Yeterli sayıda tank savaşa sokulmadı.Geen enkele pantserwagen is in een gevecht uitgeschakeld.
Bu eğlenceli, çünkü savaşa savaşa iki kapağı tamamladım.Waarschijnlijk uitgebracht in twee kopieën, waarna tijdens de oorlog verloren gewaand.
Çünkü bulundurduğu nükleer maddelerle şimdiden savaşa girebilme yeteneğinin olduğunu söyledi.Hij zegt ook dat hij zich grote zorgen maakt om de kerncentrales waar momenteel problemen mee zijn.
Savaşan asker sayısı arttıkça savaş alanı da genişliyordu.Naarmate de oorlogdreiging groter werd nam de intensiteit van de samenwerking toe.
Sırbistan, Yunanistan ve Romanya, Bulgaristan'a karşı savaşa başladı.Roemenië, Servië en Hongarije maakten aanspraken op het gebied.