Ana içeriğe geç
Sözlük

savaşa ile cümle

savaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Savaşa Danimarka da müdahil olacaktır.Gleichzeitig lagen sie mit Dänemark im Krieg.
Ancak azap ve akıncılar ile bölgeden savaşa katılan kuvvetlerin sayısı günümüzde de bilinmemektedir.Hingegen blieben die Zahl und die Namen der bei den Kämpfen umgekommenen Arbeiter bis heute unbekannt.
Ordu 1931 yılında Mançurya'yı işgal etti ve 1937'de Çin'e karşı savaşa girişti.1931 eroberte Japan die Mandschurei und 1937 begann es den Krieg gegen China.
Onun döneminde 7 yıl savaşları olmuş, ve Rus Çarlığı'da Yelizaveta önderliğinde savaşa katılmıştır.Er kämpfte im gesamten Siebenjährigen Krieg und war gemäß seiner Stammrolle an vielen Schlachten beteiligt.
Whitney: Tüm bölümlerde savaşan bir erdir.Spaiche: Maxim : Kämpfer an allen Fronten.
Ürdün savaşa girmeye isteksizdi.Der Volkssturm trat zum Kampf nicht an.
1915’in sonlarında İtalya savaşa dahil oldu.1915 trat Italien auf Seiten der Entente in den Krieg ein.
Her iki taraf da savaşa devam etmek istemiyordu.Beide Seiten versicherten mehrfach, dass sie keinen Krieg wollten.
Agememnon Briseis'i alır, ama Akhilleus da barakasına çekilir: Savaşa artık katılmayacaktır.Zur Einsicht gezwungen, gibt Agamemnon Briseis an Achilles zurück, der aber weiterhin den Dienst verweigert.
Ancak Japonya savaşa devam etti.Japans Weg in den Krieg.
İtalya, bu savaşa uzun zamandır hazırlanmaktaydı.In Wahrheit aber wurde die Armee schon lange vorher auf den Krieg in Europa vorbereitet.
Normanlar savaşa hazırlanır.Die Türken bereiten sich auf die Schlacht vor.
Bir oyuncu diğer oyuncuya karşı savaşabilir.Hier können Spieler gegen andere Spieler kämpfen.
Askerde iki sene savaşacaksınız.Zwei Jahre kämpfte in der republikanischen Armee.
Bu esnada Prusya Kralı I. Wilhelm ile yaşanan çekişme savaşa dönüştü.Seine Beziehung zu König Wilhelm I. war schwierig.
Karada konuşlandırılmış askerler ise, savaşa katılmadan seyirci kalmak zorundaydı.Die am Land stationierten Truppen waren nur unbeteiligte Zuschauer des Kampfes gewesen.
Savaşa son vermenizi istiyorum.Je veux que vous annuliez le combat.
Son mermimize kadar savaşacağız.Nous combattrons jusqu'au dernier obus.
Hani, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi.Ils répondirent : Messager d'Allah, il est notre serviteur, il garde nos bagages.
Winston Churchill, "Belki savaşa giden en kötü orduydu." demiştir.Selon Winston Churchill, cette armée était « peut-être la pire armée à jamais partir à la guerre ».
Sovyet 17 Hava Ordusu da savaşa katılmıştır.La 17e armée de l'Air fut également engagée.
Ancak Japonya savaşa devam etti.La guerre contre le Japon continuait cependant.
Bunların dışındakiler, ataları için savaşan ya da ticaret yapan kişilerdir.Ceux qui sont obligés de faire des sacrifices à leurs ancêtres (肆行勞祀) sont appelés « Plaintif » (悼 dào).
2004 yılında Keep Abreast adlı, göğüs kanserine karşı savaşan, bir organizasyon kurdu.À la suite de ces événements, elle fonde en 2004, l'organisation Keep Abreast, contre le cancer du sein.
Fakat Goku ve Piccolo birlikte savaşarak onu öldürürler.Son Goku et Piccolo le combattent ensemble.
Tom savaşa gitmiş, ilişkileri de böylece sona ermiştir.Kevin se rétracte alors et met fin à leur relation.
Bu yetkilerini kullanmakla Astro suç, kötülük ve adaletsizlikle savaşa devam ediyordu.Astro combat le mal, le crime et l'injustice.
Bu değişiklik Númenor'da iç savaşa yol açtı.Cela amena la guerre civile à Númenor.
Birçok Arap vatandaşı da, savaşa felaket olarak bakar.De nombreux Allemands se sentent coupables de la guerre.
Artık savaşacak gücüm kalmadı.Je ne peux plus retenir mon fils.
Crassus bu başarısızlığa rağmen Spartaküs birlikleriyle savaşacak ve 6 bin köleyi öldürerek galip gelecektir.Malgré cette défaite initiale, Crassus attaque Spartacus et le bat, tuant près de 6 000 rebelles.
Malazgirt Meydan Muharebesi 26 Ağustos 1071'de iki ordunun savaşa girişmesi ile başlamıştır.Les deux armées se disposèrent pour engager la bataille qui eut lieu le 26 août 1071.
Pierre Moskova'yı terk ederek Borodino Savaşı'nı izlemek için savaşa giden orduya yollanır.Pierre décide de se rendre à Borodino, pour « voir la guerre ».
O, Hans Hubermann ile I. Dünya Savaşında savaşan Alman askerin oğludur.Il est le fils d'un soldat allemand de la Première Guerre mondiale qui a combattu aux côtés de Hans Hubermann.
Çatışmada savaşanların birçoğu Bağımsızlık Savaşı sırasında İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) üyesiydi.Beaucoup de membres de la famille de Gordon ont combattu lors de la guerre d'indépendance.
Bu savaşa 93 Harbi de denmektedir.Ces 96 contrôles se révèlent également négatifs.
Yaşamının sonuna yakın, Jül Sezar Part İmparatorluğu'na karşı bir savaşa hazırlanmaya başladı.Vers la fin de sa vie, César commence à préparer la guerre contre l’empire parthe.
8 Aralık 1941: Amerika Birleşik Devletleri'nin, Japonya'nın Pearl Harbor saldırısı üzerine savaşa girmesi.8 décembre 1941 : entrée en guerre des États-Unis, le lendemain de l'attaque japonaise contre Pearl Harbor.
Normanlar savaşa hazırlanır.Les Argiens se préparent donc à la guerre.
Zaten koşullar da Macaristan'ın savaşa girmesine neden oldu.Ces événements précipitent l'entrée dans la guerre d'Espagne.
Rakamların yalnızca bir kısmı savaşan askerlerdir.)Le personnel complet était donc de 10 soldats.)
Fakat 1915'te İtalya I. Dünya Savaşı'na girdi ve Avusturya-Macaristan ile savaşa geçti.En 1915, l'Italie entre en guerre contre l'Autriche-Hongrie.
ABD’nin savaşa girmesinden önce Amerikan Ordusu’nda yalnızca birkaç tank bulunuyordu.A servi avec l'armée britannique avant l'entrée en guerre des États-Unis.
1976 yılında Suriye’nin Marunilerin tarafında savaşa müdahale etmesine karşı çıktı.Il s'oppose à l'intervention de la Syrie en 1976, alors alliée au camp maronite.
Bizi geçecek olursa, onunla sen savaşacaksın.Quant à vous, mon ami, sachez que vous combattrez avec nous.
Si vis pacem, para bellum Eğer barış istiyorsan savaşa hazırlan.Si vis pacem, para bellum (« Si tu veux la paix, prépare la guerre » en français) est une locution latine.
Sadece savaşa katkıda bulanabilecek fabrikalar doğuya taşındı.Seuls les bâtiments associés à l'est ont survécu.
Enver Paşa 3. Orduyu kendi komutasına aldı ve Rus askerlerine karşı savaşa girdi.Enver Pacha prit le commandement personnel de la 3e armée et lança ses troupes dans la bataille.
Pearl Harbor Saldırısı ile kesin olarak savaşa girmiştir.Il s'oppose explicitement à l'attaque sur Pearl Harbor.
Savaşa karşı savunmaları başarısız oldu.L’échec de l’opposition à la guerre est évident.
I. Dünya Savaşı sırasında Fransa saflarında savaşan 650 Çekoslovak askeri hayatını kaybetmiştir.Quelque 650 légionnaires tchéco-slovaques périrent en France au cours de la Première Guerre mondiale.
Bir başka tugayın daha savaşa katılmış olması mümkündür.Il est également possible qu'une brigade supplémentaire ait été engagée dans le combat.
Alman personel, savaşa girmek istiyordu.Les Allemands s'apprêtent au combat.
Şapsığlar Sünni Müslüman'dır Şapsığlar, Kırım Hanlığı’na karşı savaşan Adığeleri desteklediler.Il pensait que les Perses étaient favorables aux Hachémites et demanda le soutien d'Alî ar-Ridhâ.
Savaşan asker sayısı arttıkça savaş alanı da genişliyordu.Au fur et à mesure de l'avancée de la Guerre, le nombre de machine occupant l'espace aérien s'accentua.
Ve savaşa hazırlanır.Départ à la guerre.
Orada, Bizanslılar isyankar Moro kabileleriyle uzun süren bir savaşa girdiler.Là, les Byzantins sont engagés dans une guerre permanente contre des rebelles maures.
Bunun yanında savaşacak ordusu zayıftı.Mais l'armée qui est usufruitière résiste.
İki taraf da (Müttefik ve Sovyetler) hava, kara ve denizde savaşabilecek üniteler üretebiliyordu.Chaque camp (Alliés ou Soviétiques) peut produire des unités terrestres, aériennes et navales.
800 yaşındadır ve çok savaşa katılmıştır.Il est âgé de 500 ans et a survécu à de nombreuses intempéries.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod