savaşın ile cümle

savaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Theodosius bozguna uğradı ve Eugenius savaşın sona erdiğini zannetti.Athanasios keeldus seda tegemast, mistõttu Eusebiosest sai tema surmavaenlane.
İç savaşın sonuna doğru cumhuriyetçiler arasında bir görüş ayrılığı belirir.Kummalise sõja lõpu osas on eriarvamusi.
Tablonun kopyası buraya, savaşın korkunçluğunu anımsatması için asılmıştır.Paju lahingu mälestussammas on pühendatud Paju lahingu mälestuse jäädvustamiseks.
Bu dönüm noktası savaşın seyrini değiştirmeye başlar.Forti tuli hakata kohandama uue sõja vajadustele.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.1812년 전쟁의 화마가 지난 후에도 생산량은 1년에 40만 파운드까지 이르렀습니다.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Après les destructions de la guerre de 1812, la production atteint 400 000 balles de coton par an.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Depois das destruições da guerra de 1812, a produção chegou aos 400 mil fardos por ano.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Después de la devastación de la Guerra de 1812, la producción ascendió a 400 000 pacas al año.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Dopo le devastazioni della guerra del 1812, arrivò a 400 000 balle l'anno.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.După distrugerile războiului din 1812, producţia a ajuns la 400.000 de baloturi pe an.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Po zniszczeniach wojny 1812 roku produkcja sięgnęła 400 tysięcy bel rocznie
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Sau khi tổn thất chiến tranh năm 1812, sản xuất đạt 400 ngàn kiện một năm.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.После разрушений Англо-американской войны 1812 года производство хлопка достигло 400 тысяч кип в год.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.אחרי ההרס של המלחמה של 1812, היצור הגיע ל 400 אלף חבילות בשנה.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.وبعد الدمار الذي حدث في الحرب عام 1812 بلغ الإنتاج إلى أربعمائة ألف حزمة في العام.
1858 yılı aynı zamanda Hindistan'ın yabancılar tarafından istilasına karşı verdiği cesur savaşın1858 volt az év amikor India idegen megszállása elleni bátor felkelést
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.In anii '60 şi '70, războiul din Vietnam era prezentat zi de zi, în casele din America.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.In de jaren 60 en 70, werd de Vietnamoorlog eigenlijk continu in de woonkamers van Amerika getoond.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.På 60- och 70-talen visades vietnamkriget i stort sett dagligen i amerikanska vardagsrum.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.V 60-tych a 70-tych rokoch televízia denne prinášala vojnu vo Vietname do obývačiek Američanov.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.W latach 60. i 70., wojnę wietnamską można było oglądać w domach całej Ameryki, codziennie.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.Τις δεκαετίες του '60 και 70', ο πόλεμος στο Βιετνάμ έπαιζε κάθε μέρα στα Αμερικανικά σπίτια.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.В 1960х та 1970х війна в В'єтнамі власне була показана в американських вітальнях кожен день.
1980'lerdeki İran-Irak savaşında, İran ile savaşan Irak ordusunun çoğunluğu Arap Şiilerinden oluşmaktaydı.En los años 90 y 2000, el Irán chiíta apoyó el grupo militante palestino sunita Hamas.
1980'lerdeki İran-Irak savaşında, İran ile savaşan Irak ordusunun çoğunluğu Arap Şiilerinden oluşmaktaydı.في الثمانينات إبّان الحرب العراقية الإيرانية، شكلت الطائفة الشيعية أغلبية الجيش العراقي.
2010 yılındaki "Hayata Yelken Aç" müzikali de 25 Haziran savaşının 60. yıldönümü için yapılmıştı.عام 2010, المسرحية الموسيقية "الابحار باتجاه الحياة" انتجت من اجل الذكرى الـ60 بحرب 6.25
2012 yazından beri savaşın merkezinde olan bir şehirdeyiz.Estamos en una ciudad que ha sido centro de batallas desde el verano de 2012.
25 Haziran savaşına aşina olmayan nesil... savaşı bir müzikal olarak sergiliyorlar. Oldukça anlamlı.Ini sangat berarti
25 Haziran savaşına aşina olmayan nesil... savaşı bir müzikal olarak sergiliyorlar. Oldukça anlamlı.ولكن يقدمونها كمسرحية موسيقية. هذا شيء مليئ بالمعاني
2.DÜNYA SAVAŞININ 10 GİZEMİ 10- Rommel'in HazinesiΔεκα μυστηρια του Β Παγκόσμιου πολέμου 10 θησαυροί του Ρόμελ
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.우리의 국채는 지금 제2차세계대전 수준에 가까워져 갑니다.
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.Chúng ta đang tiến gần đến thời kì nợ nần như trong Thế chiến II,
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.We benaderen het schuldniveau van de Tweede Wereldoorlog, en de babyboomers zijn nog niet eens gepensioneerd.
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.חלקית, בגלל קיצוצי מיסים ללא מימון,
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.ها قد قاربنا ان نواجه ديْن الحرب العالمية الثانية
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.ベビーブーム世代が まだ退職していないのにこの有様で
2.Dünya savaşından kısa bir süre sonra bu adamlar ekonominin çıkışını sergilediler.Subito dopo la seconda guerra mondiale, governo e multinazionali pensarono a come tirare su l'economia
2.Dünya savaşından kısa bir süre sonra bu adamlar ekonominin çıkışını sergilediler.Tak lama setelah Perang Dunia 2, orang-orang ini mencari tahu cara untuk meningkatkan perekonomian.
Afganistan, Kabil'de merkez pazarı iç savaşın sonunda şehir Taliban'a yenik düşmeden kısa süre önce.탈레반에게 점령당하기 조금 전, 내전이 끝나갈 무렵의 아프가니스탄, 카불의 중앙 상업지구입니다.
Afganistan, Kabil'de merkez pazarı iç savaşın sonunda şehir Taliban'a yenik düşmeden kısa süre önce.To centrum handlowe Kabulu, w Afganistanie, pod koniec wojny domowej, wkrótce miasto przejmą Talibowie.
Afganistan, Kabil'de merkez pazarı iç savaşın sonunda şehir Taliban'a yenik düşmeden kısa süre önce.המחוז המסחרי המרכזי של קאבול שבאפגניסטן בתום מלחמת האזרחים, קצת לפני שהעיר נפלה לידי הטליבאן.
Afganistan, Kabil'de merkez pazarı iç savaşın sonunda şehir Taliban'a yenik düşmeden kısa süre önce.写真で、町が タリバンの手に落ちる直前のものです
Afrika'da çalıştığımı biliyor. Fakat savaşın nedenini bilmiyor... veya Joseph Kony'nin kim olduğunu.Ví, že pracuji v Africe, ale neví, proti čemu bojujeme ani kdo je to Joseph Kony.
Afrika'da çalıştığımı biliyor. Fakat savaşın nedenini bilmiyor... veya Joseph Kony'nin kim olduğunu.Знае, че работя в Африка, но не знае защо има война.
Afrika şu anda terörle savaşın ön cephesi olmasa da, yakında olabilir.Chcę dowieść, że choć Afryka nie jest frontem w walce przeciw terrorowi, wkrótce może nim być.
Afrika şu anda terörle savaşın ön cephesi olmasa da, yakında olabilir.Haluan väittää, että vaikka Afrikka ei ole eturintama terrorismin vastaisessa sodassa, se voi pian olla.
Afrika şu anda terörle savaşın ön cephesi olmasa da, yakında olabilir.아프리카가 테러와의 전쟁을 앞에 두고 있진 않지만, 금방 찾아오게 될 것입니다.
Afrika şu anda terörle savaşın ön cephesi olmasa da, yakında olabilir.Ще ви докажа, че въпреки че Африка не е на фронтовата линия в борбата срещу тероризма, тя скоро ще бъде.
Afrika şu anda terörle savaşın ön cephesi olmasa da, yakında olabilir.על אף שאפריקה אינה נמצאת בחזית המאבק בטרור, בקרוב מאוד היא יכולה להיות.
Afrika şu anda terörle savaşın ön cephesi olmasa da, yakında olabilir.أود الجدال انه بالرغم من ان افريقيا ليست على خط المواجهة في الحرب ضد الارهاب يمكن ان يكون قريباً.
Afrika şu anda terörle savaşın ön cephesi olmasa da, yakında olabilir.伝えたい 毎週 過激派の宗教家がアフリカの村を襲撃している
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Africa a fost cuprinsă de sărăcie, boli şi război.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Africa se llenó de pobreza, enfermedades y guerras.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Afrika a szegénységbe, betegségekbe és háborúba süllyedt.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Afrika was in de greep van armoede, ziekte en oorlog.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Afrika wurde von Armut, Krankheit und Krieg gebeutelt.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Afrykę dotknęła bieda, choroby i wojna.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Fattigdom, sygdom og krig havde grebet fat i Afrika.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.아프리카는 가난과, 질병과 전쟁에 휩싸이게 되었지요.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.L'Africa era piagata da malattie, povertà e guerra.

İlgili Sayfalar