savaşım ile cümle
savaşım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu bizim savaşımız. Sizin değil.السّيد غاريسون , أعتقد أنك ما كان يجب أن تجيء هنا.
Bu bizim savaşımız.Widzi pan to wszystko?
Bu bizim savaşımız.Είναι δικός μας πόλεμος.
Bu bizim savaşımız.Това е нашата война.
Bu, İsrail'de olduğumuz durum. İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Ça fait 10 ans que nous avons la menace de la guerre avec Iran. et les gens ont peur, vous savez.
Bu, İsrail'de olduğumuz durum. İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Estamos viendo venir la guerra con Irán desde hace 10 años, y la gente está, digamos, asustada.
Bu, İsrail'de olduğumuz durum. İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Már lassan tíz éve haladunk e háború felé Iránnal és persze az emberek félnek.
Bu, İsrail'de olduğumuz durum. İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Meillä on ollut tämä sota Iranin kanssa tuloillaan jo 10 vuotta, ja ihmiset ovat peloissaan.
Bu, İsrail'de olduğumuz durum. İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Siamo in questa guerra con l'Iran ormai da 10 anni, e abbiamo persone spaventate.
Bu, İsrail'de olduğumuz durum. İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Temos esta guerra com o Irão que vai agora fazer 10 anos, e temos pessoas, sabem, com medo.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.우리가 아프가니스탄에서 전쟁을 시작한지 10년이 지난 오늘날 카불의 지붕에는 아편 중독자들이 이렇게 누워서 자고 있습니다.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Ci ludzie na dachu Kabulu, 10 lat po rozpoczęciu naszej wojny, są uzależnieni od opium.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Das sind opiumsüchtige Menschen auf den Dächern von Kabul, zehn Jahre nachdem unser Krieg begann.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Đây là những con người nghiện thuốc phiện trên mái nhà của Kabul 10 năm sau khi chiến tranh xảy ra.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Dessa är opiumberoende människor på taken i Kabul 10 år efter att vårt krig startade.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Dit zijn opium-verslaafde mensen op de daken van Kaboel, 10 jaar na het begin van onze oorlog.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Estas são pessoas dependentes do ópio nos telhados de Kabul 10 anos depois do início da nossa guerra.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Ezek ópium-függő emberek Kabul háztetőin 10 évvel a háború kezdete után.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Mereka ini adalah para pecandu opium di atap-atap kota Kabul 10 tahun setelah dimulainya perang kita.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Sono persone dipendenti dall'oppio sui tetti di Kabul a 10 anni dall'inizio della nostra guerra.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Tito lidé jsou závislí na opiu na střechách Kábulu 10 let po začátku naší války.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Toto sú ľudia závislí na ópiu na strechách Kábulu 10 rokov po začatí našej vojny.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Voici des gens drogués à l'opium sur les toits de Kaboul, 10 ans après le début de la guerre.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Αυτοί είναι άνθρωποι εξαρτημένοι από το όπιο στις οροφές της Καμπούλ δέκα χρόνια μετά την έναρξη του πολέμου.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Това са пристрастени към опиум хора на покривите на Кабул 10 години след започването на нашата война.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Це наркотично залежні люди на дахах Кабула через 10 років, після початку нашої війни.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.Это наркотически зависимые люди на крышах Кабула 10 лет спустя, после начала нашей войны.
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.בהם התרופה היחידה לשיכוך הכאב ולעצירת הרעב היא אופיום?
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.اولئك اناس مدمني افيون في أحد أسطح كابول بعد عشرة اعوام من بداية حربنا
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.カブールにある家の屋根の上に乗っています 戦争が始まった10年後です これは遊牧民の女の子たちです
Bunlar Kabul'ün çatısındaki afyon bağımlısı insanlar savaşımız başladıktan 10 yıl sonra.依啲戰爭10年後 喺喀布爾屋頂上 染上鴉片癮唧人。
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.(Albowiem broó żołnierstwa naszego nie jest cielesna, ale z Boga jest, mocna ku zburzeniu miejsc obronnych.)
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.for våre stridsvåben er ikke kjødelige, men mektige for Gud til å omstyrte festnings-verker,
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.Ik strijd met Gods wapens, niet met menselijke, om elke tegenstand te breken.
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.우리의 싸우는 병기는 육체에 속한 것이 아니요 오직 하나님 앞에서 견고한 진을 파하는 강력이라
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.lebo zbrane nášho vojovania nie sú telesné, ale mocné Bohu na borenie pevností -,
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.ma hanno da Dio la potenza di abbattere le fortezze
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.Mert a mi vitézkedésünk fegyverei nem testiek, hanem erõsek az Istennek, erõsségek lerontására;
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.Nebo odění rytěřování našeho není tělesné, ale mocné v Bohu k vyvrácení ohrad,
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.pois as armas da nossa milícia não são carnais, mas poderosas em Deus, para demolição de fortalezas;
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.porque las armas de nuestra milicia no son carnales, sino poderosas en Dios para la destrucción de fortalezas
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.thi vore Stridsvåben er ikke kødelige, men mægtige for Gud til Fæstningers Nedbrydelse,
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.(zakaj orožje našega vojskovanja ni meseno, ampak močno po Bogu za razrušenje trdnjav),
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.διοτι τα οπλα του πολεμου ημων δεν ειναι σαρκικα, αλλα δυνατα συν Θεω προς καθαιρεσιν οχυρωματων
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.(бо зброя воювання нашого не тілесна, а сильна Богом на зруйнованнє твердинь,)
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.Оружия воинствования нашего не плотские, но сильные Богом на разрушение твердынь: ими ниспровергаем замыслы
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.כי כלי מלחמתנו אינם של הבשר כי אם חזקים הם לאלהים להרס מבצרים׃
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.اذ اسلحة محاربتنا ليست جسدية بل قادرة بالله على هدم حصون.
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.我 們 爭 戰 的 兵 器 、 本 不 是 屬 血 氣 的 、 乃 是 在 神 面 前 有 能 力 、 可 以 攻 破 堅 固 的 營 壘
Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır.我 們爭戰 的 兵器 、 本 不 是 屬血氣 的 、 乃是 在 神 面前 有 能力 、 可以 攻破 堅固 的 營壘
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.우리는 올해로 10년 째 이란과 전쟁을 벌이고 있습니다. 그리고 많은 사람들이 공포에 떨고 있죠.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Cuộc chiến giữa chúng tôi và Iran đã diễn ra hơn 10 năm qua, và có những người dân, bạn biết đấy, họ sợ hãi.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Een oorlog met Iran zit er nu al 10 jaar aan te komen. De mensen zijn bang.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Kita sudah berperang dengan Iran selama 10 tahun sekarang, dan orang-orang takut.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Mamy wojnę z Iranem, która zagraża nam już 10 lat, i mamy ludzi, wiecie, którzy się boją.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Už 10 let nad námi visí hrozba války s Iránem a lidé se...bojí.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Vojna s Iránom nám hrozí už 10 rokov a chápete, ľudia majú strach.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Wir befinden uns im Krieg mit Iran seit nunmehr 10 Jahren und es gibt Menschen die Angst haben.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Περιμένουμε τον πόλεμο με το Ιράν εδώ και μια δεκαετία και οι άνθρωποι φοβούνται.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Война с Ираном надвигается уже 10 лет, и, как вы можете представить, люди боятся.