II. Dünya savaşı 1945'te sona erdi.World War II ended in 1945.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra amerikanlaştırıldık.We became Americanized after World War II.
Kim savaşı sever?Who loves war?
Her insanın kendini savunma hakkı var.Every person has a right to defend themselves.
Hiç kimse savaşı sevmez.No one loves war.
Erkekler ve kadınlar savaşa gittiler.Men and women went into battle.
Hiç kimse orta doğuda bir savaş olup olmayacağını bilmiyor.No one knows whether there will be a war in the Middle East.
Kentin diğer alanlarda savaş devam etti.In other areas of the city, fighting continued.
Uzun savaş 1920 yılında sona erdi.The long fight ended in 1920.
Sonunda uzun bir savaş bitti.The long war came to an end at last.
İç savaş olmasaydı, onlar şimdi zengin olurlardı.If it had not been for civil war, they would be wealthy now.
İç savaş sırasında, ülke anarşik bir durum içindeydi.While the civil war went on, the country was in a state of anarchy.
İç Savaşın ne zaman başladığını merak ediyorum.I wonder when the Civil War started.
Japon endüstrisi savaştan beri büyük ilerlemeler kaydetti.Japanese industry has made great advances since the war.
Japonya, Aralık 1941'de ABD'ye savaş ilan etti.Japan declared war on the United States in December, 1941.
Japonya savaştan beri refahın tadını çıkarıyor.Japan has enjoyed prosperity since the war.
Japon halkı savaştan vazgeçti.The Japanese people have renounced war.
Vergi mükellefleri savurgan hükümet harcamaları hakkında öfkeli.Taxpayers are angry about wasteful government spending.
Herkes onun savaşta bacağını kaybettiğini biliyor.Everybody knows that he lost his leg in the war.
Açıklaması çok baştan savmaydı. Onu anlamadım.His explanation was too sketchy. I didn't understand it.
Anne ve babasının dışında, hiç kimse şüpheliyi savunmadı.Apart from his parents, nobody would defend the suspect.
O, 1941'de, savaş patlak verdiğinde Avrupa'dan evine döndü.He returned home from Europe in 1941, when the war broke out.
Onun savaşa katıldığı söyleniyor.He is said to have taken part in the battle.
O, savaşta yaralandı.He was wounded in the battle.
O savaş karşıtı bir gösteriye katıldı.He took part in the anti-war demonstration.
Vietnam savaşında savaşırken öldü.He died fighting in the Vietnam War.
O sadece iyi bir vuruşçu değil fakat aynı zamanda harika bir savunma.He is not only a good batter but also a wonderful defense.
Tek oğlunu savaşta öldürttü.He had his only son killed in the war.
Tek oğlunu savaşta kaybetti.He had his only son killed in the war.
O, o ülke ile ittifak kurmamızı savundu.He argued for our forming the alliance with that nation.
O, sınıf ayrımlarının ortadan kaldırılmasını savundu.He advocated abolishing class distinctions.
Onlar istilacılara karşı ülkelerini savundular.They defended their country against the invaders.
O, nükleer silahların ulusal savunma için gerekli olduğunu iddia ediyor.He contends that nuclear weapons are necessary for national defense.
Kuralların bir revizyonunu savunuyor.He advocates a revision of the rules.
O, vergilerin azaltılmasını savundu.He advocated reduction of taxes.
O kendini nasıl savunacağını biliyor.He knows how to assert himself.
O, savaştan hemen sonra cezaevinden çıkarıldı.He was released from prison immediately after the war.
O hayatının çoğunu düşmanlarıyla savaşarak harcamış cesur bir savaşçıydı.He was a brave warrior who had spent most of his life fighting his enemies.
O, bir savaş yetimidir?He is a war orphan.
O, savaşta öldürüldü.He was killed in the war.
Savaş alanında defalarca kefeni yırttı.He cheated death many times on the battlefield.
Erken sona eren savaş üzerine kumar oynadı.He gambled on the war coming to an early end.
O, iki oğlunu savaşta kaybetti.He lost two sons in the war.
Savaş için bir kanıt sundu.He presented an argument for the war.
Savaş sırasında Doğuda yakalandığı sıtmayı asla gerçekten atlatamadı.He has never really got over malaria he caught in the East during the war.
O, savaşa gönderildi.He was sent into combat.
Üniversite eğitiminde reformu savunuyor.He advocates reform in university education.
O, 2. Dünya Savaşında bir generaldi.He was a general in the Second World War.
O savunma avukatına güvendi.He trusted his defense attorney.
O, ününü savunmak için umutsuzdu.He was desperate to defend his reputation.
Onlar oraya gitmeden önce savaş sona erdi.The battle ended before they got there.
Milliyetçilikleri savaşın bir nedeniydi.Their nationalism was one cause of the war.
Onlar sözde savaş mağdurlarıdır.They are the so-called victims of war.
Onlar diz çöktü ve savaşın yakında sona ermesi için dua etti.They knelt down and prayed that the war would end soon.
Onlar nükleer savaş çıkacağından korkuyorlar.They are afraid that nuclear war will break out.
Onlar ülkeleri uğruna savaştılar.They fought for the sake of their country.
Onlar özgürlükleri için savaştılar.They fought for their liberty.
Onlar din özgürlüğü için savaştılar.They fought for freedom of religion.
Onlar savaşı kaybetti.They lost the battle.
Savaşı kaybettiler.They lost the battle.