sav ile cümle

sav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben kendimi savundum.I defended myself.
Fadıl'ın savunma ekibi sürpriz bir hamle yaptı.Fadil's defense team made a surprise move.
Trump, Orta doğu'da sonsuz bir savaş istiyor.Trump wants an endless war in the Middle East.
Fadıl ve Leyla'nın evlilik yaşamı bir savaş alanıydı.Fadil and Layla's married life was a battleground.
Leyla masum ve savunmasız bebekleri öldürdü.Layla killed innocent and defenseless babies.
Fadıl hala kanserle savaşıyordu.Fadil was still battling cancer.
John Brown bir terörist mi yoksa bir özgürlük savaşçısı mıydı?Was John Brown a terrorist or a freedom fighter?
Her şeyi savunan hiçbir şeyi savunmaz.He who defends everything defends nothing.
Uyuşturucu savaşı bizim semtimize ulaştı.The war on drugs has reached our neighborhood.
Milyonlarca insan savaş sırasında hayatını kaybetti.Millions of people lost their lives during the war.
Japonya, 1941'in Aralık ayında ABD'ye savaş ilan etti.Japan declared war on the United States in December of 1941.
Şiddetle nerede olursa olsun savaşmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.We must do everything we can to fight oppression wherever it occurs.
Saldırı en iyi savunmadır.Attack is the best defense.
Özgürlük istiyorsan onun için savaşmalısın.If you want freedom, you have to fight for it.
Eğer insanlar onun için savaşmazsa, özgürlük asla güvenli olamaz.Freedom can never be secure if people don't fight for it.
Eğer onun için savaşmazlarsa insanlar özgürlüğe sahip olamazlar.People can't have freedom if they don't fight for it.
Tom kendini savunma hakkına sahiptirTom has the right to defend himself.
Tom'un kendini savunma hakkı var.Tom has the right to defend himself.
Tom kendini savunma hakkına sahipti.Tom had the right to defend himself.
Tom'un kendini savunma hakkı vardı.Tom had the right to defend himself.
Tom'un kendini savunma şansı yoktu.Tom had no chance to defend himself.
Özgürlüğüne değer veriyorsan onun için savaşmak zorundasın.If you value your liberty, you have to fight for it.
Özgürlüğünüze değer veriyorsanız, onun için savaşmalısınız.If you value your liberty, you must fight for it.
Özgürlüklerimizi savunmalıyız.We must defend our liberties.
Krallıklar sürekli savaş halindeydiler.The kingdoms were constantly at war.
Devletler sürekli savaş halindeydiler.The states were constantly at war.
Barışçı politika savunulamaz bir ideolojidir.Pacifism is an untenable ideology.
Savaşta demokrasi adına birçok genç insan öldü.Many young people died in the war in the name of democracy.
Kış Savaşı, Finlandiya ile Sovyetler Birliği arasındaki askeri bir çatışmaydı.The Winter War was a military conflict between Finland and the Soviet Union.
Bu pozisyon beni son derece savunmasız hissettiriyor.This position makes me feel extremely vulnerable.
Kaplumbağa güvercinleri, küresel yok oluşa karşı savunmasızdırlar.Turtle doves are vulnerable to global extinction.
Bu bir savaş suçudur.This is a war crime.
Kimyasal silah kullanımı bir savaş suçudur.The use of chemical weapons is a war crime.
Tom kendini ​​savunmak için iyi bir avukat tuttu.Tom hired a good lawyer to defend him.
Savaş yaklaşık üç ay sonra sona erdi.The war ended about three months later.
Savaşın dehşetine katılmayı planlamıyorum.I do not plan on participating in the horrors of war.
Aşırı tutuculuğa karşı savaşmalıyız.We must fight religious fundamentalism.
Askerler düşmanla savaşıyor.The soldiers are fighting the enemy.
Sen bizim savunucumuzsun, Tom.You are our advocate Tom.
Emmanuel Macron, Avrupa Birliğinin sağlam bir savunucusudur.Emmanuel Macron is a staunch defender of the European Union.
Leyla kendini savunmak için öldürdü.Layla killed in self-defense.
Savaş henüz bitmedi.The war isn't over yet.
Biz savaşa girmek üzereyiz.We are about to go to war.
Savaşa girmek üzereyiz.We're about to go to war.
Tom savaşmayı sever.Tom likes to fight.
Tom savaşmayı seviyordu.Tom liked to fight.
Onu savunuyor musun?Are you defending him?
Onlar kendilerini savundular.They defended themselves.
Leyla, Sami'yi savunmaya çalıştı.Layla tried to defend Sami.
İç savaşı önleyebilir miyiz?Can we avoid a civil war?
Leyla kanserle savaşıyordu.Layla was battling cancer.
Leyla, beyazlara karşı bir savaş istedi.Layla wanted a war against whites.
Ölene kadar savaşacaksın.You shall fight to the death.
Ölümüne savaşacaksın.You shall fight to the death.
Bir ceza savunma avukatı tutmanız gerekir.You need to hire an criminal defense lawyer.
Savaş buna değmez.War is not worth it.
Tom, Mary'yi savunmaya çalıştı.Tom tried to defend Mary.
Leyla savaşı kaybediyor olduğunu fark etti.Layla realized that she was losing the battle.
1570 tarihli Stettin Antlaşması, İsveç ile Danimarka arasındaki savaşı sona erdirdi.The Treaty of Stettin of 1570 ended the war between Sweden and Denmark.
Leyla'nın dingolara karşı tek savunması bir tabancaydı.Layla's only defense against the dingos was a handgun.

İlgili Sayfalar