sav ile cümle
sav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanlar savaşlarda ölürler.People die in wars.
Biz tamamen savunmasız olacağız.We'll be totally defenseless.
Neden beni başından savdın?Why did you ditch me?
Tom'u savunmak için neden bu kadar hızlısın?Why are you so quick to defend Tom?
Tom'u neden savunuyorsun?Why are you defending Tom?
Savaş hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about the war?
Devam eden bir savaş var.There's a war going on.
Tom ve Mary savaş hakkında konuştu.Tom and Mary talked about the war.
Oda çok savruktu.The room was very untidy.
Elli cesur şövalye, büyük savaş için hazırdılar.Fifty brave knights were ready for the great battle.
Tüm zayıflıklara saygı göstermelisin ve kendini onların savunucusu tayin etmelisin.Thou shalt respect all weaknesses, and shalt constitute thyself the defender of them.
Tom ve Mary sonunda kavuşabilmek için savaştılar.Tom and Mary struggled to make ends meet.
İnkar, en güçlü insan savunma mekanizmalarından biridir.Denial is one of the strongest human defence mechanisms.
Tom gerçek bir savaşçı değil.Tom is not a true warrior.
Kendini savunmak zorundasın.You have to defend yourself.
Şu anda savunmasızsın.You're vulnerable right now.
Erkek kardeşlerimin hepsi savaşta öldü.All of my brothers died in the war.
Deprem bir savaş bölgesi gibi görünerek şehri terk etti.The earthquake left the city looking like a war zone.
Tom savaşta öldürüldü.Tom was killed in battle.
O, savaşın ilk saatlerinde öldürüldü.He was killed in the first hours of battle.
Savaş Washington'un neokonları için büyük bir iş haline geldi.War has become a big business for Washington's neocons.
Binlerce genç asker savaşa hazırlanıyor.Thousands of young soldiers are preparing for battle.
Kim savunuyor onu?Who defends him?
Ben çaresizken, hiç kimse benim savunmam için gelmedi.When I was helpless, no one came to my defense.
Bu şantiyede her gün bir savaştır.Every day is a battle at this worksite.
Biz bir açık savaştayız.We're in an open war.
Biz savaşın eşiğindeyiz.We're on the brink of war.
Bu bir savaş.This is a war.
O savaş jeti en hızlı Rus silahlarından biri.This fighter jet is one of Russia's fastest weapons.
Bu savaş jeti, Rusya'nın en hızlı silahlarından biridir.This fighter jet is one of Russia's fastest weapons.
Biz Afganistan'da petrol için savaşmıyoruz fakat demokrasiyi korumak için savaşıyoruz.We're not fighting a war in Afghanistan for oil but to preserve democracy.
Demokrasi petrol zengini ülkelerde savunulmalı ama Suudi Arabistan'da değil.Democracy must be defended in all oil-rich countries, but not in Saudi Arabia.
Tom, savaş sırasındaki eylemleri için pişmanlık duymaya başladı.Tom began to experience remorse for his actions during the war.
Neden onları savunuyorsun*Why are you defending them?
Neden onu savunuyorsun?Why are you defending him?
Avukatım savcı ile konuşuyor.My lawyer's talking to the prosecutor.
Onu sana güvenmesi için, savunmasız görünmek zorundasın.For him to trust you, you have to appear vulnerable.
Çete lideri Tom tüm rakip çetelere topyekün savaş ilan etti.Tom, the gang leader, announced an all-out war with all the rival gangs.
Tom kendini savunmaya çalışmadı bile.Tom didn't even try to defend himself.
Polis, Dan'in kendini savunmak için hareket ettiğini fark etti.The police realized that Dan acted in self-defence.
Dan kendini savunmak için hareket ettiğini iddia etti.Dan claimed that he acted in self-defence.
Dan yaşamı için savaşıyordu.Dan was fighting for his life.
Hastalıkla savaş.Fight the illness.
Bu bir savaş ilanı mı?Is this a declaration of war?
Dünyalılar yabancı gözetim altına girdi ve büyük bir savaşı engelledi.Earthlings became under alien surveillance that prevented a major war.
Yabancılar gizli bir manipülasyonla dünyadaki büyük bir savaşı önledi.Aliens prevented a major war on Earth by hidden manipulation.
Shepard Dünya Savaşı sırasında bir destroyerde görev yaptı.Shepard served on a destroyer during World War II.
Dan, kilise ve devletin birbirlerinden ayrılmasını savunur.Dan is for the separation of church and state.
İkinci Güneş Sistemi Savaşı ana gezegeni harap etti.The Second Solar System War devastated the home planet.
Tom savaşın dehşetini asla unutamadı.Tom could never forget the horror of the war.
Dan bir savaşta savaştı ve onu kazandı.Dan fought a war and won it.
Dan psikolojik savaşla başa çıkmayı çok iyi bilir.Dan knows very well how to deal with psychological warfare.
Dan bir psikolojik savaş uzmanıydı.Dan was an expert at psychological warfare.
Dan'ın psikolojik savaş teknikleri Linda ile işe yaramadı.Dan's psychological warfare techniques never worked with Linda.
Dan piyade akademisinde psikolojik savaş teknikleri okudu.Dan studied psychological warfare techniques at infantry academy.
Dan özel kuvvetlerdeydi ve onlar orada onlara psikolojik savaş öğretiyorlar.Dan was in the special forces and they teach them psychological warfare there.
Ne için savaşıyoruz?What are we fighting for?
Savaş iğrenç bir iştir.War is a loathsome business.
Tatoeba işlerimi savsaklamama yardımcı oluyor!Tatoeba is helping me to procrastinate!
Bir ulusun hayatı tehlikede değilse, savaş cinayettir.Unless a nation's existence is in peril, war is murder.