Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Voor de meesten van jullie is dit een toestel om te kopen, verkopen, mee te spelen en video's te bekijken.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Większość z was korzysta z tego urządzenia, aby coś kupić, sprzedać, pograć w gry, oglądać filmy.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Za večino od vas je to naprava za nakupovanje, prodajo, igranje iger in gledanje videov.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Большинство из вас пользуется этим устройством для покупок, продаж, игр или просмотра видео.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Зазвичай цей пристрій купують і продають, на ньому грають в ігри, дивляться відео.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.За повечето от вас, това е устройство, с което се купуват, продават и играят игри, или се гледа видео.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.לרובכם, זה מכשיר לקנות, למכור, לשחק משחקים, לראות סרטים.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.لمعظمكم، هذا مجرد جهاز لنشتريه، ونبيعه، ونلعب به ونشاهد عليه الفيديو.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.ショッピングやゲームをしたり ビデオを観る為のデバイスに過ぎません しかし 私は 携帯電話が
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Er is ook een tijd om te geven.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Jokaisen tarinan ei tarvitse myydä jotakin.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.모든 이야기가 매출을 올리기 위해 존재할 필요는 없습니다.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Nem kell minden sztorinak eladnia valamit.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Nem todas as notícias têm que vender qualquer coisa.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Nicht jede Geschichte muss etwas verkaufen.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Nie wszystko służy temu, by coś sprzedać.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.No toda historia debe vender algo.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Nu toate poveştile trebuie să vândă ceva.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Ogni storia non deve necessariamente vendere qualcosa.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Toutes les histoires ne doivent pas avoir quelque chose à vendre.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Всяка история не трябва да продаде нещо.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Не каждая история должна что-то продавать.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.לא כל הכתבות צריכות למכור משהו.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.لا ينبغي لكل قصة أن تبيع شيئاً ما.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.時には奉仕することも必要です
Her ikisi de elmaları kilosu 20 kuruştan satmak veya almak istiyorlardı.Tous les deux voulaient, dans les faits: Vendre les pommes à 20cts/livre ou acheter les pommes à 20cts/livre
Her neyse, aracı kuruma gittim ve ben IBM'i açığa satmak istiyorum dedim. .IBMを空売りしたいと言います。 それでは、簡単にする為に、
Her neyse, aracı kuruma gittim ve ben IBM'i açığa satmak istiyorum dedim. .Prostě, jdu za makléřem a řeknu mu, chtěl bych shortovat IBM.
Her neyse, aracı kuruma gittim ve ben IBM'i açığa satmak istiyorum dedim. .Tak więc udaję się do maklera i oznajmiam mu, że chciałbym dokonać krótkiej sprzedaży akcji IBM.
Kickstarter'da insanlardan onları yapıp satmak için 100.000 dolar istediler."킥스타터"에 가서 단 몇 개만 만들어 파는데 10만달러를 요구했는데
Kickstarter'da insanlardan onları yapıp satmak için 100.000 dolar istediler.10万ドルをKickstarterで 募りました 10万ドルをKickstarterで 募りました そうしたら1千万ドル 集まったんです
Kickstarter'da insanlardan onları yapıp satmak için 100.000 dolar istediler.הסופי, הם פנו לבסוף ביקשו 100 אלף דולר לייצר מספר מכשירים ולמכור אותם.
Kickstarter'da insanlardan onları yapıp satmak için 100.000 dolar istediler.ذهبوا فعليا الى "Kickstarter" طالبين 100,000 دولار لصنع عدد قليل منها لكي يبيعوه.
Kolay bir sayı olsun, diyelim ki sadece 1 adet IBM hissesi satmak istiyorum. .Chciałbym -- dla ułatwienia załóżmy, że chcę dokonać krótkiej sprzedaży jednej akcji IBM.
Kolay bir sayı olsun, diyelim ki sadece 1 adet IBM hissesi satmak istiyorum. .Chtěl bych, pro zjednodušení řekněme, že chci shortovat jednu akcii IBM.
Kolay bir sayı olsun, diyelim ki sadece 1 adet IBM hissesi satmak istiyorum. .私はIBMを1株空売りしたいとします。 私がする事は、ブローカーに行って、
Konutları bireysel kişiler, emlak bürolorı ve müteahhitler satmaktadır.Asuntoja myyvät yksityishenkilöt, kiinteistönvälitystoimistot ja rakennuttajat.
Konutları bireysel kişiler, emlak bürolorı ve müteahhitler satmaktadır.Bostäder säljs av privatpersoner, fastighetsförmedlingar och byggherrar.
Konutları bireysel kişiler, emlak bürolorı ve müteahhitler satmaktadır.Kerrostaloasunnot ja rivitaloasunnot ovat asunto-osakkeita.
Konutları bireysel kişiler, emlak bürolorı ve müteahhitler satmaktadır.Las viviendas las venden personas particulares, agencias inmobiliarias y empresas constructoras.
Konutları bireysel kişiler, emlak bürolorı ve müteahhitler satmaktadır.Les appartements sont vendus par des particuliers, des agences immobilières et des promoteurs immobiliers.
Konutları bireysel kişiler, emlak bürolorı ve müteahhitler satmaktadır.Квартиры продают частные лица, агентства по недвижимости и застройщики.
Konutları bireysel kişiler, emlak bürolorı ve müteahhitler satmaktadır.تباع المساكن من قبل الأشخاص الأهليين والمكاتب العقارية وشركات الإنشاء.
Konut sigortalarını sigorta şirketlri satmaktadır.Hemförsäkringar säljs av försäkringsbolag.
Konut sigortalarını sigorta şirketlri satmaktadır.Kotivakuutuksia myyvät vakuutusyhtiöt.
Konut sigortalarını sigorta şirketlri satmaktadır.Les compagnies d’assurances vendent les assurances habitation.
Konut sigortalarını sigorta şirketlri satmaktadır.Los seguros de hogar los venden las compañías de seguros.
Konut sigortalarını sigorta şirketlri satmaktadır.Полисы по страхованию жилища продают страховые компании.
Konut sigortalarını sigorta şirketlri satmaktadır.تبيع شركات التأمين بوليصات التأمين.
Merhaba, hoş geldiniz, size yardım edebilir miyim? bu yüzüğü satmak istiyorumHola, bienvenidas, ¿qué puedo hacer por uds? Me gustaría vender este anillo.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.Contohnya, kami membuat buku -- bukan untuk dijual -- yang semua orang di komunitas bisa dapatkan.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.De exemplu, am făcut cărţi -- nu pentru vânzare -- care urmau să fie primite de întreaga comunitate.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.예를 들어, 우리는 비매품으로 책을 만들었습니다. 모든 사회 구성원들이 가질 수 있도록요.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.Například jsem udělali knihy --ne na prodej --, které dostal každý z té komunity.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.Napríklad, urobili sme knihy -- nie na predaj -- ktoré všetky komunity dostali.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.Na przykład, wydaliśmy książki -- nie do sprzedaży -- które każdy z tych społecznośći mógł dostać.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.Par exemple, nous avons fait des livres -- par pour les vendre -- que toute la communauté pouvait avoir.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.Per esempio, abbiamo fatto dei libri -- non per venderli -- che tutta la comunità avrebbe preso.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.Pl. készítettünk könyveket -- nem eladásra -- amit az egész közösség megkapott.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.Por ejemplo: hicimos libros -no para la venta- que toda la comunidad recibía.