Demek ki cevabımız 56 olacak. yarım bardak satmadıklarını varsayarsak.Because you can't sell half a glass, I'm assuming. So they need to sell 56 glasses to break even.
Demek ki zarar etmemek için 56 bardak satmaları yazım.Just to graph this.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.It may be to illuminate the star; it may be to sell a film.
A ve B dükkanları bisiklet satmaktadırlar.Store A and store B both sell bikes.
B dükkanı ise %250 karla satmaktadır.While store B has a 250% markup.
Ruhumu satmam gerekse bile hayran toplantısına gideceğim.I have to go to the fan meeting, even if I have to sell my soul!
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Buy the truth, and don't sell it. Get wisdom, discipline, and understanding.
(Ey hİkimler), insanlardan korkmayın, benden korkun ve benim ayetlerimi az bir paraya satmayın!So, therefore, do not fear men, fear Me, and barter not My messages away for a paltry gain.
Allah'a verdiğiniz sözü (peygambere yaptığınız bey'atı) az bir paraya satmayın.And do not trade God's covenant for a paltry price.
Öyleyse insanlardan korkmayın, Benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın.So, therefore, do not fear men, fear Me, and barter not My messages away for a paltry gain.
Allah'ın ahdini ucuz bir değere karşılık satmayın.And do not trade God's covenant for a paltry price.
Ululuk mu satmadasın, yoksa yücelerden misin sen?Are you too proud, or too high and mighty?"
Allah'a verdiğiniz sözü basit bir ücret karşılığı satmayın.And do not trade God's covenant for a paltry price.
İnsanlardan korkmayın, benden korkun, âyetlerimi az bir paraya satmayın.So, therefore, do not fear men, fear Me, and barter not My messages away for a paltry gain.
Allah'a verdiğiniz sözü değersiz bir menfaat karşılığında satmayın!And do not trade God's covenant for a paltry price.
ALLAH'ın ayetlerini satmazlar. Onların ödülleri Rab'lerinin yanındadır.Their reward is verily with their Lord; and swift is the reckoning of God!
Halkıululamayın, beni ululayın ve ayetlerimi ucuz bir fiyata satmayın.So, therefore, do not fear men, fear Me, and barter not My messages away for a paltry gain.
ALLAH'a verdiğiniz sözü ucuza satmayın.And do not trade God's covenant for a paltry price.
Benim ayetlerimi az bir bedel karşılığı satmayın. Ve yalnız benden sakının.And sell not My signs for a little price; and fear you Me.
Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden (benim azabımdan) korkun.And sell not My signs for a little price; and fear you Me.
Allah ayetlerini değersiz bir menfaate satmaz onlar. Onların karşılığı, Rableri katındadır.They do not sell the Verses of Allah for a little price, for them is a reward with their Lord.
Benim ayetlerimi az bir bedel karşılığı satmayın.(Tafsir At-Tabari, Vol.
Allah'ın ayetlerini az bir paraya satmazlar. İşte onlar için Rableri katında ecirleri vardır.They do not sell the Verses of Allah for a little price, for them is a reward with their Lord.
Allah ayetlerini değersiz bir menfaate satmaz onlar.They are humble before God, and they do not sell God’s revelations for a cheap price.
Allah karşısında ürperirler; Allah'ın ayetlerini basit bir ücret karşılığı satmazlar.They are humble before God, and they do not sell God’s revelations for a cheap price.
Artık insanlardan korkmayın, benden korkun da ayetlerimi basit bir ücret karşılığı satmayın.And do not sell My revelations for a cheap price.
Allah'ın ayetlerini az bir paraya satmazlar.They are humble before God, and they do not sell God’s revelations for a cheap price.
ALLAH'a karşı derin saygıya sahiptirler. ALLAH'ın ayetlerini satmazlar.They are humble before God, and they do not sell God’s revelations for a cheap price.
İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın.So (O Jews!) do not fear men but fear Me, and do not barter away My signs for a trivial gain.
ALLAH'ın ayetlerini satmazlar.They do not exchange the verses of Allah for a small price.
Ayetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın.Do not sell My revelations for a paltry price.
Araçdakilerin sempatisini kazanıp ellerindeki satmak için çaba harcıyor.They try their best to earn sympathy from commuters to sell their goods.
- Çinli vatandaşların yiyecek satma yetkileri yoktu.- Chinese citizens are not able to sell food.
Bulgartabac'ı satma yönündeki başarısız girişimlerle geçen on yıl sonunda, anlaşma nihayet sağlandı.After over a decade of unsuccessful attempts to sell off Bulgartabac, the deal finally went through.
Belediye Başkanı Vojko Obersnel, "Yat, birisinin satın alıp hurda olarak satmasından kurtarıldı."The yacht was rescued from a purchase of someone that would … sell it as scrap iron.
Bunların ilki bir stadyum dolusu bilet satmaktı.The first was to sell out the entire stadium.
Söz konusu yetkililer, rüşvet almak ve devlet şirketlerini yasal ihale olmadan satmakla suçlanıyor.They are being charged with accepting bribes and selling state owned companies without legal bids.
Hırvat hükümeti, bir yıl içinde 823 kuruluşun azınlık hisselerini satmayı planladığını duyurdu.The Croatian government announced plans to sale minority stakes in 823 companies in one year.
Mal üzerilerindeydi ve bunu satmaya çalışırken tutuklandılar.They had the load and were arrested as they attempted to sell it.
Türkiye'de AKP, SİT Alanlarını Satmak İstiyorTurkey's AKP Wants to Sell Protected Lands
Şirket bitmiş ürünlerini satmakta başarılı.The company is successful in selling its finished products.
Moldova polisi, uranyum-235 satmaya çalıştıklarından şüphelenilen altı kişiyi tutukladı. [Reuters]Moldovan police arrested six people suspected of trying to sell uranium-235. [Reuters]
Bir yıldız sistemi yaratıyor ve o yıldızların imajını kullanıp satmaya çalışıyorsunuz.Normally, you create a star system and you try to exploit and sell the image of those people.
Doğan, Petrol Ofisi'ndeki %54'lük hissesinin en azından bir kısmını satmayı planlıyor.Dogan is planning to sell at least part of its 54% stake in Petrol Ofisi.
Küçüklere sigara satmak ve tütün ürünlerinin reklamını yapmak da artık yasadışı.Selling cigarettes to minors and advertising tobacco products are also now illegal.
Türk hükümeti yedi denemeden sonra Türk Telekom'un çoğunluk hissesini satmayı nihayet başardı.After seven tries, the Turkish government has finally sold a majority stake in Turk Telecom.
Daire: Kosova'nın çalışanlara ait kuruluşlarını satmayınAgency: don't sell Kosovo's employee-owned companies
Fakat ben de bu daireye yatırım yaptım ve yok pahasına satmak istemiyorum.I, in return, don't want to sell it for nothing because I invested in it.
Romen İnternet mağazası eMag ilk Apple iPad'leri 13 Nisan'da satmaya başladı.The Romanian online store eMag began selling the first Apple iPads on April 13th.
Arnavutluk her şeyi satmaya niyetliAlbania intends to sell all
Bazıları, bunun toy yatırımcıları alıp satma konusunda yanlış yönlendirebileceği konusunda uyarıyor.Some warn that it might be misleading naïve investors to buy and sell.
Hırvatistan Kraljevica tersanesini yine satmaya çalışıyor.Croatia tries again to sell Kraljevica shipyard.
Yunanistan'ı satmak, çok özel bir meseleSelling Greece, a very private matter
Koukiadis, "Bu mantık, herhangi bir fiyata satmak değil."The logic isn't to sell off at any price.
"Mallarınızı düşük fiyata mı satmak daha iyi, yoksa iflas etmek mi?" diye soruyor."Is it better to sell your assets at a lower price or go bankrupt?" she asked.
Kabine Petkim'in yüzde 20 hissesini ileride açılacak kamu ihalesiyle satmayı planlıyor.The cabinet plans to sell a 20 per cent stake in Petkim through a public tender in the future.
Ortaklar yakın tarihte bankanın yüzde 100'ünü yeni bir yatırımcıya satma kararı aldılar.They decided recently to sell 100 per cent of the bank to a new investor.
Arnavutluk uluslararası pazarda daha fazla malını satmanın yollarını arıyor.Albania seeks to sell more of its goods in the international marketplace.
Hkümet, Atina Uluslararası Havaalanının da yüzde 25 hissesini satmayı düşünüyor.The government is also considering the sale of 25 per cent of the Athens International Airport.
Matiç, aile bütçesine katkıda bulunmak için ikinci arabasını satmayı düşünüyor:He may sell his second car to boost the family budget.