Ana içeriğe geç
Sözlük

satma ile cümle

satma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca, artık istenmeyen bir ürünü satmak satıcı için de kârlıdır.Slutprodukt - et færdigt produkt der endnu ikke er solgt til en slutbruger.
Başka bir düşünce ise kulübü onu satmak istiyordu.På det tidspunkt ønskede bygningens ejer at sælge.
Ve uyuşturucu satmasını ister, bol miktarda para alacaklardır.Han ville derefter sælge frugten for et stort beløb.
Ben bir karış toprağı dahi satmam.Ingen valgte dog at byde landsdelsvis.
O, satmak için söz verdi.Han lovede at sælge.
JVC, HR-3300 aygıtını 31 Ekim 1976 tarihinde Akihabara, Tokyo, Japonya'da satmaya başladı.JVC begynte å selge HR-3300 videomaskinen i Akihabara, Tokyo, Japan den 31. oktober 1976.
2014 Mart ayında ise Towerhobbies RC4WD ürünleri satmaya başladı.I mars 2014 begynte TowerHobbies med distribusjon av RC4WD sine produkter.
1984 yılında Ben & Jerry dondurmaları Vermont dışında satmaya başladı.I 1981 åpnet den første Ben & Jerry's franchisekiosken i Shelburne, Vermont.
Bu çömlekçi her gün taşlar yapmakta ve turistlere satmaktadır.Båtene skal betjene hverdagspendlere og turister.
Steam, Mac App Store ve sahip oldukları Feral Mağazası aracılığıyla yayımladığı oyunları satmaktadırlar.Spillene selskapet publiserer selges via Steam, Mac App Store og sin egen Feral Store (nettbutikk).
Aynı yılın Temmuz ayında iPhone ve iPod Touch için üçüncü-parti uygulama satmak amacıyla App Store yayımlandı.I juli året etter åpnet Apple App Store for å selge tredjeparts-programvare til iPhone og iPod Touch.
CAS ayrıca bu kimyasal maddelerin bir veritabanını (CAS registry) güncel tutup satmaktadır.CAS vedlikeholder og selger en database med disse kjemikaliene, kjent som CAS registry.
Chrysler'in 1977 yılında Avrupa faaliyetlerini PSA Peugeot Citroën'e satmasıyla marka yerini Talbot'a bıraktı.Chrysler solgte sine europeiske forretninger til PSA Peugeot Citroën] i 1978.
Şirket, bu oyunu satmak amacıyla kurulmuştur.Det er fare som at selskapet vil måtte selges.
Escapology Avrupada iyi satmasına rağmen, Amerika'da satışları oldukça düşük oldu.Selv om albumet solgte relativt bra i Europa, viste interessen seg å være lav i USA.
Aynı zamanda saat hesap makinesi de satmaya başladı.På samme tid ble tidsregningen ordnet.
Tom da babasının cenazesinden bir süre sonra kasabaya geri döner ve madeni satmak istediğini söyler.Herraud dro tilbake til sin fars gård og tilbød løsepenger for Pung.
Unilever ayrıca Persil’i Fransa'da da satmaktadır.Guilty Pleasures solgte også til platina i Storbritannia.
Washington ölümünden kısa süre önce şirketini American Home Products'a satmak zorunda kalmıştır.Kort tid etterpå solgte British American Tobacco fabrikkene sine til norske interesser.
Haziran 1998'de, Mitsubishi Motors Bongo satma başladı.Pada bulan Juni 1998, Mitsubishi Motors mulai menjual kembali Bongo.
Aynı zamanda saat hesap makinesi de satmaya başladı.Hal ini juga mulai menjual jam tangan kalkulator selama ini.
14 Ocak günü, Girls 'Generation Tayland konser bileti satmak için en hızlı rekoru kırdı.Pada tanggal 14 Januari Girls' Generation memecahkan rekor untuk konser yang paling cepat terjual di Thailand.
2014 Mart ayında ise Towerhobbies RC4WD ürünleri satmaya başladı.Pada Maret 2014, Towerhobbies mulai menjual produk RC4WD .
Bazı yayıncılar kendi web sitelerinde e-kitap sürümlerini satmaktalar.Beberapa penerbit juga menjual versi E-Book di situs web mereka.
Washington ölümünden kısa süre önce şirketini American Home Products'a satmak zorunda kalmıştır.Perusahaan Washington dijual kepada American Home Products pada 1943, tak lama sebelum kematiannya.
Mr. Simple Kore’nin Gaon Chart’ında, 287.427 kopya satması üzerine, bir numara olarak çıkış yaptı.Mr. Simple debut di posisi pertama di Gaon Chart Korea Selatan, mencatat penjualan sebanyak 287.427 eksemplar.
Bazı oyuncular MissingNo.'nun yakalanabilmesini sağlayan "ipuçları"nı 200 dolara kadar satmaya çalıştı.Beberapa pemain berupaya menjual "tips" menangkap MissingNo. dengan bayaran sampai $200.
İkilinin amacı a Altair 8800 bilgisayar sistemi için BASIC yorumlayıcıları geliştirip satmaktı.Microsoft didirikan untuk mengembangkan dan menjual penerjemah BASIC untuk Altair 8800.
Başka bir düşünce ise kulübü onu satmak istiyordu.Karena alasan itu, sekurang-kurangnya sebuah kelompok berencana untuk membunuhnya.
CAS ayrıca bu kimyasal maddelerin bir veritabanını (CAS registry) güncel tutup satmaktadır.CAS juga memantau dan menjual database ini, yang dikenal sebagai CAS registri.
Mallarını satmak zorunda kaldı.Mereka bebas menjual barang-barang mereka.
Bu firmalar Raspberry Pi bilgisayarını Internet üzerinde satmaktadırlar.Các công ty này bán Raspberry Pi trực tuyến.
2007 yılında hisse senetlerinin %55'ni halka açık olarak satmaya başlattı.Đầu năm 2007, hãng đã bán ra 55% cổ phần cho công chúng.
14 Ocak günü, Girls 'Generation Tayland konser bileti satmak için en hızlı rekoru kırdı.Ngày 14 tháng 2 năm 2012, Girls’ Generation phá kỷ lục buổi diễn bán sạch vé nhanh nhất tại Thái Lan.
SNES 32-bit boyunca istikrarlı bir şekilde satmaya devam etti.Sản phẩm SNES vẫn phổ biến rộng rãi trong kỷ nguyên 32-bit sau đó.
Web sitesinin amacı bütün pikselleri satmak ve böylece sahibine bir milyon dolarlık bir gelir sağlamaktı.Mục đích của website này là bán tất cả các pixel, và tạo ra tổng thu nhập là 1 triệu dollar.
Washington ölümünden kısa süre önce şirketini American Home Products'a satmak zorunda kalmıştır.Công ty của Washington được bán lại cho American Home Products vào năm 1943, không lâu trước khi ông mất.
CAS ayrıca bu kimyasal maddelerin bir veritabanını (CAS registry) güncel tutup satmaktadır.CAS cũng duy trì và bán cơ sở dữ liệu về các hóa chất này, được biết đến như là đăng ký CAS.
Milyonlarca kopya satmayı başardı.Sách của ông đã bán được hàng triệu bản.
Hatta bazı dükkanlar taiyakiyi okonomiyaki, gyoza dolgusu veya içinde bir sosis ile birlikte satmaktadır.Một số cửa hàng còn bán taiyaki nhân okonomiyaki, gyoza hoặc xúc xích.
18 yaşının altındaki kişilere satmak hala yasak olsa da satış makinelerinden satılmakta.Thậm chí có con chỉ cần nuôi trong vòng 37 ngày là đã đủ ký đem đi bán.
Başka alıcı bulamayan üretici, tütünü değerinden çok ucuza satmak zorunda kalır.Đối với người nội trợ đi chợ, thường thì chẳng đáng bỏ công ra đi tìm ra đúng chỗ bán mớ rau rẻ nhất.
Bu çömlekçi her gün taşlar yapmakta ve turistlere satmaktadır.この陶工は毎日、石を作り、そしてそれを旅行者に売っている。
Ocak 2006'da Apple, Motion'u tek başına bir ürün olarak satmayı bıraktı.2006年1月、アップルはMotionの単体発売をやめた。
Kodak firması Ocak 2004'te gelişmiş ülkelerde artık Kodak markalı filmli kameraları satmayacağını duyurdu.コダック社は2004年1月、フィルム式カメラを先進国で今後販売しない方針を表明した。
Ürünler, bir fırına benzer şekilde yerinde pişirilir, ancak diğer ilgili ürünleri yapmaz veya satmaz.商品はパン屋のものと同じ方法でその場で焼かれるが、他の関連商品を作ったり売ったりすることはない。
İnsan artık yaptığı ürünü değil, kendi emek gücünü belirli bir ücret karşılığında anlaşarak satmaktadır.凡人が相手でも正面から非難してはならないし、ましてや相手が諸侯であるならなおさらである。
Şirket şu anda Macsyma'yı yeniden çıkarmamış ve satmamıştır.この企業が Macsyma を販売することはなかったが、シンボリックスがMacsymaの販売を継続している。
18 yaşının altındaki kişilere satmak hala yasak olsa da satış makinelerinden satılmakta.18歳未満の青少年への販売については、出版社・販売店により自主規制が行われている。
Ayrıca, artık istenmeyen bir ürünü satmak satıcı için de kârlıdır.現在、販売されていない製品を含む。
Her gün bir çilekli pasta yapmaktadır lakin satmaz.毎朝、焼いたケーキを提供し、冷凍保存などは一切していない。
Arabaları satmak için kendine özel bir ambarında saklamaktadır.特別仕様車として販売を予定している。
Rap kariyeri yapmak için uyuşturucu satmayı bıraktı.ロックフェラーが石油の売上維持の為、自然療法を弾圧したという説。
Unilever ayrıca Persil’i Fransa'da da satmaktadır.なお、欧州ではペプシライト、イギリスではペプシダイエットとして販売されている。
Bu harcamaları finanse etmek için de devlet memuriyetleri için mansıp satmaya başladı.それの運営資金に充てるため本宅も売り払われた。
Web sitesinin amacı bütün pikselleri satmak ve böylece sahibine bir milyon dolarlık bir gelir sağlamaktı.このウェブサイトの目標は全ピクセルを販売することで、それによって作者に100万ドル(ミリオンダラー)が入ってくることになる。
Valio, Finlandiya’nın en büyük gıda ihracatçısıdır ve yaklaşık 60 ülkeye ürün satmaktadır.ミゲル・トーレス社はスペイン最大のDO認定ワイン生産者であり、商品を140か国以上に輸出している。
Dünya çapında 270.000 kopya satmayı başarmıştır.このシングルは、世界中で70万枚売り上げた。
İkisi de uyuşturucu kullanıp vücutlarını satmaktadır.体を売る男女を描く。
Onları da meta gibi alıp satmak istiyorlar.BTO品に組み込んで売ることもある。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod