Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.Aerostar nu a reușit să obțină nici un contract de vânzare pentru APR Aurora până în prezent.
Biletleri satma gücünü kanıtlamış oldu.Preturile erau reglementate de puterea de cumparare.
2008 bitene kadar 11 milyon kopya satmayı başardı.Până în 2008 fuseseră livrate 102 bucăți.
Kocalarını öldürmek isteyen kadınlara zehirli içecekler satmasıyla ünlüdür.Era faimoasă pentru faptul că vindea otravă pentru nevestele care voiau să-și omoare soții.
İlk Mabel üzerinde denediği ürün başarıya ulaşınca, Williams posta yoluyla yeni ürününü satmaya başlamıştır.Produsul a fost un succes, iar Williams a început să-l vândă prin poștă.
Birçok mağaza Nankin'de ürünlerini satmaya başladılar.În multe din magazinele sale 7-Eleven a vândut produse pe tema Simpsons.
Onları da meta gibi alıp satmak istiyorlar.Aceștia sunt, de asemenea, capturați pentru a îi comercializa ca animale de companie.
Bu firmalar Raspberry Pi bilgisayarını Internet üzerinde satmaktadırlar.Unele din cele mai cunoscute SBC sunt computerele Raspberry Pi.
Bu mağaza, hem kadın hem de erkek için elbise ve ayakkabı satmaktadır.Acest magazin vinde îmbrăcăminte și încălțăminte, pentru bărbați și femei deopotrivă.
Bu mağaza, hem kadın hem de erkek için elbise ve ayakkabı satmaktadır.Acest magazin vinde îmbrăcăminte și încălțăminte atât pentru bărbați cât și pentru femei.
1881'de ise devlet Castelgrandeyı satmayı düşündü ancak alıcı bulunamadı.1881-ben az állam megpróbálta eladni Castelgrandét, de nem talált vevőt.
Valio, Finlandiya’nın en büyük gıda ihracatçısıdır ve yaklaşık 60 ülkeye ürün satmaktadır.A Valio Finnország legnagyobb élelmiszer exportőre, amely közel 60 országban értékesíti termékeit.
Escapology Avrupada iyi satmasına rağmen, Amerika'da satışları oldukça düşük oldu.Bár az Escapology jól fogyott Európában, Amerikában sokkal kisebb sikert ért el.
2014 Mart ayında ise Towerhobbies RC4WD ürünleri satmaya başladı.2014 márciusában pedig a Towerhobbies kezdte el értékesíteni az RC4WD termékeket.
Luciano 14 yaşındayken okulu bırakarak sokakta şapka satmaya başladı, bu işten haftada 7 dolar kazanıyordu.14 éves korában Luciano otthagyta az iskolát, hogy egy hajón segédkezzen heti 5$ fejében.
Başka bir düşünce ise kulübü onu satmak istiyordu.A klub vezetősége arra jutott hogy eladják.
Berlin Zooloji Müzesi'ne bu koleksiyonu satmak istese de başarılı olamadı.Egy alkalommal a kollekciót a berlini zoológiai múzeumnak ajánlotta fel, de ez valamiért meghiúsult.
(O zamanlar IBM bilgisayarları satmak yerine kiralamaktaydı.A HP ekkor már meghaladta az IBM-et az eladások tekintetében.
İki yıl sonra mali zorluklar yaşamaya başladığı için tüm mülkü satmak zorunda kaldı.Anyagi nehézségek miatt két év után munkába kellett állnia.
Eğer bu süre zarfında eşyayı satmazsanız, eşyanın ücreti yarı yarıya düşüyor.Ha ez nem metszi a görbét, akkor az összeg ∞ {\displaystyle \infty } .
Bu gelişiyle beraber uyuşturucu satması Luciano tarafından yasaklanır.Szikander Begam megtiltotta ezeknek a csapatiknak a terjesztését.
Arkadaşı Solo'yu İmparator'a satmak zorunda kalmıştır.A császárkorban a fasces laureati csak a császárt illette meg.
DEC, bir davaya konu olan StrongARM işlemci grubunu 1997 yılında Intel'e satmayı kabul etti.A DEC egy per során beleegyezett, hogy eladja az Intel-nek a StrongARM technológiát, 1997-ben.
Bu yayıncı kuruluşların müsabakaları dış ülkelere satma imkânı da mevcuttu.A szövetség megragadta a lehetőséget, hogy a televíziós jogokat külföldi országokban is értékesítse.
İkisi de uyuşturucu kullanıp vücutlarını satmaktadır.Ide tartoznak a gyógyszerek, a mérgek és a kábítószerek egyaránt.
Bir süre sonra kendi tasarladığı kıyafetleri annesinin dükkanında satmaya başladı.A fiú az anyja boltjában dolgozik, ahol használt ruhákat árulnak.
Bu arazileri almak, satmak veya bağışlamak mümkündü.A többiek valószínűleg birtokaik védelmével, eladásával, vagy perlekedéssel foglalkoznak.
Eğer bu süre zarfında eşyayı satmazsanız, eşyanın ücreti yarı yarıya düşüyor.Jos he missä tahansa vaiheessa vastaavat kysymykseen väärin, summa jättipotissa puolittuu.
Aynı zamanda saat hesap makinesi de satmaya başladı.Samalla käynnistyi myös lukulaitteiden myynti.
2014 Mart ayında ise Towerhobbies RC4WD ürünleri satmaya başladı.Maaliskuussa 2014 Towerhobbies alkoi myydä yhtiö tuotteita.
Dünya çapında 270.000 kopya satmayı başarmıştır.Autoa myytiin maailmanlaajuisesti noin 270 000 kappaletta.
Escapology Avrupada iyi satmasına rağmen, Amerika'da satışları oldukça düşük oldu.Erskineä myytiin Euroopassa melko hyvin, mutta Yhdysvalloissa heikommin.
Dünya Pasaportu satmakla tanınmıştır.Autoa myytiin Passat-nimisenä ympäri maailmaa.
Birkaç yıl sonra öykülerini ve yazılarını satmaya başladı.Muutamaa vuotta myöhemmin hän ryhtyi kirjoittamaan kirjoja.
Başka bir düşünce ise kulübü onu satmak istiyordu.Seuraavana siirtona yhtye päätti ostaa oman studion.
Ben bir karış toprağı dahi satmam.Ei kaiva itse pesäonkaloa.
"Can Satma" da denir veya"Satığ" olarak da söylenir.Määräys koskee myös tel quel -ehtoa eli myymistä 'sellaisena kuin se on'.
Orman dışındaki arazileri parayı verene satmaya hazırlanıyorlar.Tulot rakentamiseen saatiin metsän myynnistä.
Artık sokaklarda küçük ve değersiz şeyler satmaktadır, ve bu sayede bir az para kazanmaktadır.Iltapukulaukussa säilytetään vain vähän ja pientä tavaraa, joten laukku on pieni.
Sözcük, satmak fiilinden gelir.Hors Commerce) tarkoittaa myynnin ulkopuolella.
Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.Saadakseen rahaa, daimiot myivät termiineillä riisiä, jota ei ollut vielä korjattu.
Sonuç olarak genç ve sevdalı evliler arazilerini satmazlar.Tarkoitus on jakaa pientilallisille ja pienille osuuskunnille perinnöllisiä, ei-myytäviä oikeuksia maahan.
M1 (Singapur), 2010'da Treo Pro'yu satmaya başladı.Stereo Love -single myi Suomessa kultaa vuonna 2010.
Kocalarını öldürmek isteyen kadınlara zehirli içecekler satmasıyla ünlüdür.Tofana pidätettiin myrkkyjuoman myymisestä naisille, jotka halusivat päästä eroon aviomiehistään.
Amerika'da albüm çok iyi satmasa da grup Jimi Hendrix ile beraber turneye çıkıp kendini tanıttı.Hän soitti yhtyeessä vain Yhdysvaltain kiertueen Jimi Hendrixin kanssa.
2014 Mart ayında ise Towerhobbies RC4WD ürünleri satmaya başladı.Τον Μάρτιο του 2014 η Towerhobbies άρχισε να πωλούν τα προϊόντα της RC4WD.
The Coca-Cola Company ayrıca büyük restoran ve gıda hizmeti dağıtıcılara konsantre satmaktadır.Η επιχείρηση Coca-Cola πωλεί επίσης τη συμπύκνωση σε αλυσίδες εστιατορίων και υπηρεσίες διανομής τροφίμων.
1990'da Battulga, yerel olarak Macaristan'da kot pantolon dikmeye ve satmaya başladı.Το 1990 ο Μπατούλγκα άρχισε να ράβει και να πουλά τζιν σε τοπικό επίπεδο και στην Ουγγαρία.
Bu arazileri almak, satmak veya bağışlamak mümkündü.Μπορούσε να τους δώσει, πουλήσει, νοικιάσει ή κληροδοτήσει.
Milyonlarca kopya satmayı başardı.Έχει καταφέρει να πουλήσει πάνω από δέκα εκατομμύρια αντίτυπα.
Oyun EA Games'in istediği kadar satmadı.Η ΕΣ Τρουά ΑΚ κέρδισε λόγω εκτός έδρας γκολ.
Otomobilimi satmayı düşünüyorum.Σκέφτομαι να πουλήσω το αυτοκίνητό μου.
1878 yılında Ericsson kendi telefon ekipmanlarını üretmeye ve satmaya başladı.I 1878 begyndte Ericsson at fabrikere og sælge sit eget telefonudstyr.
Bazıları şehir içinde PCP(fensiklidin) üretip satmaya başladı.Nogle Crips begyndte at producere, og distribuere PCP (phencyclidine) i byen.
İlk Mabel üzerinde denediği ürün başarıya ulaşınca, Williams posta yoluyla yeni ürününü satmaya başlamıştır.Produktet blev en succes med Mabel, og Williams begyndte at sælge sine nye produkt via postordre.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas har planer om at få en løsesum fra de unges forældre, og derefter sælge dem som slaver.
Bu süre zarfında Halit rahat durmamış, İstanbul'da okulların önünde adamlarını uyuşturucu satmaya başlamıştır.På dette tidspunkt startede han også som pusher med at sælge hash til sine skolekammerater.
KFC öncelikle kızarmış tavuk, tavuk burger, salata ve sandviç satmaktadır.Kæden sælger primært kyllingstykker, salater og sandwiches.
18 yaşının altındaki kişilere satmak hala yasak olsa da satış makinelerinden satılmakta.Bogen måtte ikke læses af børn under 18 år og måtte kun sælges med et lukket omslag.
Bu firmalar Raspberry Pi bilgisayarını Internet üzerinde satmaktadırlar.Begge selskaber plus andre sælger Raspberry Pi (online) i Danmark.