Ana içeriğe geç
Sözlük

satar ile cümle

satar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Aber wenn wir sie verkaufen...ist das etwas...
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz... Ah . . . BilmiyorumAh... nu stiu. noapte buna. hey!mica...
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Ale když je prodáme.....je to něco jako....
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Ampak vseeno... če jih prodamo..to je...
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Ma comunque, se li vendessi... Sarebbe...
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Mais quand même, si on les vend... C'est un peu...
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Men ändå, om vi säljer dom. Är det ganska..
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Mutta silti, jos myymme ne... se on hiukan...
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Nhưng mà ... nếu mà chúng ta bán ... nó hơi...
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...No aj tak, ak by sme ich predali...bolo by to..
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Szóval miről beszélsz? de ha eladjuk, az olyan..
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Tapi tetap saja. Jika kita jual . . . Agak . . .
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...Ναι αλλά, αν τα πουλούσαμε . . .θα ήταν λίγο . . .
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...О чем тут говорить? но если мы их продадим, это будет как-то...
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...אבל עדיין , אם אנחנו נמכור אותם זה לא מתאים
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...ولكن يبقى اذا بعناها، انه نوع من.....
Ama yine de, eğer satarsak... yani bu biraz...ああー 知らない!!
Anafikir: "sadelik satar"dı.A lecke az volt, hogy az egyszerűség eladható.
Anafikir: "sadelik satar"dı.A lição foi: a simplicidade vende.
Anafikir: "sadelik satar"dı.Bài học là: sự giản đơn lại hút khách.
Anafikir: "sadelik satar"dı.De les hieruit is: eenvoud verkoopt.
Anafikir: "sadelik satar"dı.Die Botschaft war: Einfachheit verkauft sich gut.
Anafikir: "sadelik satar"dı.Învatătura a fost: simplicitatea se vinde.
Anafikir: "sadelik satar"dı.우리는 단순함은 잘 팔린다는 교훈을 얻었죠.
Anafikir: "sadelik satar"dı.La lección fue: La Simplicidad Vende
Anafikir: "sadelik satar"dı.La leçon était: la simplicité vend.
Anafikir: "sadelik satar"dı.La morale era: la semplicità vende.
Anafikir: "sadelik satar"dı.Płynęła z tego lekcja: prostota się sprzedaje.
Anafikir: "sadelik satar"dı.Το μάθημα ήταν: Η Απλότητα Πουλάει.
Anafikir: "sadelik satar"dı.Урок таков: простота успешна.
Anafikir: "sadelik satar"dı.Урокът беше: простотата продава.
Anafikir: "sadelik satar"dı.למדנו משהו: שפשטות נמכרת.
Anafikir: "sadelik satar"dı.الدرس كان : البساطة تبيع.
Anafikir: "sadelik satar"dı.そして業界はそこから学んでいます
Aynı şekilde 2 bilet satarsa 6 lira alacaktır2개의 티켓을 판다고 하면 6달러를 받습니다
Aynı şekilde 2 bilet satarsa 6 lira alacaktırSælger han to lodder, får han 6 kroner.
Aynı şekilde 2 bilet satarsa 6 lira alacaktırАко продаде два билета, той ще получи $6.
Aynı şekilde 2 bilet satarsa 6 lira alacaktırواذا باع بطاقتان، سيحصل على 6$
Aynı şekilde 2 bilet satarsa 6 lira alacaktır決して 2 または 4 を取得することはありません。
Baktýđýnýz zaman Steve Jobs ve Steve Wozniak iţlerine Blue Box satarak baţlamýţlardý.Prenons l'exemple de Steve Jobs et Steve Wozniak.
Baktýđýnýz zaman Steve Jobs ve Steve Wozniak iţlerine Blue Box satarak baţlamýţlardý.Tôi chẳng có tí nào là một nớt.
Baktýđýnýz zaman Steve Jobs ve Steve Wozniak iţlerine Blue Box satarak baţlamýţlardý.إذا نظرت إلى ستيف جوبز وستيف فوزنياك فستجد أنهما بدآ ببيع الصندوق الأزرق
Baktýđýnýz zaman Steve Jobs ve Steve Wozniak iţlerine Blue Box satarak baţlamýţlardý.彼らは電話会社から回線をだまし取るよう 設計されたBlueBoxの販売を始めていた。 ビル・ゲイツとポール・アレンに目を向けると、
Banka evi 900 bin liraya satar.A banka prodá dům za 900 000 dolarů.
Banka evi 900 bin liraya satar.Και μετά η τράπεζα πουλάει το σπίτι για $900,000
Banka evi 900 bin liraya satar.І тоді банк продасть будинок за 900 000 доларів.
Banka evi 900 bin liraya satar.そして、彼らは損失が出します。
Bazen bir şeyler satardı. İnsanlara eldiven örerdi.그녀는 판매. 그녀는 사람들을 위한 장갑 용.
Bazen bir şeyler satardı. İnsanlara eldiven örerdi.Sie verkaufte Sachen und strickte für andere Leute.
Bazen bir şeyler satardı. İnsanlara eldiven örerdi.باعت. حاكت قفازات الكورشيه للناس.
Bazen bir şeyler satardı.Πουλούσε.
Bear Sterns'e satarlar.Eles vendê-lo ao Bear Stearns.
Bear Sterns'e satarlar.Ellos lo venden a Bear Stearns.
Bear Sterns'e satarlar.Prodají je Bear Stearns.
Bear Sterns'e satarlar.Sprzedają to do Bear Stearns.
Bear Sterns'e satarlar.Τα πουλάνε λοιπόν την Bear Stearns.
Bear Sterns'e satarlar.Продадуть його йому.
Bear Sterns'e satarlar.それで、ベアスターンズはそれらの住宅ローンをまとめて、
Belki arabanızı satarak, yürümenin sağlıklı yaşam için önemine inandığınızı gösterebilirsiniz.ربما تبيع سيارتك، وتشتري سيارة أرخص، تبيع بعض من
Belki arabanızı satarak, yürümenin sağlıklı yaşam için önemine inandığınızı gösterebilirsiniz.いくつかの家具を売るでしょう。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod