Ana içeriğe geç
Sözlük

satı ile cümle

satı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yemek için bir şeyler satın almak isterim.I'd like to buy something to eat.
Benim hâlâ satın almam gereken şeylerim var.I still have things I need to buy.
Hala ne satın alınacağına karar vermedim.I still haven't decided what to buy.
Sen satın aldın, kadınlar satın aldılar.You bought, the women bought.
İki pizza satın al ve bedava bir meşrubat al.Buy two pizzas and get a free soft drink.
Onu satın aldın, değil mi?You bought it, didn't you?
O, ülkeden tarihi bir çiftlik satın aldı.He has purchased a historic farm from the country.
Tom üç düzine yumurta satın aldı.Tom bought three dozen eggs.
Tom kırmızı bir araba satın almaya karar verdi.Tom decided to buy a red car.
Tom yeni bir bilgisayar satın aldı.Tom has bought a new computer.
Ben hep bir satış elemanıydım.I've always been a salesman.
Satın aldığım şeyi dikkatle seçiyorum.I choose what I buy carefully.
Tom üç çift ayakkabı satın aldı.Tom bought three pairs of shoes.
Tom Mary'ye bir sürü mücevherat satın aldı.Tom bought Mary lots of jewelry.
Tom satın almayı düşündüğü arabayı almaktan vazgeçti.Tom ended up not buying the car he was considering buying.
Hiçbir şey satın almayacaktım.I wasn't going to buy anything.
Tom Mary'nin onun ne satın almasını istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary wants him to buy.
Tom bankadan bir kredi çekti, bu yüzden bir ev satın alabildi.Tom took out a loan from the bank, so he could buy a house.
Tom Mary'nin ne satın almak istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary wants to buy.
Tom, Mary'nin ne satın almak istediğini bilmiyordu.Tom didn't know what Mary wanted to buy.
Tom birkaç kutu domates satın aldı.Tom bought a couple of cans of tomatoes.
Tom, Mary'ye bazı pahalı kıyafetler satın aldı.Tom bought Mary some expensive clothes.
Tom Mary'ye bazı pahalı giysiler satın aldı.Tom bought Mary some expensive clothes.
Her şeyden önce ben satılık değilim.First of all, I'm not for sale.
Ofis için resim satın almak biraz saçma değil mi?Isn't buying paintings for the office a little frivolous?
Maria sokakta satılan yiyecekleri yemiyor.Maria doesn't eat food that's sold on the street.
Tom, Hindistan'dayken Mary'ye bilezikler satın aldı.Tom bought Mary bangles when he was in India.
Ailem, Noel hediyelerinin çoğunu internet üzerinden satın aldıklarını söyledi.My parents said they have already purchased most of their Christmas presents online.
Noel satışlarının beklenenden daha iyi olacağını tahmin ediyoruz.We predict that Christmas sales will be better than expected.
Tom ve Mary torunlarına Noel için bisiklet satın aldı.Tom and Mary bought their grandson a bike for Christmas.
Onun satın alacak başka bir şeyi yoktu, bu yüzden mağazadan çıktı.She didn't have anything else to buy, so she left the store.
Tom bir çift tenis ayakkabısı satın aldıTom bought a pair of tennis shoes.
Tom bir çift kovboy botu satın aldı.Tom bought a pair of cowboy boots.
Tom, Mary'nin ne satın almak istediğini biliyordu.Tom knew what Mary wanted to buy.
Oyuncak satıcısı çok samimiydi.The toy seller was very friendly.
Satıcıya bebek önlüğünün çamaşırla birlikte konulabilip konulamayacağını sormayı unutma.Don't forget to ask the seller if the jumper can be put in with the washing.
Tom Boston'da bir ev satın aldı.Tom has bought a house in Boston.
Tom, Mary'ye yiyecek bir şeyler satın aldı.Tom bought Mary something to eat.
Asla Park Caddesi'nde bir ev satın almazdım.I would never buy a house on Park Street.
Park Caddesi'nde bir ev satın almayı düşünüyorum.I'm thinking of buying a house on Park Street.
O eski moda bir şapka satıyor.She's selling an old-fashioned hat.
Tom yeni bir çift tenis ayakkabısı satın almak istedi.Tom wanted to buy a new pair of tennis shoes.
Boston'da emlak satın almak istiyorum.I want to purchase property in Boston.
Çok daha fazla satış elemanı işe alıyoruz.We're hiring a lot more salespeople.
Satın alma fiyatı açıklanmadı.The purchase price wasn't disclosed.
Bunlardan birini gerçekten satın almalısın.You should really buy one of these.
Koltuk minderi ayrı olarak satılır.Seat cushions are sold separately.
Geçen hafta bir bahçe satışı düzenledik.We held a yard sale last weekend.
Satın alma mükemmel bir şekilde yasaldı.The purchase was perfectly legal.
Tom'un hiç parası yoktu ve hiç yiyecek satın alamadı.Tom had no money and couldn't buy any food.
Tom'un gerçekten onlardan birini satın alması gerekir.Tom should really buy one of those.
Boston'da satılması mümkün değildir.It's unlikely to be sold in Boston.
Tom evin satıldığını söylüyor.Tom says the house has been sold.
Satın aldığımız şey için para ödemek zorundayız.We have to pay for what we buy.
Sana ne satın almayacağımı söyleyeceğim.I'll tell you what I won't buy.
Daha sonra sana bir tane daha satın alacağım.I'll buy you another one later.
Bu ürünü tekrar satın almayacağım.I won't buy this product again.
Satın almadan önce kendinizi eğitin.Educate yourself before buying.
Burada peşin bilet satın alın.Purchase advance tickets here.
Kalibata tren istasyonunun önünde satılan sarı pirinç çok lezzetli.The yellow rice sold in front of Kalibata train station is very delicious.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod