Burada onların satılık mülkü var mı?Do they have a property for sale here?
Tom kullanılmış bir araba satın aldı.Tom bought a used car.
Ben iki tane kitap satın almıyorum, sadece bir.I'm not buying two books, just one.
O, yeni eldivenler satın aldı.He bought new gloves.
O, yeni eldiven satın aldı.She bought new gloves.
İstediğin türde ev satın almak size bir servete mal olacak.It'll cost you a fortune to buy the kind of house you want.
Onun bir ev satın alması gerekir.He should buy a house.
Onu satın alamazsın.You can't buy that.
Bunu satın alamazsınız.You can't buy this.
Onu şimdi satın alamazsınız.You can't buy that now.
O kitabı satın almayın.Don't buy that book.
Tom'un, istediği her şeyi satın almak için yeterli parası var.Tom has enough money to buy everything he wants.
Tom'un, ihtiyaç duyduğu her şeyi satın alacak kadar parası var.Tom has enough money to buy everything he needs.
Senin için bir hediye satın almayı unuttum.I forgot to buy a gift for you.
Tom ikinci el araç satıcısı.Tom is a used car salesman.
Tom kullanılmış araç satıcısıdır.Tom is a used car salesman.
Tom biraz muz satın alıyor.Tom is buying some bananas.
Köpeğim için bir pire ilacı satın almam gerekir.I need to buy some flea medicine for my dog.
Tom kendine bir kazak satın aldı.Tom bought himself a sweater.
Tom kızı için bir armağan satın aldı.Tom bought a gift for his daughter.
Tom biraz pirinç satın aldı.Tom bought some rice.
Onu Tom'dan satın aldım.I bought that off Tom.
Tom muz satın alıyor.Tom is buying bananas.
Niçin bu kadar çok satın aldın?Why did you buy so much?
Tom bir kasa bira satın almamı istedi.Tom asked me to buy a case of beer.
Tom bir düzine yumurta satın aldı.Tom bought a dozen eggs.
Tom ona bir midilli satın almamı istiyor.Tom wants me to buy him a pony.
Tom ne satın almak istedi?What did Tom want to buy?
Tom, Mary için satın aldığım elbisenin çok büyük olduğunu düşünüyor.Tom thinks the dress I bought for Mary is too big.
Starbucks kahve satın almak için en iyi yerdir.Starbucks is the best place to buy coffee.
Henüz satış yapmadık.We haven't made a sale yet.
Henüz bir satış yapmadık.We haven't made a sale yet.
Baban onu satın olmayacak.Your father will not buy it.
Tom'un birkaç yeni gömlek satın alması gerekiyor.Tom needs to buy some new shirts.
Tom onun gazetesinden hisse satın almamı istedi.Tom wanted me to buy shares from his newspaper.
Erkek kardeşim bana küçük bir oyuncak satın aldı.My brother bought me a small toy.
Kız kardeşim bana kırmızı bir kurdele satın aldı.My sister bought me a red ribbon.
Bunu satın alınabilir yapmak istiyoruz.We want to make it affordable.
Onun bir havlu satın alması gerek.He needs to buy a towel.
Bir şey satın almamıza gerek yoktu.We didn't need to buy anything.
Bizim bir şey satın almamıza gerek yoktu.We didn't need to buy anything.
Tom o kitabı satın almak istedi.Tom wanted to buy that book.
Tom o tabloyu satın alacak.Tom will buy that painting.
Tom süt satın almayı unuttu.Tom forgot to buy milk.
Param olsaydı, konser için bilet satın alırdım.If I had money, I would buy tickets for the concert.
Ben bazı şeyleri satın alacağım.I am going to buy some things.
Bu evin satıldığını üzülerek söylüyoruz.We're sorry to say that this house has been sold.
Ben bir gazete satın aldım.I bought a newspaper.
O bana, bir CD satın aldığını söyledi.She told me that she bought a CD.
Yarım şişe şarap satın aldım.I bought half a bottle of wine.
"Ne kadar şarap satın aldın?" "Yarım şişe.""How much wine did you buy?" "Half a bottle."
Maalesef hepsi satıldı.I'm sorry, we're sold out.
Bunu satın almak ister misin?Would you like to buy this?
Tom bana bir uçurtma satın aldı.Tom bought me a kite.
Tom için bir köpek satın aldım.I bought a dog for Tom.
Bu kitabı satın almalısın.You should buy this book.
Bu televizyonu Tom'dan satın aldım.I bought this TV from Tom.
Satın alma gücü çok düştü.Purchasing power has greatly fallen.
Tatlı satıyor, ki biraz para kazanabilsin.She sells sweets so she can make a little bit of money.
Hâlâ satın alınacak birçok şeyim var.I still have a lot of things to buy.